05 Haziran 1999 21:00

AB'nin Köln Zirvesi'nden geriye kalanlar

ABD'yi gerileteceğinin bilincinde olan AB, askeri ve politik yönden hâlâ güçlü, ancak ekonomik yönden zayıf Rusya ile bir partnerlik kurmak için gerekli adımları attı.

Paylaş
AB'nin Köln Zirvesi'nden geriye kalanlar
Yücel Özdemir
30 Haziran'da Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığı sona erecek olan Almanya bu altı aylık başkanlık dönemini kendisi açısından olumlu sonuçlarla bitirdi.
Özellikle NATO birliklerini Yugoslavya'yı bombalamasıyla başlayan 72 günlük savaş boyunca, AB'nin lideri durumundaki Almanya'nın bütün işi neredeyse ABD'yi daha fazla Avrupa ve Balkanlar'a sokmamak oldu. ABD, UCK ile kurduğu yakın ilişkiyle Balkanlar'da daha aktif bir pozisyona gelmeye çalışırken; Almanya, gelişmelerden geri kalmamak için kimi zaman 'kerhen' de olsa bazı şeylerin altına imza attı, onay verdi. Bu durum Alman kamuoyunda hep "Daha ne kadar ABD'nin peşinde gideceğiz" şeklinde dönem dönem açık bir şekilde dile getirildi ve bu durumun bir an evvel sona erdirilmesi istendi. Kimi Alman politikacılarının yüksek sesle ifade ettiği, "Kosova bizim için ders oldu" yönlü açıklamalar, Almanya'nın özellikle dış politikada bundan sonra daha militarist bir politika izlemeyeceğini özetliyordu. Koln'de yapılan AB Zirvesi'nin önemli temel taşlarından birisi Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) oluşturdu. Avrupa'nın NATO'su olacak bu örgütün asıl işlevini Avrupa kıtasındaki çelişkilere bundan sonra ABD'siz müdahale edebilmek ve istediği zaman sona erdirmek oluşturuyor.
Köln Zirvesi'nin önemli bir diğer sonucu ise, AB'nin askeri anlamda Rusya ile birlikte çalışmasının açık çekini verdiğidir. Sadece Avrupa'da değil, bütün dünya politikasında bugün bir partner olmadan ABD'yi geriletemeyeceğinin bilincinde olan AB, askeri ve politik yönden dünya politikası acısından hâlâ gücünü koruyan ancak ekonomik olarak alabildiğince zayıflayan Rusya ile bir partnerlik kurmak için gerekli adımları attı. Yugoslavya'nın G-8'lerin barış planının kabul etmesinde AB ile Rusya'nın etkisinin büyük olduğunu söylemek sanırız yanlış olmayacaktır. AB, dünya dış politikası konusunda bugüne kadar izlediği politik stratejiyi bir bakıma Köln Zirvesi'yle kuramsallaştırdı ve bundan sonra bu yönde hareket edeceğini gösterdi.
Zirvede ayrıca AB içerisinde bugüne kadar bütünlüklü bir dış politikanın izlenememesinin nedenlerini ortadan kaldırmak için ise "AB Dış ve Savunma Bakanlığı"nın kurulması karar altına alındı. Bu demektir ki, bundan sonra tek tek AB ülkelerinin birbirinden farklı dış politika izlemesi, daha önce olduğu gibi kolay olmayacak. Bu adımla asıl olarak, bugüne kadar AB üyesi olduğu halde dış politika ve yayılmacılık konusunda Almanya ve Fransa'nın yanında yer almaktan ziyade ABD'nin yanında yer alan İngiltere'ye verilmiş bir mesajdır. Bu durum aynı zamanda ABD yanlısı olduğu halde AB'ye girmek isteyen Türkiye gibi ülkeere de verilmiş bir mesajdır. Yani bundan sonra AB'ye girmek isteyen ülkeler savunma ve dış politika konusunda AB'nın resmi politikasını peşinen kabul etmek zorundalar. Bu durum gelecekte başta Avrupa kıtasında olmak üzere dünyanın bütün bölgelerinde AB-ABD çatışmasının bundan sonra giderek daha da sertleşeceği anlamına da geliyor elbette.
ÖNCEKİ HABER

Bu kez de traktör işçisi

SONRAKİ HABER

"Suudi Arabistan bir gazeteci öldürdü ve Trump bunu önemsemiş gözükmüyor"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa