01 Haziran 1999 21:00

Mekânın bir parçası olmak!

11. Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında izleyebileceğiniz Aydın Teker DansSergisi bu akşam ve yarın akşam Dulciena Sanat Galerisinde izleyicisi ile buluşuyor.

Paylaş
Mekânın bir parçası olmak!
Özlem Ergun src=/resim/b1.gif width=18 height=18>11. Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında izleyebileceğiniz Aydın Teker DansSergisi bu akşam ve yarın akşam Dulciena Sanat Galerisinde izleyicisi ile buluşuyor. Birbirindenbağımsız yedi bölümden oluşan gösteri, izleyici salona girdiği anda başlıyor ve son kişi dışarıçıkana dek devam ediyor. Gösteri hep düşündüğümüz ve alışageldiğimizin aksine belli bir öyküüzerine kurulmuş değil. Teker koreografisini dans sergisi olarak adlandırmasını ise birbirindenbağımsız olarak şekillenen farklı bölümlerden oluşması ile açıklıyor: "Bu bölümler arasında hiçbirbağlantı kurmadım. Amacım kurmak da değildi zaten. Çıkış noktamsa çevremizde var olannesneleri, figürleri her zaman algıladığımız şeklinin dışında göstermekti. Benim özellikle anlatmakistediğim bir tema yok, oyundan herkes ne görebiliyorsa onu algılıyor. Hayal gücüyle, o günküpsikolojisiyle yorumluyor gördüklerini." src=/resim/b1.gif width=18 height=18>İzleyiciyi rahatsız ediyorum src=/resim/b1.gif width=18 height=18>Henüz salona girmeden biletlerindeki koltuk numaralarına bakan izleyiciler, oyun başladığında ilkşaşkınlıkları ile baş başa kalıyorlar. Çünkü ne alışageldiğimiz bir oturma düzeni, ne de şöyle içinegömülebileceğiniz koltuklar var. Siz gözlerinizi karşıya dikmiş beklerken, dansçılar hiçbeklemediğiniz bir yerde, tavanda figürlerini sergilemeye başlıyorlar. Az sonra ise sizlerinarasındalar. Ve bir süre sonra bir bakıyorsunuz ki, oyunun bir parçası oluvermişsiniz: "Bugösteride izleyicinin çok rahatsız olduğunu biliyorum, ona müdahale ediyorum çünkü. Nesneolmaktan çıkartıp özne konumuna getiriyorum. Sadece izlemek yerine sürekli uyarılıyorlar" diyenTeker, zaman zaman olumsuzluklarla karşılaştıklarını, hatta gösteriyi terk edenlerin olduğunu dasöylüyor: "O zaman onların üzerine gitmiyoruz. Ama her şey çok planlı, en ince detaylarına kadardüşünüldü" derken, her oyunun bir öncekinden farklı olduğunu da ekliyor. src=/resim/b1.gif width=18 height=18>"Yaratmak istediğim dansın çıkış noktası uzamdır. Bana göre dans, uzamla bedenin bütünleşipbirbirinden ayrı düşmedikleri andır" diyen Teker için, mekân ve o alanın özellikleri belirleyici. Bukoreografinin oluşması için 2 aydan fazla çalışma yaptıklarını anlatan Teker, "Bu projenin oluşumuprovadan öte hayli uzun zaman aldı ve mekâna da zaman ayırmak zorundasınız. Yoksa sizi kabuletmiyor. Mekânı iyi tanımak için bir süre geçiyor ve öyle bir an geliyor ki dansçım o yerin birparçası oluyor" diyor. src=/resim/b1.gif width=18 height=18>Özellikle son çalışması ile dansın sınırlarını zorlayan Teker, dansı insanın vücudunu dilediği gibikullanabilmesi olarak tanımlanken, ekliyor: "Günlük hareketlerin daha uyumlu bir yansıması veestetize edilmesi belki." src=/resim/b1.gif width=18 height=18>'Kendimi kategorize etmiyorum' src=/resim/b1.gif width=18 height=18>O her ne kadar "Çalışmalarımı performans ya da modern dans diye adlandırmıyorum, sadeceüretiyorum. Kendimi hiçbir kategoriye koymuyorum" dese de çağdaş dansın Türkiye'dekiöncülerinden ve şu anda Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Modern Dans Sanat Dalıbaşkanı. 1970'li yıllarda Duygu Aykal'ın öğrencisi olan Teker, bu bölümün kurulmasına ilişkin ilkçabalarının o yıllara rastladığını da şöyle anlattı: "Hiçbir şey yoktu o zamanlar. Çok çabagösterdik, 15 yılımızı aldı bu bölümün kurulması. Bu dal yedi yıldır var ve ilgi her geçen günartıyor. Bundan sonrası için ise çok ümitliyiz. Gençler artık vücutlarını kullanmak, dans etmekistiyorlar" diyor. src=/resim/b1.gif width=18 height=18>46 yaşındaki Teker'in dansla ilk tanışıklığı bale ile olsa da, o lise yıllarında etkilendiği bir Almantopluluk sayesinde modern dansa yönelmiş. Ve 1973 yılında bitirdiği Ankara DevletKonservatuvarı'nın ardından burslu olarak gittiği İngiltere ve ABD'de eğitimini sürdürmüş.Kareografileri Belçika, Polonya, İskoçya ve Danimarka gibi çeşitli ülkelerde sergilenen Teker,bugün hâlâ zaman zaman yurtdışına çıkıyor ve hep daha iyi olmanın peşinde. "Bir sanatçınıniçinde yaşadığı koşullar onun üretimini etkiyor. Şimdi kendimi yenilemek için yurtdışına çıkıyorum.Çok da yararını gördüm, her defasında da yeni bilgilerle geri dönüyorum. Türkiye'deyaşamaktansa memnunum. Ama bütün olanaklardan da yararlanmak istiyorum." src=/resim/b1.gif width=18 height=18>Grubunda farklı sanat dallarından insanları buluşturan Teker, onlar olmazsa bu gösteri olmazdıdediği arkadaşlarının emeklerinin, katkılarının çok önemli olduğunu söylüyor ve mutlaka onların daadlarını yazın demeyi ihmal etmiyor: Bahar Vidinlioğlu, Filiz Sızanlı, Jım Pywell, Mustafa Kaplan,Rebecca Lazıer, Serap Meriç, Tuğçe Ulugün ve Vahit Tuna diğer sanatçı arkadaşları.
Festival'de bugün src=/resim/b1.gif width=18 height=18>İstanbul Tiyatro Festivali'nde bugün, Macunaima Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelenen"Truvalı Kadınlar" isimli oyun saat 21.00'de Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde yer alırken, AdanaDevlet Tiyatrosu tarafından oynanan V. Frank isimli oyun saat 19.00'da. Taksim Sahnesi'nde.Dulciena Sanat Galerisi'nde ise "Dans Sergisi" başlıklı gösterim saat 19.00'da.
ÖNCEKİ HABER

Palme cinayeti ve uyuşturucu ticaretini reddetti

SONRAKİ HABER

Alman Vali Walter Lübcke'yi Neonaziler mi öldürdü?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa