30 Mayıs 1999 21:00

Yasalar ormana zararlı!

Yasalara dayanılarak orman alanı dışına çıkarılan araziler, yangınlar sonucunda kaybedilen ormanlık arazilerden daha büyük.

Paylaş
Yasalar ormana zararlı!
Barış Kaygısız
Yaz mevsimin başlamasıyla birlikte yangınlar yeniden gündeme gelirken, ormanlık alanların yok olmasında en fazla ağırlığı olan yasal düzenlemeler yine gözlerden kaçırılıyor. 1950-1991 yıllarını kapsayan araştırmalara göre, bu yıllar arasında yok olan 26 milyon dekar ormanlık alanda yangınlar yüzde 27.2, tarla açmalar yüzde 7, yerleşme yüzde 1 ve başarısız ormancılık çalışmaları yüzde 8.8 etkide bulunurken, yasal düzenlemelerin etkisi ise yüzde 56.
Ağırlıklı olarak, "Orman niteliğini kaybetmiş yerlerin ormancılık düzeni dışına çıkarılması" adı altında gerçekleşen orman talanı bunun dışında fidanlıkların özeleştirilmesi ve orman alanlarının vakıf üniversitelerine peşkeş çekilmesi gibi özelleştirme yöntemleriyle de gündeme geliyor. Yıllardır yaşanan bu gerçeğe karşı herhangi bir düzenlemeye gidilmezken, uzmanlar, yağmanın önüne geçilebilmesinin öncelikli yolunun ormanların, ormancılık dışı amaçlara tahsis edilmesinin engellenmesi olduğunu dile getiriyor. Uzmanlar ayrıca, yapılacak düzenlemelerin oluşturulacak bir ormancılık politikasına bağlı olarak gündeme gelmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
"Nakline karar verilen orman köylülerinin yerleştirilmesi ve orman sınırları dışına çıkarılmış ya da çıkarılacak yerlerin değerlendirilerek orman köylerinin kalkındırılmalarının desteklenmesi" amacıyla 1983 yılında çıkarılan yasa üzerinde 1995 yılında yapılan değişiklikle, ormandan açılan araziler, bu alanları kullananlara satılabiliyor. Yasa, Anayasa Mahkemesi tarafından iki kez iptal edilmesine rağmen halen yürürlükte.
Yasa dayanak yapılarak 1987-1996 yıllarında 450 bin hektar ormanlık alan, "31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden" sayılarak ormancılık düzeni dışına çıkarılmış durumda. Aynı dönem içinde meydana gelen 18 bin 837 yangında yok olan orman arazisi ise sadece 150 bin hektar.
2924 sayılı "Orman köylülerinin kalkınmalarını destekleme" kanununun yanı sıra 2873 sayılı "Milli Parklar", 3420 sayılı "Kadastro" ve 4122 sayılı "Milli Ağaçlandırma ve Erozyonu Kontrol Seferberlik" kanunları, tüzük ve yönetmelikleri de ormansızlaştırma sürecinin yasaları olarak iş görmekteler. 12 Eylül döneminde çıkarılan 2634 sayılı "Turizmi Teşvik" kanunu ile imar yasağı bulunan yalnız ormanlar değil SİT alanları, yeşil alanlar ve kıyılar da Bakanlar Kurulu'nca "turizm merkezi" ilan edilerek sermaye çevrelerine rant alanları haline getirildi.
Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan bir diğer sonuç ise, orman yasası değişikliklerinin gündeme geldiği yıllar arasında yangın sayısında ve yanan alanda görülen yoğunluk. Araştırmalar, bu tarz tartışmaların yapıldığı 1950-1977 yıllarında yangın sayısını 13.392 ve yanan alanı 4.3 milyon dönüm olarak gösterirken, tartışmaların yaşanmadığı diğer 14 yıldaki yangın sayısı 7183 ve yanan alan ise 1.2 milyon dönüm.
Araştırmalar ayrıca, ülkemizde mevcut durumda çoğunluğu denize kıyısı olan ve satışa hazırlanan arsanın 4 milyon dekara yakın olduğunu gözler önüne seriyor. Bunun illere göre dağılımının ön sırasını ise şunlar oluşturuyor; Antalya 376 bin 70 dekar, Balıkesir 296 bin 530 dekar, Muğla 206 bin 400 dekar ve İstanbul 167 bin 790 dekar.
Yapılması gereken yasal düzenlemeler
  • 6831 sayılı Orman Kanunu'nun, ormanı tanımlayan 1'inci maddesi ile 1982 Anayasası'nın 44, 56, 169 ve 170'inci maddeleri yeniden düzenlenmeli,
  • Anayasanın geçici 15'inci maddesi kapsamında olan, ancak 12 Eylül hukukunun ürünü olması nedeniyle dokunulmayan, "Turizmi teşvik" kanunu dayanaklarıyla iptal edilmeli,
  • Orman niteliğini herhangi bir şekilde kaybetmiş bile olsa, daha önce orman sayılan bir alanın ormancılık düzeni dışına çıkartılması engellenmeli,
  • 6831 sayılı Orman Kanunu yürürlükten kaldırılmalı,
  • Ormancılık yönetiminin keyfiliğini engelleyen yasal düzenlemeler yapılmalı,
  • Halkın katılımını da sağlayan özerk bir ormancılık örgütlenmesine yönelinmeli,
  • Ormancılık politikası kararları ekolojik havzalar temelinde örgütlenmiş orman işletmelerinde, çok boyutlu entegre plan, program ve projeler aracılığıyla yaşama geçirilmeli,
  • Tüm çalışanlar grevli-toplusözleşmeli sendikal haklara kavuşturulmalı,
  • Yalnızca ekonomik kalkınmanın araçlarından biri olarak görülen ormanlar, kültürel etkinliklerle de içselleştirilmiş yaşama alanlarına dönüştürülmeli.
  • ÖNCEKİ HABER

    Almanya katliamı aklamaya çalışıyor

    SONRAKİ HABER

    Kanser hastası, ilaç mücadelesini kazandı

    Sefer Selvi Karikatürleri
    Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa