01 Mayıs 1999 21:00

Çukurova tahrip ediliyor

Dünyanın sayılı sulak alanlarından biri olan Çukurova'nın bu özelliği yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Paylaş
Çukurova tahrip ediliyor
Eylem Aksu
Çukurova Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Türker Altan dünyanın en önemli sulak alanlarından biri olan Çukurova deltasının sürekli tahrip edildiğini ve gerekli önlem alınmazsa bu kıyı ekosisteminin tamamen yok olacağını açıkladı. Çukurova Deltasının Berden Nehrinin döküldüğü yerden Yumurtalık körfezine kadar devam eden alan olarak tanımlandığını, delta içerisinde Yumurtalık, Tuzla, Akyatan gibi değişik kategorilerde koruma alanları bulunduğuna da dikkat çeken Altan deltanın dört değişik önemin şöyle sıraladı:
  • Delta doğal bitki ve yaban hayatı açısından ekolojik anlamda çok önemli alanlara sahip,
  • Lagünler sürekli denizle ilişkili olduğu için balıkçılıkta çok önemli bir işleve sahip,
  • Tarımda alüviyal topraklar, sulama suyu ve erken sebze yetiştirilmesinde, yer fıstığı üretiminde büyük önem taşıyor.
  • Yaz turizminde ve endüstride potansiyeli olan alanlar.
    Koruma tedbirleri formalite
    Milli Parklar Yasasına göre ilan edilmiş Tabiat Koruma Alanı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanuna dayanarak doğal SİT alanları ve Milli Parklar Yasası'na dayandırılmış Av ve Yaban Hayatı Koruma Alanları gibi yasalar olduğunu belirten Altan, bunların teorik olarak mevcut olmasına karşın alanda kontrolle ilgili örgütsel bir yapı ve önlem çalışması olmadığını söyledi. Avcılığın kontrolsüz bir biçimde tüm deltada yapılmakta olduğunu belirten Altan, özellikle su kuşları avcılığı dışında çupra ve levrek yavruları toplanarak Ege bölgesindeki balık çiftliklerine satıldığını, tirol avcılığının kıyıdan 3 km uzaklıktan itibaren yapılması gerektiği halde kıyıya çok yakın bölgelerde yapılmakta olduğunu söyledi. Tarımın son yıllarda neredeyse lagün ve denizin kıyısına kadar dayanmış olmasının bitki örtüsünü tahrip etmekte olduğunu belirten Altan, "Özellikle kıyı kumullarında ve lagünlerdeki tuzcul ve duyarlı bitkiler ortadan kalkıyor. Bunun sonucunda doğal yaşam tahrip oluyor, atılan tarımsal kimyasallarla toprak ve taban suyu kirletiliyor, balık ve su kuşlarının yaşamı önemli ölçüde tehlikeye atılıyor" dedi.
    'Ekoturizm geliştirilmeli'
    Deltada doğal potansiyelin bozulmadan akılcı bir biçimde sürdürülebilirlik esasına göre planlanması gerektiğini belirten Altan, yapılacak olan ekolojik planların kullanım talepleri ile doğal potansiyeli dengeleştirici nitelikte olması gerektiğine dikkat çekti. Tüm Çukurova deltasına yönelik birbiri ile bağlantılı yönetim planları yapılması gerektiğini belirten Altan, "Bu yönetim planları çerçevesinde oluşturulacak kurumsal yapı içerisine yörede yaşayan halkın aktif olarak katılması gerekli" dedi. Altan, sosyoekonomik bir takım çalışmaların yapılması ve yörede yaşayan halka yan gelir sağlayacak alternatif iş alanlarının sağlanması gerekliliğine bağladı. Altan, "Yörede ekolojik tarım ve ekoturizm desteklenirse hem halka alternatif gelir kaynağı sağlanmış olur, hem de ekosisteme zarar vermeden mevcut kullanımlardan faydalanılır" dedi. Ekoturizmin doğaya saygılı bir turizm biçimi olduğunu, bu turizm şeklinde insanların doğaya zarar vermeden doğal yaşamı tanımak için lüks aramadıklarını belirten Altan, "Özellikle turizmin ölü olduğu kış sezonunda Avrupa'nın her yerinden insanlar gelebilir. Yörede basit pansiyonculuk ve çiftlik yaşamı geliştirilerek uluslararası turizm şirketleri yerine yöre halkına gelir sağlayan alternatif iş alanları yaratılabilir" dedi.
  • ÖNCEKİ HABER

    İstanbul mitinginden notlar...

    SONRAKİ HABER

    Hrant Dink Vakfı'nın "Kayseri" konferansı gerekçe gösterilmeden yasaklandı

    Sefer Selvi Karikatürleri
    Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa