09 Mayıs 1999 21:00

Susurluk vardı, ne oldu?

İzmir Barosu, 12 Eylül öncesi cinayetlere karışmış ve yasadışı örgütlenmelerde yer almış milletvekillerinin teşhirine yönelik hukuki boyutta bir çalışma başlatıyor.

Paylaş
Susurluk vardı, ne oldu?
Serpil Kurtay
İzmir Barosu Çetelere Karşı Hukukun Üstünlüğü Komisyonu avukatlarından Cemal Doğan, geçtiğimiz cuma günü düzenledikleri toplantıda, özellikle MHP milletvekillerine yönelik, Susurluk ile bağlantılı olmak üzere bir çalışma yapma kararı aldıklarını belirterek, "Komisyon olarak 'Susurluk olayı vardı, ne oldu?' gibi bir kampanya düşünüyoruz" dedi. İzmir Barosu, kampanya çerçevesinde konu ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşıp, bu belgeler ile birlikte söz konusu milletvekillerinin, milletvekilliklerinin düşürülmesini isteyecek.
Devletin elinde sürekli yedek gündem tuttuğunu kaydeden Doğan, "Ne zaman Türkiye'nin ilgilenmesi gereken olaylar gündeme gelse, hemen yedek gündemin devreye sokulduğunu, herkesin onu konuşmaya başladığını söyledi. Doğan, özelleştirmeler gündeme geldiğinde de bu tür suni gündemlerin oluşturulacağını ifade ederek, "Susurluk olayında Ağar'da sembolize olan, Bucak'ta ve MHP milletvekillerinde sembolize olan kısmına ilişkin, bir çalışma yapmak üzere olduklarına dikkat çekti.
Bu konuda ön çalışmaları olduğunu ve görev dağılımı yaptıklarını aktaran Doğan, daha önce Ağar, Bucak, Eyüp Aşık ve Ömer Bilgin'in milletvekilliklerinin düşürülmesi ve seçimlere girmesinin engellenmesi için YSK'ya yaptıkları başvuruyu hatırlatarak, "YSK'nın kararları temyiz edilemiyor. Ancak, YSK birinin milletvekilliğini 3 yıl sonra da iptal edebiliyor. Bahattin Şeker olayında bunun örneğini yaşadık. Biz de, yeni meclise giren 12 Eylül öncesi cinayetlere karışmış, yasadışı örgütlenmede yer almış, özellikle MHP milletvekillerinin teşhirine yönelik, hukuki boyutta YSK'ye başvuracağız. Bunun çalışmaları halen sürüyor" dedi.
Denge zorlanacak
Cemal Doğan, TBMM'nin oluşan yapısının önemli olmadığını, çünkü "derin devlet"in bakış açısına uygun bir kaç nüans dışında bir parlamento oluştuğunu ifade ederek, ancak bunun geçici bir süreç olduğuna inandığını kaydetti. Devletin güçler dengesine dayalı bir olgu olduğunu söyleyen Doğan, bir takım güçlerin de bu dengeyi zorlayacağını söyledi. Doğan, özellikle önümüzdeki günlerde Abdullah Öcalan'ın davasının başlayacağını, toplusözleşmelere ilişkin işçi sınıfından bir hareketlilik geleceğini ve üniversitelerdeki öğrencilerin mücadelesinin yükseleceğine işaret ederek, her halükârda devletin demokrasi tartışmalarında, kendisine saf tutmak zorunda kalacağını belirtti. Doğan, devletin eski değerlerini sonuna kadar savunamayacağını düşündüğünü söyledi.
Sezer'in sözleri önemli
Anayasa Mahkemesi Başkanı Necdet Sezer'in çıkışının genel olarak iyi olduğunu ifade eden Doğan, hatta çok somut olarak değişmesi gereken yasaları dile getirmesinin önemli olduğunu kaydetti. Doğan, şöyle konuştu: "Fakat gerçekten kastettiği demokratik bir anayasa mıdır, demokratik yasalar mıdır? Yoksa değiştirmezseniz bundan çok daha kötü sonuçlara yol açacak kaygısı mıdır? Yani Türkiye halkı, layık olduğu için mi bu düşünülüyor, yoksa Batı'da bir takım çevrelere yaranmak için mi?"
ÖNCEKİ HABER

Festivalde geleneksel motifler

SONRAKİ HABER

Çanakkale Kent Konseyinden Kaz Dağları için sosyal medyada kampanya çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa