19 Mayıs 1999 21:00

Bir devrimin tarihi; Yenilgiden Zafere

Bulgaristan devrim tarihinin en hareketli kesitini anlatan bir anı kitabı olan "Yenilgiden Zafere",Bulgaristan işçi sınıfının zengin deneyimlerini bugüne aktarmaktadır.

Paylaş
Bir devrimin tarihi; Yenilgiden Zafere
Cemal Bay
İşçi sınıfı, üretim araçlarının gelişmesiyle birlikte ortaya çıktığı tarihten itibaren örgütlenme ihtiyacıduymuş ve birçok örgüt biçimi geliştirmiştir. Enternasyonal bir sınıf olan işçi sınıfının örgütlenmeve mücadelesi, bir şablona dönüştürülmemek kaydıyla, değişik ülkelerdeki sınıf kardeşleri için debir deneyim ve birikimi ifade eder.
Bulgaristan devrim tarihinin en hareketli kesitini anlatan bir anı kitabı olan "Yenilgiden Zafere", işçisınıfı ve emekçilerin ülkedeki siyasal ve toplumsal koşullara göre değişen, açık, yarı açık ve gizliörgütlenmesini, devrimci durumun varlığı koşullarında özel askeri örgütlenmeyi, bu örgütlenmemodellerinin iç içe geçen ve birbirini güçlendiren yanlarını ortaya koymaktadır.
Devrim döneminde Bulgaristan İşçi Partisi Merkez Komitesi Örgütlenme Sekreterliği göreviniyürütmekte olan Tsola Dragoyçeva tarafından kaleme alınan ve Evrensel Basım Yayın tarafındanyayımlanan kitapta, Bulgaristan devriminin başlıca politik ve örgütsel sorunları, silahlı ve barışçılmücadelenin, açık ve gizli çalışmanın birleştirilmesi, birleşik cephe, örgüt yaşamı ve sorunlarıçarpıcı ve coşkulu bir anlatımla dile getirilmektedir.
Faşist darbe ve ayaklanma
9 Haziran 1923 faşist askeri darbesiyle Çiftçi Birliği (BHÇB) Hükümeti düşürülür. BulgaristanKomünist Partisi (BKP) Merkez Komitesi, BHÇB'yi, köy burjuvazisinin partisi olarakdeğerlendirdiğinden, darbeyi de kent ve köy burjuvazileri arasındaki iktidar kavgası olarak görür veyerel örgütlerin tepkilerine rağmen tarafsız kalır. Darbeye karşı kendiliğinden başlayan ayaklanmada çok geçmeden söner.
BKP-MK, 5-7 Ağustos 1923'teki toplantısında, tarafsızlık tutumunu terkederek anti faşistayaklanmaya hazırlanma kararı alır. Eylül'de başlayan ayaklanma, yeterli örgütlenme ve hazırlığınolmaması nedeniyle yenilgiyle sonuçlanır. 9 Haziran darbesine karşı tarafsız kalma politikasınınbir sonucu olarak işçi-köylü ittifakının yeterince güçlü olarak sağlanamaması da yenilginin birnedenidir. Yenilgiyle sonuçlanan ayaklanma sonrasında parti, yoğun tutuklamalar ve kayıplarlabüyük yara alır. 1923 sonu ile 1924 başları arasındaki süreç, büyük zorluklarla geçer...
'Başlar yukarı şanlı savaşçılar'
"Saldırıya geçen faşizme karşı mücadele nasıl sürdürülecektir" sorusu, Georgi Dimitrov ve VasilKolarov imzasıyla, 1923 Ekim'inde Ratobniçeski Vestnik (İşçi Gazetesi)'in ilk gizli sayısında yeralan mektupla yanıtlanır: "Kutsal bir halk davası olan davamıza derin bir inanç besleyen bizler, tümemekçiler, yenilginin acılarını ve baskılarını yiğitçe omuzlayacak, daha büyük bir enerji ve artan bircoşkuyla, yeniden halk davasının hizmetine girecek ve kazanana dek durup dinlenmeyeceğiz.Bezginliğe, umutsuzluğa, hayal kırıklığına yer yok! Başlar yukarı şanlı savaşçılar!..."
Yeni bir ayaklanma hazırlığı içerisine giren parti, silahlanmaya, askeri örgütlenmeye ve silahlıeylemlere ağırlık verir. Sendikal ve ekonomik mücadeleyi küçümsemeyi de beraberinde getiren buyönelim, halk kitlelerinin ruh halindeki değişmeyle birleşmiş ve devrimci durum kaybolmayabaşlamıştır. Tek tek kurşun sesleri içinde büyük strateji sönüp gitmiş, sınıfsal kin, sınıfın yüksekçıkarları, intikam taktiği karşısında geri plana düşmüştür. Parti yeni bir ayaklanma çağrısıyapmaya fırsat bulamamıştır.
Halk Cephesi politikası
1929'da, Berlin'de yapılan BKP Merkez Komitesi 2. Plenumu, partideki sol sekter sapmayı tespitederek partiyi doğru çizgiye çekmek üzere çeşitli kararlar alır. Sekterizmin yarattığ tahribatıdeğerlendiren Dimitrov, "Devrimin, öncelikle bilim olduğunu, salt kahramanlık ve yaldızlı lafazanlıkolmadığını anlamak gerektiğini" ifade etmiş ve Marksist-Leninist kuramın iyice kavranılmasızorunluluğunun altını çizer. Parti, siyasi platformu geniş yığınların en güncel ekonomik,demokratik taleplerini içeren ve demokratik kesimlerin faşizme karşı mücadelesini birleştirmeyihedefleyen Halk Cephesi taktiğini geliştirir.
Bulgaristan devrimci hareketinin gelişmesinde, açık İşçi Partisi'nin rolü, hiç kuşkusuz çokönemlidir. Bu partinin, geniş kitleler ve onların şu veya bu taleple kurmuş oldukları örgütleriçerisinde yürüttüğü çalışma, zaferle sonuçlanan halk ayaklanmasının önemli dayanaklarınıoluşturmuştur.
'BİP, BKPdir'
Kuruluşundan bir süre sonra İşçi Partisi de yasaklanmıştır. Parti içerisinde İşçi Partisi ileKomünist Parti'nin nasıl ve hangi temelde birleştirileceği sorununun çözümlenmesi kendisinidayatmıştır. Sekterizmin izlerini taşıyan kesimler birleşmenin KP temelinde olması gerektiğinisavunmaktadır. Buna karşın Halk Cephesi politikasında temel müttefik durumundaki faşistolmayan parti ve örgütler İşçi Partisi'ne daha sıcak bakıyordu. "BİP, BKP'dir. Bu isim, şu an içinsiyasi bakımdan daha elverişlidir" diyen Dimitrov'un yaklaşımı benimsendi ve parti, Bulgar İşçiPartisi (BİP) adıyla mücadelesine devam etti.
Vatan Cephesi ve devrim
Faşist iktidar Bulgaristan topraklarını Nazi'lere açmış ve en sıcak anında 2. savaşa katılmıştır. Enönemli kadroları darağaçlarında, işkencehanelerde, sokak ortasında kurşunlanarak öldürülenParti'nin, yeni kadroları kayıpların bayrağını devralmakta ve ısrarla Birleşik Cephe politikasınısavunarak kitle bağlarını güçlendirmektedir. 17 Temmuz 1942'de Vatan Cephesi'nin programı vekurulma çağrısı ilan edilir.
Ve yıl 1944, aylardan Eylül, Vatan Cephesi hükümetinin bildirisi: "Halkın İradesine bağlı olmanınve onu tam temsil etmenin bilinci içinde olan Vatan Cephesi, bu hayatı anda ve ağır koşullarda,ülkeyi yıkım tehlikesinden kurtarmak için, yönetimi bütünüyle ele almıştır. (...)Yaşasın özgür, bağımsız, demokratik ve güçlü Bulgaristan. Yaşasın ve var olsun!"
ÖNCEKİ HABER

Düşünceye özgürlük balonları

SONRAKİ HABER

Burdur'da çocuğa cinsel istismar iddiası üzerine 4 kişi tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa