20 Mayıs 1999 21:00

İLKSAN eğitim emekçilerine devredilmeli

Ana statü ve yönetmelikler İLKSAN'ı eğitim emekçilerinin yönetmesini engellemektedir. Bunu değiştirmek için de Eğitim-Sen yıllardan beri mücadele etmektedir.

Paylaş
İLKSAN eğitim emekçilerine devredilmeli
Gülabi Köseoğlu*
İlkokul öğretmenlerinin yardımlaşma sandığı İLKSAN, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'un önerileriyle kurulmuştur. İLKSAN bu dönemde demokratik biçimde ortakların denetim ve yönetimine açık özerk bir yapıya sahipti. İLKSAN, 1958 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanır ve demokratik yapısı ortadan kaldırılır.
İLKSAN sonraki dönem yapılan değişikliklerle üyelerine hizmet eden değil, onlardan zorla para kesen, kestiği paraları siyasi çevrelere ve bürokratlara rant sağlayan bir pasta durumuna gelmiştir. Bugün İLKSAN ana statüsü gereği bakanın atadığı 4 seçimle gelen 3 yönetim kurulu üyesi ile yönetilmektedir. Doğal olarak eğitim emekçilerinin yaşantılarından uzak, dolgun ücretle çalışan ve siyasi ortama uygun tavır alan Milli Eğitim bürokratlarının uygulamaları sürecektir.
Bu nedenle 15 Mayıs'ta yapılan İLKSAN seçimleri sonucunda kazanılacak üç yönetim kurulu üyesinin bakanlık bürokratları karşısında çok fazla bir etkisinin olmayacağı açıktır. Ana statü ve İLKSAN yönetmelikleri İLKSAN'ı eğitim emekçilerinin yönetmesini engellemektedir. Bu nedenle Eğitim-Sen yıllardan beri İLKSAN ana statüsünü demokratikleştirip, İLKSAN yönetiminin eğitim emekçilerinin denetimine, yönetimine geçmesi için mücadele etmektedir. İLKSAN seçimleri 15 Mayıs Cumartesi günü tüm Türkiye'de yapıldı. Uzun bir süreden beri Eğitim-Sen İLKSAN'daki antidemokratik uygulamalara ve yolsuzluzluklara karşı mücadele ettiğinde bu seçimlere büyük önem vermiş ve şubelerde hazırlıklar yapmıştır. Adana şubede de komisyon kurularak, işyerleri dolaşılmış ve Eğitim-Sen üyelerinin seçilmesi için örgüt seferber edilmiştir.
Ancak seçimler öncesi İLKSAN adaylarını belirlemede sendikaya güvenme yerine Milli Eğitim'deki yöneticilere güvenilmiştir. İLKSAN temsilci seçiminde sendikada komisyon ve üyelerle temsilcilerin belirlenmesi yerine Mill Eğitim'deki yandaş idarecilere umut bağlamıştır.
Ancak Adana Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri Eğitim-Sen üylerinin büyük kısmını veto etmiştir. Bu durumda gösteriyor ki Eğitim-Sen üyelerini veto edilmesi bir önceki dönemden farklı olmamıştır.
Eğitim-Sen'de Sendikal Birlik diye adlandırılan grup, İLKSAN komisyonunun çalışmaları başlangıcında, "Komisyona gerek yok" diyerek, grupçu anlayışı öne çıkarılmış örgütlü çalışma, örgütü seferber etmeyi göz ardı etmiştir.
Temsilcilik seçimlerinde Adana Şubede ortak belirlenen Eğitim-Sen adayları yerine bağımsız aday diyerek ayrı liste çıkarmıştır. Sonuçta bağımsız aday listesi 49 oy alırken Eğitim-Sen adayları 14-20 arası oy ile seçimi kaybetmiş, Türk Kamu-Sen adayları kazanmıştır. "Sendikal Birlik" yandaşları okulları gezerek "Sosyal Demokratlar"ın adayları olduklarını, kendilerini desteklemeyenlerin seçimlere gelmemeleri propagandasını yapmışlar, çoğu okulda ise seçime üyelerin gelmemesini sağlamışlardır.
İLKSAN eğitim emekçilerine hizmet eden zorla kesilen paraların nereye harcandığı hesabı sorulan, mal varlığı üyelere devredilen demokratik, özerk bir kurum haline getirilmesini bu anlayışla mı sağlayacağız? Bu anlayışın, demokrat, ilerici, aydın olma ile İLKSAN'a sahip çıkma mücadelesi ile nasıl bağdaştığını anlamış değiliz. Yolsuzluklara karşı mücadele eden yöneticileri disiplin kurullarına sevk eden şube delegelerinin ve üyelerinin iradesine rağmen tüzük ve yönetmelikleri çiğneyen sendikal anlayışların İLKSAN'daki bu tutumu gösterilen diğer tutumlarından farklı değildir. Eğitim-Sen'e hiçbir şey kazandırmayacaktır.
* Eğitim-Sen Adana Şubesi YKÜ
ÖNCEKİ HABER

Türkiye ILO'da terleyecek

SONRAKİ HABER

AKP kongrelerinde halkın ekmeğini yemişler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa