07 Haziran 1999 21:00

'Savaş hukuku çiğnedi'

Erbakan ile yaptığı telefon görüşmesi, delil olarak Anayasa Mahkemesi'ne sunulan FP'li Hatipoğlu, Başsavcı Vural Savaş'ın suç işlediğini söyledi.

Paylaş
'Savaş hukuku çiğnedi'
Kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan ile yaptığı telefon görüşmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş tarafından FP'nin kapatılmasına delil olarak Anayasa Mahkemesi'ne sunulan FP'li Yasin Hatipoğlu, Başsavcı Savaş'ı hukuk dışına çıkmakla suçladı. Hatipoğlu, Savaş'ın "tele-kulak çetesi" üyesi gibi davrandığını ifade ederken, telefon görüşmesinin kaydını getiren kişi hakkında işlem yaptırmayarak hukukun dışına çıktığını ve suç işlediğini söyledi.
FP'li Yasin Hatipoğlu, Başsavcı Vural Savaş'ın kendisinin Necmettin Erbakan ile yaptığı telefon görüşmesini delil olarak Anayasa Mahkemesi'ne vermesine ilişkin sorularını yanıtladı. Telefon görüşmelerinin dinlenmesini "çirkin bir olay" şeklinde değerlendiren Hatipoğlu, "Hukukun meşru saymadığı yollardan yapılan dinlemelerin tamamı yanlıştır, çirkindir, hukukun çiğnenmesidir" dedi. Başsavcı Savaş'ın, kendisinin Erbakan ile yaptığı görüşmenin kaydını getiren kişi hakkında işlem yaptırmayarak suç işlediğini savunan Hatipoğlu, şunları söyledi: "Bu ülkede birileri Başsavcı tarafından dinletiliyorsa ya da Başsavcı, dinlediğini iddia ettiği bir kişinin getirdiği bantları kullanıyorsa, bunu getiren adam hakkında siz suç işlediniz diyerek soruşturma açtırmıyorsa burada hukuk çiğnenmiştir. O zaman tele-kulak çetesine hiç kimse bir şey diyemez. Onlar ne yapmışlar, birilerini dinleyip kasetleri birilerine vermişler. Başsavcı'ya bir şey diyemiyorsak o zaman onlara da karışmamalıyız. Tele-kulakçılar, 'Aynı şeyi Başsavcı da yapıyor, bizi hapse gönderiyorsunuz, bizim suçumuz ne. Ya bizi Savcı'nın yanına, ya da onu bizim yanımıza getirin' derlerse ne diyeceğiz? Hiçbir şey diyemeyiz. Başsavcı'nın yapması gereken şey, o kişiyi oturtup polisi ve ilgili savcıyı çağırıp, hakkında kovuşturma başlatmaktır."
'Bana Savaş da dokunamaz'
Anayasa'nın 22'inci maddesinde, haberleşmenin özgür ve dokunulamaz olduğunun ifade edildiğini ve bunun kişilere göre de değişmeyeceğini söyleyen Hatipoğlu, "Cumhurbaşkanı'nın telefonu ile dağda sığır otlatan çobanın evindeki telefon arasında dokunulmazlık açısından fark yoktur. Benim haberleşmemin dokunulmazlığı var. Buna Vural Savaş da dokunamaz" dedi.
Necmettin Erbakan ile her gün görüştüğünü, ancak son olayla ilgili olarak bir görüşmelerinin olmadığını belirten Yasin Hatipoğlu, katıldığı Samanyolu Eğitim Kurumları Bilim Sergisi'ni dolaşırken vatandaşların 'nasılsınız' şeklindeki sorularına da, "dinleniyoruz" karşılığını verdi.
İHD: 'Biz de dinleniyoruz'
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, telefonlarının dinlendiğini ve yaptıkları tüm çalışmaların hatta özel hayatlarının bile izlendiğini açıkladı. Dün yazılı olarak yapılan açıklamada, Türkiye'nin bir hukuk devleti olmanın gereklerine uygun biçimde yönetilmediği ifade edilerek, "Geçtiğimiz günlerde 'telefon dinleme' olayının ortaya çıkması, bu durumun son örneğidir. Olayın en vahim yönü ise, bir hukuk merciinin Başsavcısı durumunda bulunan kişinin, hukuka aykırı toplanan delillere karşı çıkması ve aykırı delil toplamaya çalışanlara karşı soruşturma açması gerekirken, CMUK 254. maddeyi hiçe sayarak, toplanan yasadışı 'delilleri' açtığı soruşturmaya dayanak yapmasıdır" denildi.
İHD açıklamasında, kendilerinin izlendiğinden haberdar olmayanlara çağrıda bulunularak, "İçişleri Bakanlığı'na sorun! İzleniyor muyum, dinleniyor muyum diye. Elbet bir gün size cevap verecek birilerini bulacaksınız" denildi.
ÖNCEKİ HABER

İnsancıl'ın haziran sayısı çıktı

SONRAKİ HABER

10 Ekim Ankara Katliamı davası kitabı "Duymak Zorundasınız" Eskişehir'de tanıtıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa