31 Mayıs 1999 21:00

Cam kafeste adalet!

PKK lideri Abdullah Öcalan, İmralı Adası'ndaki yargılamasının ilk gününü cam kafes içinde geçirdi. Saat 09.30'da duruşmaya getirilen Öcalan, ses düzeni aracılığıyla konuşabildi.

Paylaş
Cam kafeste adalet!
PKK lideri Abdullah Öcalan, İmralı Adası'ndaki yargılamasının ilk gününü cam kafes içinde geçirdi. Saat 09.30'da, İmralı'da kaldığı yerden bir cezaevi minibüsü içinde duruşma salonunun bulunduğu yere getirilen Öcalan, üç tarafı şeffaf bir cam fanus içinde ses düzeni aracılığıyla konuşabildi. Cam kafeste, mavi bir sandalye ile Öcalan'ın elindeki dökümanları koyabileceği ahşap sehpa bulunuyor.
Cam bölmeye alındı
Saat 09.55'te duruşma salonu içindeki cam bölmeye alınan Öcalan'ın tam karşısında, hakimler ve yanında savcının bulunduğu iddia makamı yer alıyor. Hakimin karşısında, sol tarafta ve cam kafesten yaklaşık 2 metre uzakta Öcalan'ın avukatlarının oturduğu bölüm yer alıyor. Bu bölümün arkasında ise, Öcalan'ın yakınları oturuyor.
Mahkeme heyetinin sağ tarafında ise, müdahil avukatlar bulunuyor. Asker aileleri ve yakınları ile gazilerin de aralarında bulunduğu müdahiller ise, müdahil avukatların arkasında yer alıyor. Ayrıca, müdahiller ile Öcalan'ın yakınlarının bulunduğu bölüm, birbirinden 1.5 metre yüksekliğindeki seperatörlerle ayrılıyor. Salonda, ahşap bölümler dışında ağırlıklı olarak gri ve mavi renkler göze çarpıyor.
Retina taraması yapılıyor
Duruşma salonunun hemen dışında ise bir Atatürk büstü ile Türk bayrağı çekili iki gönder var. Duruşma salonuna girişler ise elektronik turnikelerden geçilirek gerçekleştiriliyor. Öcalan'ın avukatları ile müdahiller ayrı turnikelerden, retina ve elektronik yüz taraması teyidi alınarak salona alınıyor. Bu tarama için gerekli bilgiler, önceki gün Mudanya Jandarma İlçe Komutanlığı'nda gerçekleştirilmişti.
2 trilyon harcandı
Bu arada, duruşma salonunun, İmralı'da 41 günde, 1 trilyon 800 milyar TL harcanarak özel olarak hazırlandığı açıklandı.
Mudanya'dan notlar...
  • İlçede var olan yoğun güvenlik önlemleri artırılırken, helikopter ile ilçenin üzerinde sürekli olarak uçuş yapılıyor. Mudanya İrtibat Bürosu'nun önünde ise polisiye önlemlerin diğer yerlere oranla daha fazla olması dikkat çekiyor. Mudanya'da bazı yollar trafiğe kapatılırken, bazı yollarda da mecburi istikamet uygulaması ile özel düzenlemelere gidildi.
  • İlçede, resmi polislerin yanı sıra sivil polislerin de yoğunluğu dikkat çekiyor. Gazetecilerin arasında dolaşan sivil polisler, kimlikleri inceleyip, arama noktalarında görüntülü kayıt yaparak, gazetecilerin aldıkları notlara göz atıyorlar.
  • 920 yerli ve yabancı gazetecinin görev yaptığı Mudanya'da, halen tamiratı süren Basın Merkezi, önceki güne göre çok daha canlıydı. Gazeteciler, bir yandan televizyondan duruşmayı incelemeye çalışırlarken, diğer yandan da aldıkları notları haberleştirmeye çalıştılar. Gazeteciler, Basın Merkezi tarafından verilen kartları boyunlarına takmaları konusunda sık sık ve sert bir şekilde uyarılırken, kartı olmayan yabancı gazeteciler dışarı çıkarıldı. İrtibat Bürosu'nun bulunduğu sahil şeridi de, onlarca televizyon kanalının naklen yayın araçları ve gazetecilerle "açık bir basın merkezi" görünümüne büründü.
  • Abdullah Öcalan'ın yargılandığı duruşmaya birkaç saat kala, çeşitli illerden gelen Türk Kamu-Sen üyeleri, Türk bayrakları ve Öcalan karşıtı sloganlar atarak gösteri yaptı.
  • İmralı Adası'na gidecek deniz otobüsünün demirli bulunduğu iskelenin diğer yanında da yanyana iki çıkartma gemisinin demirlediği görüldü.
  • İmralı'ya gidecek Akşemseddin adlı deniz otobüsü, saat 07.40'tan itibaren yolcu almaya başladı ve 07.40'ta iskeleden müdahilleri ve basın mensuplarını alarak İmralı'ya gitmek üzere ayrıldı. Deniz otobüsü, iskelede bekleyenler tarafından alkışlarla uğurlandı. Deniz otobüsüne sahil güvenlik botu da eşlik etti.
  • Bursa Emniyet Müdürü Kemal Bayrak, sabah erken saatlerde Mudanya'ya geldi. İlçede bütün önlemlerin alındığını söyleyen Bayrak, "Duruşmayı olağanüstü bir hale getirmenin anlamı yok. Bu duruşma da diğer duruşmalar gibi" dedi.
  • Mağdur duruma düşen İtalyan gazetecilere, oteller ve pansiyonlar yer vermediler. İtalyan gazeteciler, sokakta oturmak zorunda kalıyor.
  • İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, izleyici olarak duruşmaya giderken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Sayman, mahkemenin vereceği kararlar hakkında önceden söylenti çıkarılmasını doğru bulmadığını kaydetti.
  • ÖNCEKİ HABER

    'Barış için yaşamam gerek'

    SONRAKİ HABER

    Tamir ettiği kepçenin altında kalan usta hayatını kaybetti

    Sefer Selvi Karikatürleri
    Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa