05 Mayıs 1999 21:00

Susurluk kitaplarda kaldı

Ne "Kavakçı'ya kefiliz" diyen FP'nin ne de "Türbanlı hanıma haddini bildirin" diyen Ecevit'in, Susurlukçulara 'haddini bildirmek' gibi bir derdi var. Susurlukçular yine Meclis'te.

Paylaş
Susurluk kitaplarda kaldı
Haklarındaki o kadar suçlamaya, delile ve bilgiye rağmen yargılanamayan Susurlukçuların milletvekili olarak Meclis'e girmeleri engellenemediği gibi, bir dönem "Çeteleri temizleyeceğiz" antları içen parti genel başkanlarının da bu konuda sesleri çıkmıyor. Listelerini çete ilişkileri ile anılan kişilere açarak onların milletvekili olmasını sağlayan partiler, FP İstanbul Milletvekili Merve Kavakçı'nın türbanla Meclis'e girmesi üzerine ise "demokrasi neferi" kesiliyor. 'Çeteci' simalar ise, türbana karşı 'laik cumhuriyeti koruyan vekiller' görüntüsü altında bir aklanma fırsatı daha yakaladı. Susurluk'un askeri ayağı olarak anılan simalarsa, ilgili kurumlar dışında medyanın da 'hassasiyeti' ile gündem dışına itilmiş durumda.
Demokrasi ve özgürlük talebinin savunucusu partilerin, kitle örgütlerinin yıllardır dile getirdiği devlet, çete ve mafya bağlantıları, Susurluk kazasıyla üstü örtülemeyecek şekilde ortaya çıktı. Halk, eylemler yaparak Susurluk bağlantılarının çözülmesini ve temizlenmesini isterken, devlet yetkilileri de kendilerini bir kenara ayırarak, "Susurluk'u biz çözeceğiz" şeklinde açıklamalar yapmaya başladı. Ancak kendileri "temiz olan" partiler, birbirlerinin pisliklerini açıklamaktan öteye gitmediler. Genelkurmay'ın müdahelesiyle eylemler bitme noktasına geldi ve devleti aklama operasyonu başladı. Ortaya çıkan bilgiler, Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan Susurluk Raporu, kitaplar ve gazete kupürleriyle birlikte arşivlere kaldırıldı. Raporlarda, Susurluk ilişkilerinin çözülebilmesi için araştırılması ve üzerine gidilmesi gerektiği belirtilen onlarca olay olmasına rağmen, bu konuda hiçbir adım atılmadı.
Onlara dokunulmuyor
Düşüncelerini açıkladığı için yüzlerce insan keyfi olarak cezaevlerine atılırken, Mehmet Ağar, Sedat Bucak, Eyüp Aşık gibi "dokunulmazlık" zırhına bürünmüş Susurlukçuların yargılanmalarının önüne birçok engel çıkartıldı. Bir yandan gerekli araştırma yapılmadığı için Meclis'teki ve devlet kurumlarındaki bütün çetecilerle ilgili olaylar yargıya intikal etmezken, bir yandan da dokunulmazlıkları kaldırılan Sedat Bucak ve Mehmet Ağar halen cezalandırılamadı. İstanbul 6 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde açılan Susurluk ana davasında sanık olarak isimleri geçen Mehmet Ağar ve Sedat Bucak için, bugüne kadar yapılan işlemler ise tekrar başlama tehlikesiyle karşı karşıya.
Yargılama sil baştan
DGM, 18 Nisan seçimlerinde tekrar DYP'den Urfa milletvekili seçilen Sedat Bucak ile ilgili yargılamayı dondurmaya karar verdi. Anayasa'nın 83/4 maddesi gereği bu kararı veren mahkeme, yasama dokunulmazlığının kaldırılması için daha önce yaptığı gibi fezleke düzenleyerek Adalet Bakanlığı aracılığıyla TBMM'ye gönderecek. TBMM Başkanlığı'na havale edilen fezleke uyarınca da, Meclis Genel Kurulu'nda yapılan oylamayla yasama dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmayacağına karar verilecek. Dokunulmazlık kaldırıldığı takdirde Bucak'ın tekrar sanık sandalyesine oturtulması sağlanabilecek.
Topu birbirlerine atıyorlar
İstanbul 6 No'lu DGM, DYP'li Mehmet Ağar'ın Anayasa Mahkemesi'nde yargılanması gerektiğini savunarak, görevsizlik kararı verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Ağar'ın, işlediği suçların İçişleri bakanlığı yaptığı döneme değil de emniyet genel müdürlüğü dönemine ait olması nedeniyle, DGM'nin görüşüne karşı çıktı ve Danıştay'dan "lüzumu muhakeme kararı" alınana kadar yargılamanın durdurulması gerektiğini bildirdi. İstanbul 6 No'lu DGM de Yargıtay'ın bozma kararına uydu ve dosyayı Danıştay'a gönderdi. Ancak Danıştay 2. Dairesi, yaptığı incelemede, Memurin Muhakematı Yasası'na göre, dosyanın öncelikle İçişleri Bakanlığı'nda oluşturulacak Soruşturma Komisyonu'nun yapacağı kovuşturmadan sonra hazırlanacak fezlekeyle Danıştay'a gönderilmesi gerektiğine dikkat çekti ve usul yönündeki eksikliklerin giderilmesi için dosyayı İçişleri Bakanlığı'na havale etti. İçişleri Bakanlığı da dosyayı Danıştay'a geri gönderdi. DGM, şimdi Danıştay'ın kararını bekliyor. Fakat Danıştay'ın kararının gelmesine rağmen, Ağar'ın yargılanmasına başlanamayacak. Çünkü Ağar, 18 Nisan seçimlerinde tekrar milletvekili seçildi ve dokunulmazlık zırhına büründü. Ağar'ın dokunulmazlığının kaldırılması için, Bucak'ta olduğu gibi bir yığın prosedür baştan başlayacak.
Meclis'teki Susurluk simaları
  • DYP Genel Başkanı Tansu Çiller: ABD vatandaşı olan Çiller, CIA hesabına casusluk yapmak ve 'Çiller Özel Örgütü'nü kurmakla suçlandı. Malvarlığındaki artışlar nedeniyle soruşturuldu. Hazine ve Bakanlar Yeminli Murakıplarının raporuna göre Sankim Kimyevi Maddeler Sanayii adlı şirkette Çiller'le ortak olan Müfit Dikmen, Sümer Tont, İbrahim Topuz ve L. Büşra Müftüoğlu, Çiller'in Halkbank'tan yurtdışı kredilerine karşılık aldığı 15 milyon dolar tutarındaki teminat faiz ödemesi yapmasını sağladı. TBMM'de banka hesaplarının görüşüldüğü günlerde Halk Bankası Hukuk Müşavirliği bölümünde çıkan ve kredi sözleşme asılları, ihtarnameler, yazışmalar gibi önemli belgelerin yok olmasına neden olan yangın dikkat çekti. Maliye Bakanlığı Tansu Çiller ve eşi Özer Çiller hakkında Marsan Holding'e ait hesaplarda ciddi usulsüzlükler bulunduğu ve 1.6 milyon dolar eksik mal bildiriminde bulundukları gerekçesiyle 9 ayrı yasaya göre suç duyurusunda bulundu.
  • Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar: Susurluk soruşturması kapsamında gözaltına alınan özel timcileri serbest bırakılmasını sağladı. "Devlet için bin operasyon yaptık" diyen Ağar, "devlet sırrı" diyerek bilgi vermedi. Ağar, Emniyet Müdürlüğü yaptığı illerde faili meçhul cinayet, gözaltında işkence ve ölüm olaylarında artış oldu.
  • DYP Urfa Milletvekili Sedat Edip Bucak: Susurluk'ta meydana gelen kazadan Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ ve Abdullah Çatlı ölürken, aynı araçta bulunan Bucak, sağ olarak kurtuldu. Bucak, arabada bulunan silahların kendisine ait olduğunu kabul etti. Aşiret reisi Bucak, Söylemez kardeşlerle olan çatışmasında da bazı polis şefleriyle birlikte komplo düzenlemekle suçlandı.
  • MHP Malatya Milletvekili Namık Hakan Durhan: İki gencin vurulması olayından sorumlu tutularak 8 yıl cezaevinde yattı.
  • MHP İstanbul Milletvekili Mehmet Gül: Adı, 16 Mart 1978'de Beyazıt'ta 7 öğrencinin ölümüyle sonuçlanan katliama karıştı.
  • MHP Zonguldak Milletvekili İsmail Parlak: Cinayet emri vermekle suçlandı.
  • MHP Urfa milletvekili Muzaffer Çakmaklı: Sedat Bucak'ın ortağı. Uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanıyor.
  • MHP İçel Milletvekili Ali Güngör: 1970'de sol görüşlü Dr. Asteğmen Necdet Güçlü'yü, İbrahim Doğan ile birlikte öldürdü.
  • MHP Malatya Milletvekili Fahri Yüksel: 1979'da Malatya'da öğretmen Nevzat Yıldırım'ın Oral Çelik tarafından öldürülmesi olayına karıştı.
  • MHP Gümüşhane Milletvekili Adnan Uçaş: Hakkında süren yolsuzluk davası var.
  • MHP Adana Milletvekili Ali Halaman: Kendisine ait makinalı tüfekler, portakal sandığı içinde yakalandı.
  • MHP İstanbul Milletvekili Mustafa Verkaya: Adı Ali Yurtaslan'ın itiraflarında geçti.
  • MHP Hatay Milletvekili Mehmet Şandır: Adı MHP iddianamesinde geçiyor.
  • MHP Tekirdağ Milletvekili Kamil Günay: İstanbul'da 1977 yılında Kıbrıslı iki öğrenciyi kaçırarak öldüren yedi ülkücüden biri olarak yargılandı.
  • DYP İstanbul Milletvekili adayı Celal Adan: Adı çok sayıda olaya karıştı. DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in öldürülmesi davasından yargılanan Adan'ın MHP'nin eğitimciler olarak bilinen kadrosunda yer aldığı ve Abdullah Çatlı ile ilişkisi olduğu iddia ediliyor. Tefeci doktor İsmail Hakkı Uysal'ın Adli Tıp Kurumu Fizik İncelemeler İhtisas Dairesi Başkanlığı'na atanmasını da Adan'ın sağladığı söyleniyor. Adan'ın İstanbul'da ülkücü militanların eğitilmesi, eylemlere yönlendirilmesi ve korunması işlerini yürüttüğü ileri sürülüyor. Adan'ın ismi son olarak, Flash TV'nun kurşunlanması ve Budapeşte'de Mesut Yılmaz'ın yumruklanması olaylarına da karıştı.
  • ANAP Eskişehir Milletvekili İbrahim Yaşar Dedelek: Dedelek'in, mahkeme kayıtlarında, 27 Aralık 1976 tarihinde ülkücü faşistlerin İstanbul'daki Güzel Sanatlar Akademesi'ne yaptıkları ve Ali Necip Bozalioğlu adlı öğrencinin öldürülmesiyle sonuçlanan baskını yöneten kişinin İbrahim Yaşar Dedelek olduğu kaydediliyor.
  • ANAP Adana Milletvekili Musa Öztürk: Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürü olduğu dönemde, Semra Özal'ın kuyumcusu olarak tanınan ve sahte kartları yeniden şifreleyerek 1.5 trilyon lirayı kendi hesaplarına geçiren Hayrettin Ertekin'e Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne giriş kartı verdi.
  • ANAP Tekirdağ Milletvekili Enis Sülün: Alattin Çakıcı ile telefon görüşmeleri yaptığı ortaya çıktı. Sülün ve Çakıcı'nın telefon görüşmelerinin bant çözümleri yayınlandı.
  • FP Van Milletvekili Mustafa Bayram: Geçmişte eroin kaçakçılığı ile suçlandı.
  • DYP Diyarbakır Milletvekili Salih Sümer: Oğlunun, otomobiliyle kaza yapmasından sonra, araçtaki lazer nişangahına sahip Smith Wesson marka, nadir bulunan silahın sahibi olduğu anlaşıldı. Kazada hayatını kaybeden Arman Acarbay ve yaralanan Tonguç Başar Sönmez'in otomobili Vahyettin Sümer'den aldıkları belirlendi.
  • DYP İstanbul Milletvekili Hayri Kozakçıoğlu: OHAL Valiliği yaptığı dönemde, Kuzey Irak'tan göç eden Kürtler için yurtdışından gönderilen 2 milyar lirayı hesabına geçirmekle suçlandı.
  • DYP Milletvekili Meral Akşener: Zübeyde Hanım Şehit Anaları Vakfı Başkanlığı yaptığı dönemde, dönemin Başbakanı Tansu Çiller MİT'in İstinye'deki arazisini 49 yıllığına bu vakfa kiraladı. DYP'den milletvekili olarak Meclis'e giren Akşener'in Abdullah Çatlı'yla bir düğünde aynı masada oturduğu ortaya çıktı. Alaattin Çakıcı'nın yakalanması için Amerika'da yapılan operasyonu Çakıcı'ya bildirdiği söylenen Akşener'in abisi Nihat Güner'in de, Çatlı'yla ortaklık yaptığı belirlendi.
  • ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz: Hakkında üç kere soruşturma komisyonu kuruldu. Yılmaz'ın "çetelerle işbirliği", "Telsim ve Turkcell satışında hile" ve "Türk Ticaret Bankası'nın satışında yolsuzluk" yaptığı ortaya çıktı.Yılmaz'ın başbakanlığı dönemde, çete ve katliam davalarında istenen belgeler ısrarla Başbakanlık tarafından gönderilmedi.
  • ÖNCEKİ HABER

    Tarımda tarihi çöküş

    SONRAKİ HABER

    UNISON Konferansı'nda Türkiye'deki baskılar konuşuldu

    Sefer Selvi Karikatürleri
    Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa