Kurtuluş yok, tek tabanca…

Kurtuluş yok, tek tabanca…

Ramazan boyunca düzülen gösteriş ve israf dolu iftar sofralarını protesto eden Müslümanların başlattığı tartışma önceki akşam televizyondaydı. İhsan Eliaçık Hoca “Servet haramdır” dedi, sunucu Balçiçek İlter kendine gelemeden Yazar Murat Menteş “Zenginler ruh hastasıdır” diye patlatıverdi. Bazıların

Çağdaş Günerbüyük

İslama referans vereniyle de vermeyeniyle de, düzenin savunucuları istedikleri kadar “modası geçmiş” desin, Amerikan sineması bile patronlara duyulan nefreti film etmekten vazgeçemiyor. Bu hafta gösterime giren Patrondan Kurtulma Sanatı, “Zenginler ruh hastasıdır” fikrinden yola çıkıyor desek yeri.

Bayağı başarılı oyuncuları bir araya toplayan komedi, kendilerini kurtarmaya çalışan üç heyecanlı adamın eğlenceli öyküsünü anlatıyor. Birinin patronu (Kevin Spacey) tam bir psikopat, adamı gecelere kadar çalıştırıp verdiği sözleri tutmuyor, hak ettiği terfiyi vermiyor vs. Ötekinin kadın patronu (Jennifer Aniston), her dakika taciz ederek adamı usandırmış, bizimkinin de başka bir yerde iş bulma şansı olmadığından çok zorda. En patrona benzemeyen patron da üçüncüsü (Colin Farrell), kafayı bulmak ve kadınlarla meşgul olmadığı zamanlarda, babasından kalan şirketin işlerini berbat etmekle uğraşıyor. Elemanlar da ya işlerine çok bağlılar, ya da patron şantajı ya da sabıka nedeniyle başka yerde iş bulamayacaklarına eminler diye, çaresiz katlanıyorlar.

Eski arkadaşlar, barda oturmuş içerken akıllarına gelen biricik çözüm, patronlarını öldürmek oluyor. Patronla nasıl mücadele edileceği dersine girmeye hiç gerek yok ama, en azından iki yüz yıldır emekçilerin örgütlenerek milyonlarca kez kavgaya girip çok zafer kazandığını, bari Evrensel okurlarına hatırlatmak gerekmesin. Buradaki hikaye, patronla çalışanı arasında fazlasıyla kişisel bir inatlaşma şeklinde gösterildiği için, çoğu kez başka çalışanların yaşadığına benzeyen bir sorun olarak da görünmüyor. Kişisel sorunun, çözümü de kişisel olmalı, bu mantıkla, öldürmek gibi.
Karşımızda bir Hollywood filmi var, sahici bir meseleden yola çıkıp onu fazla ciddiye almadan eğlenceli şekilde çözmeye çalışmakla malul haliyle. Nihayetinde, patronların “Senin sahibin benim” kibriyle, krizle, çalışma arkadaşlarından yalıtılmışlıkla yani basbayağı kapitalizmle başları dertte olan adamların, beceriksiz çırpınışlarına gülmek üzerine bir film var elimizde.

Tat kaçırmak gibi olmasın, bunlar filmin komik olmadığı anlamına gelmiyor. Bu dini bir kanaldaki ibret dizisi olmasa bile, gözü dönmüş patronun cezasını bulma ihtimali, neden insanın hoşuna gitmesin?

Dişçi asistanı rolünde Charlie Day, her zamanki kadar çok bağırsa da beceriksiz karakteriyle filmi götüren isimlerin başında geliyor. Usta oyuncuların oynadığı patronlar özellikle çok iyi; Kevin Spacey zaten sanki o rolü en iyi oynayabilecek isim. Colin Farrell, daha önce onu gördüğümüz rollerin hiçbirine benzemediği halde çok başarılı olmayı becermiş. Navigasyon servisinin Hindistan’daki çağrı merkeziyle kurulan telefon bağlantısının öykünün içindeki yeri de ayrıca pek güzel oturmuş.

Bu, gülmek, mümkünse biraz da düşünmek için. Hakikaten filmin adında dediği gibi Patrondan Kurtulma Sanatı için ise, bakınız gazetemizin diğer sayfaları…

[email protected]

Patrondan Kurtulma Sanatı
Orijinal adı: Horrible Bosses
Yönetmen: Seth Gordon
Oyuncular: Jason Bateman, Charlie Day, Jason Sudeikis, Jennifer Aniston

www.evrensel.net