23 Mayıs 1999 21:00

'Aynı amaç için mücadele ediyoruz'

Hindistan İşçi Köylü Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ashim Kumar Roy, değişikülkelerde aynı sorunları yaşayan, aynı tepkiyi duyan...

Paylaş
'Aynı amaç için mücadele ediyoruz'
Hilmi Güven
HMKP (Hind Mazdoor Kisan Panchayat-Hindistan İşçi Köylü Konseyi) Genel SekreterYardımcısı Ashim Kumar Roy'a göre, "Değişik ülkelerden gelmiş olsak da eşit, sömürüsüz bir dünyaiçin verdiğimiz mücadelenin ortak bir kültürü var. Problemlerimiz aynı. Eğer yaşadığımız sorunlarakarşı aynı tepkiyi duyarak, aynı şekilde acı çekiyorsak, aynı amaç için mücadele ediyorsak vesadece dilleri farklı şarkılarda aynı şekilde coşuyorsak, aynı kültürden geliyoruz demektir."
Geçtiğimiz hafta sonu Ören'de toplanan Uluslararası Sendikal Dayanışma Konferansı, farklıülkelerden birçok sendikacıyı bir araya getirdi. Üç gün süren konferans süresince, çalışma gruplarıve sonuç bildirgesi üzerindeki çalışmaların yanı sıra, aynı sorunları paylaşan işçi ve sendikatemsilcileri, görüş alışverişinde bulundular. Konferansa Hindistan'dan katılan Ashim Kumar Roy,Hindistan'da Yeni Dünya Düzeni'ne karşı gelişen mücadele ve konferans sonuçları üzerinesorularımızı yanıtladı.
- Yeni Dünya Düzeni'nin, Hindistan'daki işçi sınıfı mücadelesine karşı saldırıları hakkındabilgi verir misiniz?
A. Kumar Roy: Yeni Dünya Düzeni, diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Hindistan'da dabaşlangıçta sevimli bir kavram olarak gösterilmeye çalışıldı. Artık görüldü ki, bu Yeni Düzen bizleriçin, baskı, acı ve yoksulluktan başka bir şey değil.Hindistan'da 1991 den beri, Dünya Bankası ve IMF tarafından dikte ettirilen yapısal uyum programlarıuygulanıyor ve ülke ekonomisi hızla dışarı açılıyor. Bu uygulamalar sefaleti artırdı, vahşi bir sömürüdönemi başladı. Sonuçta, Hindistan'da zaten büyük olan zengin-fakir uçurumu iyice açıldı.
Uluslararası tekeller ülkemizi yönetir hale geldiler. Ticaret ve sanayi sektörleri ağırlıklı olarak yabancısermayenin eline geçiyor. Hindistan'da son yıllarda gerçekleşen Doğrudan Yabancı Yatırımlar'ınyüzde yetmişinden fazlası, yerli sanayinin satın alınması veya şirket birleşmelerine gitti. Yabancısermaye, ağırlıklı olarak finans sektörüne yöneliyor ya da yeni istihdam alanlarının açılmasınıönleyerek, işgücünü ucuzlatmayı amaçlıyor.
Sanayi yatırımları durma noktasında ve işsizlik en önemli sorun haline geldi. Uluslararası şirketler,yerli sermaye ile işbirliği halinde spekülatif kazanç peşindeler. Tabii onların işsizlik diye bir sorunlarıyok, tek amaçları daha fazla kâr. Bunun sonucu olarak Hindistan'da kalkınma hızı süratle düştü, şuanda ekonomiye büyük bir durgunluk hakim. Yıllık istihdam artış oranı, yüzde 1 düşüş gösteriyor.Ülkedeki yıllık toplam gelir içinde ücretlilerin payı yüzde 12'den yüzde 8'e düştü. Bu, doğal olarak,istihdam oranının ve ücret seviyesinin düşüşü demek oluyor. Yıllık enflasyon oranı yüzde 10civarında. Ücretlerdeki artış ise yılda yüzde 5-7 kadar. Hükümetin Dünya Bankası ve IMF ile yaptığıve kapsamı bizlerden saklanan anlaşmalarda bu oran bile yüksek bulunuyor. İşgücü, sürekliucuzlatılması sonucu neredeyse bedava hale gelecek!
Özelleştirmeler sonucu büyük işten çıkarmalar yaşanıyor. Kamu sektöründe en önemli tesislerözelleştirildi. Hindistan'da uluslararası emperyalizmin dayattığı özelleştirmeler, kendini daha fazlaişsizlik, sefalet ve yokluk olarak gösterdi. Limanlar, modernizasyon adı altında yabancı şirketleresatılıyor. Petrol ve doğalgaz işletmelerinde devletin payı elden çıkarılıyor. En önemli rafinerilerdenMadras ve Cochin rafineleri satış aşamasında. Bu özelleştirme zincirini, telekomünikasyon, enerjigibi yüksek kârlı diğer sektörler izliyor. Başta enerji olmak üzere karayolları ve köprüler, YİD veYİKD (Yap, İşlet, Kirala, Devret) modeli ile özelleştiriliyor.
Ayrıca, Hindistan'da oldukça gelişmiş olan ilaç sanayinde, pazarın uluslararası tekellere açılmasıkonusu var. Bugünlerde yerli ilaç sanayi, yabancı şirketlerin "ürün patenti" dayatması ile karşıkarşıya. Halen uygulanmakta olan "işlem patenti"ne göre, belirli bir ilacın Hindistan'da geliştirilmişfarklı bir işlemden geçirilerek üretilmesi söz konusu. Yabancı şirketler hükümete ürün patentinikabul ettirmeye çalışıyorlar. Bu uygulama ilaçta ileri olan sanayiyi yıkacak ve pazarda tek belirleyiciyabancı tekeller olacak. Bu da, ilaç fiyatlarının artması ve en önemlisi işsizlik demek olacak.
Hükümet, uluslararası sermayenin dikte ettiği yeni bir patent yasası hazırladı ve bunu kabulettirmeye çalışıyor.
- Bu politikalara karşı mücadele nasıl gelişiyor?
A. Kumar Roy: Çalışan kesimin ve işçilerin, artan saldırılara karşı hayatın her alanında mücadelesisöz konusu. Sendikalarda örgütlü işçiler, işten atmalara, çalışma koşullarının esnekleştirilmesine,ücretlerin azaltılmasına ve sosyal hakların geri alınmak istenmesine karşı etkin mücadele içinde.Mücadele, Yeni Dünya Düzeni'nin gerçek yüzünün görülmesiyle birlikte giderek artıyor.
Hindistan'da çok yaygın olan mevsimlik geçici işçi çalıştırma ve taşeronlaştırmaya karşısendikalarda büyük bir karşı çıkış var. Henüz uygulanamadı, ancak bu konuda sendikaların bir genelgrev çağrısı var. Sektörel olarak baktığımızda, part-time ve geçici işçi çalıştırma ve taşeronlaştırmauygulamalarına karşı en şiddetli direnç, tekstil, madencilik ve balıkçılık sektörlerinde yaşanıyor. Enbüyük işten atılmaların yaşandığı enerji sektöründe ve madenlerde çalışan işçiler, özelleştirmeyekarşı yaygın eylemler düzenlediler. Bunlar, iş yavaşlatma ve ortak mitingler şeklinde yaşandı.
Başbakan Atal Bajpai hükümetinin yürüttüğü emekçi karşıtı politikalara karşı, iki defa genel grevçağrısı yapıldı. Özelleştirmelere karşı güçlü bir muhalefet oluşmuş durumda. Reformist, sosyaldemokrat eğilimli sendika yönetimleri de özelleştirmeye ve hükümetin emek karşıtı politikalarınakarşı olduğunu açıkladı.
- Sendikal örgütlülük ne durumda?
A. Kumar Roy: Hindistan'da şu andaki hükümet liberal Bharatiya Janata Partisi öncülüğündekurulan bir koalisyon. Diğer ortakları ise Hindu Milliyetçi Partisi ve sermaye yanlısı diğer partiler.Hükümet, kuruluşundan beri, sendikalara karşı bir politika izliyor. Sendikal örgütleri etkisizleştirmekiçin bir dizi kanun tasarısı üzerinde çalışıyorlar. Özelleştirme ve işten çıkarmalar sonucundasendikaların üye sayılarında önemli düşüşler oldu. Toplam çalışanlar içinde sendikalı olanların oranıyüzde 10'a kadar düştü. İşçilerin büyük bölümünün çalıştığı küçük işletmelerde sendikalaşma çokaz.
Taşeronlaştırma ile de işçi örgütlülüğü engelleniyor. Ama, her şeye rağmen özelleştirmeye karşısendikaların gösterdiği muhalefet sonucu önemli başarılar kazanıldı. Gösterilen direnç karşısındahükümet istediği kararları rahatça alamaz hale geldi. Yapılan eylemler sonucu özelleştirme programıgeciktiriliyor ya da hükümet programda değişiklik yapmak zorunda kalıyor.
Hindistan'da sınıf sendikacılığı oldukça eskiye dayanıyor. Benim de üyesi olduğum Mazdoor KisanPanchayat önemli bir mücadele geleneğine sahip. Bizim dışımızda, "Bütün Hindistan SendikalarKonseyi Federasyonu", "Ulusal Emek Merkezi Sendikası" ve "Hindistan Merkezi Sendikalar Birliği"adlı sendikalar bulunuyor. Bu sendikal birlikler arasında bir dayanışma sağlanmış durumda. Eskidenfarklı eğilim ve görüşlerde olan sendikalar, iş hakkının savunulması konusunda ortak kararlaralabiliyorlar.
- Konferans hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
A. Kumar Roy: Son derece heyecan verici anlar yaşadığımız verimli bir toplantı oldu. Uluslararasısendikal dayanışma konusunda bir başlangıç oldu. Daha önce de sektörel bazda dünya işçi sınıfıtemsilcilerinin bir araya geldiği olmuştu. Ancak, bu denli dayanışma ruhu oluşmamıştı. Üç günboyunca gördük ki, değişik ülkelerden gelmiş olsak da eşit, sömürüsüz bir dünya için verdiğimizmücadelenin ortak bir kültürü var. Problemlerimiz aynı. Eğer yaşadığımız sorunlara karşı aynı tepkiyiduyarak, aynı şekilde acı çekiyorsak, aynı amaç için mücadele ediyorsak ve sadece dilleri farklışarkılarda aynı şekilde coşuyorsak, aynı kültürden geliyoruz demektir. Bizlere yapılan ortak saldırı,güçlü bir dayanışmayı zorunlu kılıyor.
ÖNCEKİ HABER

CHP'de liste rezaleti

SONRAKİ HABER

Tekel bayilerin saat 22.00 isyanı: Alkol satış sınırı gece yarısına alınsın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa