Kemal Burkay’a mektup

Kemal Burkay’a mektup

Sayın Kemal Burkay, hoş geldiniz.Sizinle hiç karşılaşmadık. Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi de değildiniz. Şimdi yaşamayan bir şair arkadaşımız  başvurunuzun Kürt olduğunuz için reddedildiğini söylemişti 80’lerin eşiğinde.  Oysa başvuru kâğıtlarınız ulaşmamıştı bile elimize. Reddedilmeniz olanaksızdı. S

Sennur Sezer

Sizinle hiç karşılaşmadık. Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi de değildiniz. Şimdi yaşamayan bir şair arkadaşımız  başvurunuzun Kürt olduğunuz için reddedildiğini söylemişti 80’lerin eşiğinde.  Oysa başvuru kâğıtlarınız ulaşmamıştı bile elimize. Reddedilmeniz olanaksızdı. Sendika için,  benim için olduğu gibi, usta bir şairdiniz. Ben başvurunun elden gelmesini istedim. Gelmedi. Kırgın mıydınız? Redde inanmış mıydınız bilemiyorum.  Eğer böyle bir sanıya kapıldıysanız şimdi düzeltmek isterim. Düzeltmeler ve özürler için vakit hiç geç değildir. Şu anda Kürt Pen’i de Kürt Yazarlar örgütlenmesi de mevcut. TYS’de . Umarım yazar örgütlerindeki yerinizi alırsınız.

Sayın Burkay, Eğitim gördüğünüz dilde, Türkçe’de ustaca yazdınız şiirlerinizi. “Ne güzeldir yollarda olmak şimdi” iç çekişini dilden dile yayan bu ustalık elbet. Sonradan Kürtçe yazdınız aynı şiirleri. İki dilli bastılar kitabınızı.  İçim sızladı, bir şairi anadilinden uzak tutmaktan. Eğitim aldığı dilinde yazdıklarını anadilinde sonradan yazmak zorunda bırakmaktan. İki dilli kitabınız için konuşamayacağım, çünkü Dersim’de büyük şenlikte bir etkinlikteki kargaşada yemenimle birlikte yitti. Yemenim Dersim işiydi. Şalvarlıydım, çocuklara masal anlatıyordum. Kargaşanın bir anlamda karşı yanı hem vardı hem yoktu. Neyse bu tür tatsızlıklar hem anlatılması, hem kavranılması uzun hikâye. Dışarıdan bütün ayrıntıları göremezsiniz. Kavrayamazsınız bütün yaşadıklarımızı.  O yüzden yine böyle serinkanlı kalın. Ama bilin ki işiniz zor. Özellikle yalnızca siyaset yapacaksanız, nerede durmanız gerektiğini iyi düşünmeniz gibi tarihsel bir soru duruyor önünüzde. Yanlış yapmanızı bekliyorlar. Neden mi? Yıllar önce yazdığınız dizeler geliyor dilimin ucuna: “Ve böylece dirilen Pir Sultan Alınıp tekrar zindana konacaktır Maksat Ve ol hikâyat budur” Siz bu gerçeği yazdığınız açıklıkta bilmez misiniz hiç!. Ancak şairsiniz. Şairlerin huyunda vardır onaylanmak istemek. (Kültür Bakanının ağırlamasının tadını çıkarın.) Kıymeti sonunda bilindi sanılmak huyumuzdandır. Şiirin ve şairin değerini devletliler bilmez. Üstelik yazılanları gördüğümde de içim sızladı. Sizin şair kimliğinizden çok siyasetçi kimliğiyle geldiğinizden söz edildi. Şair muhaliftir. Şiir, hele sizin şiiriniz zaten politiktir. Ama şair kimliğinizden (yani muhalefetten)  uzaklaşmak size ne kazandırır? Kitaplarınızdan birinin adı Dersim değil miydi? Bir garnizon nezarethanesindekileri  anlatmıştınız : “ “Yüzler onurlu ve sakindiler Geçmişe karşı anlayışlı Geleceğe kararlıydılar Daha çok ateş çemberi bekliyordu onları Bir şeyler bitmemişti daha Anlıyorlardı” Pek değişen bir şey yok özellikle “bı zone ğa qısekene” (kendi diliyle konuşuyordu) dediğiniz kişiler için.                                                                                                                                 

“…Kırgın umutta Keder tortusunda …Örsün üstünde ses Ve kıvılcım” Seslenmek istiyor artık: “Yenik değiliz boşa gitmedi çektiğimiz acılar!”                                                                                                                                               

Lütfen, şair Kemal Burkay’ı siyasetçi Kemal Burkay’ın öldürmesine izin vermeyin!

www.evrensel.net