06 Haziran 1999 21:00

Banka kurtarma yasası

IMF'nin üzerinde ısrarla durduğu ve hükümetin 11 Haziran'a kadar çıkarması gereken bankalar yasası, aslında banka kurtarma operasyonlarını yasal bir temele oturtuyor.

Paylaş
Banka kurtarma yasası
Bahadır Özgür
DSP-MHP-ANAP koalisyonunun da protokolüne aldığı ve "mali reform tasarısı" çerçevesinde tartışılan bankalar yasasının 11 Haziran'a kadar çıkarılması gerekiyor. Özellikle TÜSİAD, TOBB gibi büyük sermaye kesimlerinin üzerinde ısrarla durdukları bankalar yasası, hükümetler tarafından bir "reform" yapılandırması olarak savunuluyor. Nitekim son dönemde yaşanan Bank Ekspres ve İnterbank olayları, bankalar yasasının "ne kadar önemli ve acil" olduğuna gerekçe yapılıyor. Ancak bu tür bir düzenlemeye neden ihtiyaç duyulduğu ve neyin amaçlandığı, kamuoyu tarafından pek bilinmiyor. Zaten tartışmalar da bu eksende yürütülmüyor.
Bankacılık yasasında yeni bir düzenlemeye gidilmesi ihtiyacı, Türkiye'de 5 Haziran 1994 krizi ile birlikte ortaya çıkmıştır. Bu dönemde TYT Bank, Marmara Bank gibi bankaların batmasının bütün bir bankacılık sektörünü zincirleme krize sürükleyebileceği kaygısıyla dönemin hükümeti bu bankaları Hazine bünyesinde bulunan Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF)'na almıştır.
Ve bütün borçlarına, mevduatlarına yüzde 100 devlet güvencesi sağlanmıştır. Bugün karşılaştığımız Bank Ekspres ve İnterbank olaylarındaki durum da tıpkı 1994'te olan gibidir. Ancak yapılan işlem Bankalar Yasası'na aykırıdır. İşte işin bir yönü budur. Yani bankalar yasası ile krize giren bankaların kurtarılması yönündeki faaliyetlerin yasal zeminin hazırlanması öngörülüyor.
Nitekim Bankacılık Yasa Tasarısı'nın amacı, "Tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak, mali piyasalarda güven ve istikrarı ve kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere bankaların kuruluş, yönetim, çalışma esasları, devir, birleşme, tasfiye ve denetlenmelerini düzenlemektir" şeklinde belirtilmiştir. Tasarıda, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu adıyla özerk bir kurul oluşturulacağı ve bu kurulun kanunu uygulayacağı, uygulamayı denetleyeceği ve sonuçlandıracağı belirtiliyor. Bankalardaki tasarruf mevduatını sigorta eden kamu tüzel kişiliğine sahip olan Hazine bünyesindeki TMSF da, bu kurula devredilecek.
Kurul, bankaların özsermayelerini iyileştirmeye yönelik önlemler alabiliyor. Kurul, bankalara belli bir süre vererek, önceden bildireceği miktarın altında mevduat kabul etmemelerini, iştiraklerini derhal tasfiye etmelerini, yeni kredi açmamalarını, şube sayısını azaltmalarını isteyebiliyor. Bu önlemleri almayan ya da mali yapısını iyileştirmeyen bankaların bir başka bankayla birleştirilmesi, kapatılması veya TMSF'ye devri gündeme gelebiliyor.
Aslında mevcut durumda TMSF batan bankaları kendi bünyesine alarak kurtarıyor. İnterbank ve Bank Ekspres'teki gibi neden ne olursa olsun mevduat sahiplerini "korumak" ve esas olarak da bankacılık sisteminde zincirleme bir krizi önlemek amacıyla bankayı devlet devralıyor. Getirilen yasa ile de bu görevin daha genişletilmiş biçimde "özerk" bir kurula devredilmesi hedefleniyor.
Eğer yasa çıkarılamazsa, Anayasa Mahkemesi 1994 yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararame'yi iptal ettiğinden dolayı, batan veya zor duruma düşen bankaların TMSF'ye devredilmesi mümkün olmayacak. Yani banka kurtarılamayacak. Böylece Fon'a devredilemeyen bankanın döviz tevdiat hesabı ve mevduat hesabı dışındaki borçları güvence altında olmayacak.
ÖNCEKİ HABER

'Savaşa kendi kızını gönder'

SONRAKİ HABER

AEL Kömür İşletmesinde elektrik akımına kapılan işçi hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa