01 Haziran 1999 21:00

Birkaç gün çalışmak için...

Ateştuğla'da işçiler, gün boyu iş umuduyla bekliyor. Ama ayda sadece iki-üç gün yüzleri gülebiliyor.

Paylaş
Birkaç gün çalışmak için...
Suzan Doğan
"O gün adamın biri işçi almaya geldi. Biz 150 işçi birden arabaya çullandık. Oesnada arabanın kapısı kırıldı. Polis gelip hepimizi karakola götürdü. Hepimizden beşer milyon liraaldılar. O gün çalışıp kazandığımız bütün para boşa gitti."Bu sözler, her sabah İstanbul Bağcılar'da bulunan Ateştuğla Durağı'nda iş bekleyen 300 işçidenbirine, Ali Kaya'ya ait. İstanbul'da böyle onlarca yer olduğunu da ekliyor.İbrahim Çetin adlı işçi de, işçi satın almaya gelen bir adamın kamyonuna "nasıl saldırdıklarını"anlatıyor. Öyle ki, işçiler arasında kavga çıkmış. Çetin, Romen işçilerin çok daha ucuzaçalıştırılmasına da tepki gösteriyor. "Politikacılara söylüyorum, gelsin görsünler vatandaşın halini.
Ayda kaç milyon para alıyorlar, vatandaş burada aç susuz bekliyor" diyor Çetin ve şöyle devamediyor: "Hastamız var, bir milyar lira para istiyorlar. Paramız olmadığı için bir şey yapamıyoruz.Çevre sakinleri gelmemizi istemiyor. Onları rahatsız ediyormuşuz. Ne yapalım, başka gidecekyerimiz yok".
Cami bodrumunda ev!
Ateştuğla Durağı'nda iş bekleyenlerden 16 yaşındaki Kenan Özcan, okumak istemiş, ama parasıolmadığı için okuyamamış. Şimdi bir bodrumda yaşıyor, Mahmutbey'de bir caminin bodrumunda.Üstelik, 20 kişi kalıyorlar. "Kaldığımız yer çok pis. İki kere hasta oldum. On beş milyon lira ilaçparası verdim. Köye de para gönderemiyorum" diyor Özcan.
Fevzi Çulha da, bundan önce tekstilde çalışmış, ancak parasını doğru dürüst alamadığı içinhamallık yapmaya başlamış. Kirada oturan Çulha, altmış yetmiş milyon lirayı bulan kirayı vermektezorlandığını söylüyor. "Bu devirde nasıl geçineceksin?" diyor Çulha ve geçinebilmek için en az yüzmilyon lira kazanması gerektiğini ifade ediyor.
'Önce bize yardım etsinler'
Kürt illerinden göç eden Suat Çetin ise, İstanbul'da durumlarının kötü olduğunu söylüyor. DevletinKosova'ya yaptığı yardıma kızan Çetin, "Devlet önce gitsin Doğu'da köylere baksın. İnsanlar nehalde görsün. Kosova'ya yardım edeceğine, önce kendi insanlarına yardım etsin" diyor. Çetin de,yabancı işçilerin kaçak olarak çalıştırılmasından şikâyetçi: "İşveren gelip sorduğunda 'Ne kadaryevmiyeye çalışırsın?' dediğinde 'Altı milyon' diyoruz. O da, 'Size o kadar vereceğime, Romenlerebir buçuk milyon veririm' diyor. Ayda iki üç defa işe gidebiliyoruz. Paramızı doğru dürüstalamıyoruz. 'İki gün sonra gel paranı veririz' diyorlar, ama gittiğimizde adam ortalıkta görünmüyor."
"Çalışıyoruz eşek gibi, ama karşılığını alamıyoruz" diye yakınan Çetin, "Seçimden önce her şeyiyapacaklarını söyleyen politikacıların, seçimden sonra milletin ağzına tükürüp bıraktığını" dasöylüyor.
66 yaşında hamal
66 yaşındaki Halil Kaya, o yaşına rağmen her sabah saat 06.00'da Ateştuğla Durağı'nda oluyor."Kimsenin halinden anlayan yok. Bu yaşıma gelmişim, hamallık yapıyorum. Emekliliğim yok, kiradaoturuyorum, 35 milyon lira kira veriyorum" diyor. Kaya, "Kim ne derse desin. Zengin fakirinhalinden anlamaz. Devlet bizleri sadece oy zamanı görüyor. Fakirin oy bitiminde kıymeti yok" diyeekliyor. 52 yaşındaki İzzet Karşı'nın durumu da farklı değil. "Sabah 07.00'de geliyorum, 20.00'yekadar bekliyorum" diyor. İş olmadığını, iş olduğunda da paralarını alamadıklarını anlatan Karşı,kirada oturduğunu, ev sahibi ile sorun yaşadığını ve geçinemediğini söylüyor. Karşı, "Durumu iyiolan insan gelip burada egzoz dumanı çekmez" diye de ekliyor.
'Köye dönmek istiyoruz'
19 yaşındaki Behçet Yavuz'un on kardeşi var ve evde ondan başka çalışan yok. Babası hastaolduğu için ailesini geçindirmek zorunda. Para kazanamadığını, ortada kaldığını söylüyor. "Gel dehırsızlık yapma" diye de ekliyor. Köylerinden zorla göç ettirildiklerini anlatan Yavuz, zorlakoparıldığı köye özlemini şu sözle dile getiriyor: "Köyümüze dönmek istiyoruz".
ÖNCEKİ HABER

'Yeni kıyımların önü açılmak isteniyor'

SONRAKİ HABER

"Ali Babacan, Erdoğan’a partiden ayrılacağını söyledi" iddiası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa