10 Haziran 2015 04:52

Kent’in hafızası restore ediliyor

Paylaş

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek hizmete açılan Cemil Paşa Konağı Kent Müzesi’nde sergilenen ve bundan sonra da sergilenecek tüm envanterler büyük özenle toplanmaya, arşivlenmeye ve onarılmaya devam ediyor.

Kent Müzesi’nde, kentin kültür varlıklarını arşivleme ve toplama süreci büyük özenle devam ediyor. Toplanan eserler, titiz bir laboratuvar sürecinden sonra sergilenmeye uygun hale getiriliyor. Müze bünyesinde açılan laboratuvar da büyük bir eksiği tamamlamış oluyor. Kent müzesinde sergilenen bütün materyaller Restoratör Aysel Aksüt’ün elinden geçiyor.

SAKLI TARİHİ BELGE GÜN YÜZÜNE ÇIKARTILIYOR

Profesyonel olarak 15 yıldan beri Türkiye’nin birçok müzesinde tarihi obje ve eserleri aslına uygun bir şeklide onaran ve korunmasını sağlayan Aysel Aksüt, Cemil Paşa Konağı Diyarbakır Kent Müzesi’nin laboratuvarında, yüz yıllardır saklı kalmış tarihi belge ve envanteri onarıp gün yüzüne çıkarıyor. Konağın geniş avlusunda bulunan bir oda Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarı olarak kullanılıyor. Müzeye gelen organik malzeme kapsamına giren ahşap, tekstil, çömlek ve inorganik olarak sınıflandırılan demir, cam, metal bütün malzemelerin onarımını Aksüt burada yapıyor. Koruma işlemi için müze bünyesinde ayrı bir bölüm de mevcut.

CEMİL PAŞA AİLESİNE AİT 1500 ENVANTER VAR

Diyarbakır Kent Müzesi’ne gelen tarihi malzemenin bir bölümünün yurttaşlar tarafından hibe edildiğini bir bölümünün ise belediyenin satın alma yoluyla temin ettiğini belirten Aysel Aksüt, Diyarbakır’ın kültürüne ait her türlü malzemeyi kabul ettiklerini, çoğu Cemil Paşa ailesine ait olmak üzere şu an kayıtlı 1500 envanterin olduğunu söylüyor.

Aksüt, “Ellerindeki tarihi malzemeyi bağışlama ya da satmaları konusunda insanları ikna etmeye çalışıyoruz. Başta tedirgin oluyorlar, malzemeyi koruyamayacağımızı düşünüyorlar, ama buraya gelip gördükten sonra rahatlıyorlar” diyor.

Gazete ve tekstil malzemelerinin onarım ve korunmasının daha zahmetli olduğunu belirten Aksüt, çok çeşitli malzemeyle hassas bir şekilde tarihi belgeleri onarıyor.

Bu işin zor, zahmetli olduğunu, sabır ve intizam gerektiğini, sevmeden yapmanın çok zor olduğunu söyleyen Aksüt, “Yabancılar objeye çok değer veriyor; ama ülkemizde durum tam tersi. Tarihin, arkeolojinin hiç değeri yok. Sıradan plastik malzeme gibi bakıyorlar. Eskinin kıymetinin anlaşılması için maalesef ki o objenin para getirmesi gerekiyor” diyor.

Kent Müzesi’ndeki laboratuvar ortamının ve eline gelen malzemeleri onarmanın çok keyifli olduğunu söyleyen Aksüt, “Burada önüme gelen objelerin hikayelerini bilerek çalışmak çok daha önemli. Bu gazete, bu obje, bu belgeler, her şeyin burada bir duygusu var. Bu yüzden yaptığım iş benim için çok daha anlamlı” diyerek, dişçilerin kullandığı malzemelerle elindeki figürün üzerindeki pas ve lekeleri milim milim temizlemeye devam ediyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek hizmete açılan Cemil Paşa Konağı Kent Müzesi’nde sergilenen ve bundan sonra da sergilenecek tüm envanterler büyük özenle toplanmaya, arşivlenmeye ve onarılmaya devam ediyor.

Kent Müzesi’nde, kentin kültür varlıklarını arşivleme ve toplama süreci büyük özenle devam ediyor. Toplanan eserler, titiz bir laboratuvar sürecinden sonra sergilenmeye uygun hale getiriliyor. Müze bünyesinde açılan laboratuvar da büyük bir eksiği tamamlamış oluyor. Kent müzesinde sergilenen bütün materyaller Restoratör Aysel Aksüt’ün elinden geçiyor.

SAKLI TARİHİ BELGE GÜN YÜZÜNE ÇIKARTILIYOR

Profesyonel olarak 15 yıldan beri Türkiye’nin birçok müzesinde tarihi obje ve eserleri aslına uygun bir şeklide onaran ve korunmasını sağlayan Aysel Aksüt, Cemil Paşa Konağı Diyarbakır Kent Müzesi’nin laboratuvarında, yüz yıllardır saklı kalmış tarihi belge ve envanteri onarıp gün yüzüne çıkarıyor. Konağın geniş avlusunda bulunan bir oda Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarı olarak kullanılıyor. Müzeye gelen organik malzeme kapsamına giren ahşap, tekstil, çömlek ve inorganik olarak sınıflandırılan demir, cam, metal bütün malzemelerin onarımını Aksüt burada yapıyor. Koruma işlemi için müze bünyesinde ayrı bir bölüm de mevcut.

CEMİL PAŞA AİLESİNE AİT 1500 ENVANTER VAR

Diyarbakır Kent Müzesi’ne gelen tarihi malzemenin bir bölümünün yurttaşlar tarafından hibe edildiğini bir bölümünün ise belediyenin satın alma yoluyla temin ettiğini belirten Aysel Aksüt, Diyarbakır’ın kültürüne ait her türlü malzemeyi kabul ettiklerini, çoğu Cemil Paşa ailesine ait olmak üzere şu an kayıtlı 1500 envanterin olduğunu söylüyor.

Aksüt, “Ellerindeki tarihi malzemeyi bağışlama ya da satmaları konusunda insanları ikna etmeye çalışıyoruz. Başta tedirgin oluyorlar, malzemeyi koruyamayacağımızı düşünüyorlar, ama buraya gelip gördükten sonra rahatlıyorlar” diyor.

Gazete ve tekstil malzemelerinin onarım ve korunmasının daha zahmetli olduğunu belirten Aksüt, çok çeşitli malzemeyle hassas bir şekilde tarihi belgeleri onarıyor.

Bu işin zor, zahmetli olduğunu, sabır ve intizam gerektiğini, sevmeden yapmanın çok zor olduğunu söyleyen Aksüt, “Yabancılar objeye çok değer veriyor; ama ülkemizde durum tam tersi. Tarihin, arkeolojinin hiç değeri yok. Sıradan plastik malzeme gibi bakıyorlar. Eskinin kıymetinin anlaşılması için maalesef ki o objenin para getirmesi gerekiyor” diyor.

Kent Müzesi’ndeki laboratuvar ortamının ve eline gelen malzemeleri onarmanın çok keyifli olduğunu söyleyen Aksüt, “Burada önüme gelen objelerin hikayelerini bilerek çalışmak çok daha önemli. Bu gazete, bu obje, bu belgeler, her şeyin burada bir duygusu var. Bu yüzden yaptığım iş benim için çok daha anlamlı” diyerek, dişçilerin kullandığı malzemelerle elindeki figürün üzerindeki pas ve lekeleri milim milim temizlemeye devam ediyor.

TÜRKİYE’NİN KENT MÜZELERİ DİYARBAKIR’I ÖRNEK ALMALI

Bu tür laboratuvarların kurulmasının kültür varlıklarının korunması için çok önemli olduğunu ifade eden Aysel Aksüt, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin bu laboratuvarı açarak bir ilke imza attığını dile getiriyor. Aksüt, “Umarım Türkiye’deki diğer kent müzeleri Diyarbakır’ı örnek alır. Tarihi eserleri görmek gelecek nesillerin de hakkı. Bu yüzden onları korumamız gerekiyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de bu konuda çok değerli bir işe öncülük etti. Umuyorum diğer şehirlere örnek olur” diyor.(Diyarbakır/DİHA)

 

ÖNCEKİ HABER

Gelmeyen yaz hasta ediyor!

SONRAKİ HABER

Manisa'da işçiler geleceklerini tartışıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa