Mersin limanında direniş sürüyor

Mersin limanında direniş sürüyor

Mersin Liman A Kapısı önünde direnişte olan bizler, Uğursan, N.Ç denizcilik ve diğer taşeronlarda çalışan işçiler olarak çalışma şartlarının ağırlığından ve en temel hak olan sendikal haktan faydalanmak için Liman-İş sendikasına üye olduk.Üyelik süreçlerimizin başlaması ile beraber işveren bizler &u

Direnişteki Mersin Liman İşçileri

Üyelik süreçlerimizin başlaması ile beraber işveren bizler üzerinde baskılarını hat safhaya çıkarttı ve işçi kıyımına başladı.  İşten atılan iki arkadaşımız iş mahkemesine başvurup, mahkemece “sendikalı olduğu için işten atılmıştır” kararını aldırmalarına rağmen işveren kendisine yapılan tüm mahkeme çağrılarını hiçe sayarak işçi arkadaşlarımıza iş başı yaptırmamıştır.  Bunun üzerine iki arkadaşımız bu durumu tekrardan mahkemeye taşıdı ve yargı süreci devam etmektedir. Süreç böyle ilerlerken sendikamızın iki ay önce toplu sözleşme yetkisi çıktı. Yetki süreci başladı ancak işveren sendika çağrılarına cevap vermedi. Durum böyle olunca gidişat greve doğru ilerliyordu. Grev kararına bir hafta kala işveren mevcut işlerini kendisini kurtarmadığını söyleyerek, bizlerin çalıştığı çimento, yağ ve asit alanındaki giriş kartlarımızı iptal etti.

Bu durum bizlerden ayrıca gizli bir şekilde yürütüldü. Liman içinde alınan grev kararını bertaraf etmek için uygulamalar yapıldı. Çünkü çok iyi biliyorduk ki grev üretim araçlarının durmasıyla etkili olurdu. Bizler polis, özel güvenlik ve bir üst taşeron firma sahibi tarafından darp ve zor kullanılarak dışarı atıldık. Böylece 35 işçi arkadaşımız tamamı liman sahasının dışına bırakılarak grev bertaraf ettiler ve çalışma hakkı ihlali yaptılar.

İşverenimiz olan N.Ç denizciliğe yapılan tüm çağrılarımıza rağmen, telefondan başka görüşme olanağı sağlayamadık. Telefon diyaloglarında işveren” bundan sonra sizleri bağda bahçede ve niteliği belli olmayan her işte çalıştıracağım gelin grev kararını orda uygulayın da görelim” diye, adeta "yaptım ettim yanıma kâr kaldı" mantığı ile hareket ediyordu. Liman dışında kalan personel olarak günlerdir iş beklemekteyiz, ne liman içinde ne de liman dışında herhangi bir iş gösterilmeyip bizleri mağdur ettiler. Liman içindeki yağ, asit ve çimento işlerini üst taşeron olan Uğursan, İzmir’den getirttiği 10 kişilik deneyimsiz bir ekiple yürütmeye çalışmakta ve bundan dolayı da çok ciddi iş kazalarının yaşanmasına sebebiyet vermekte. Üst işveren olan Uğursan ile yaptığımız görüşmelerimiz ise sonuçsuz kalmakta. Sonuçsuz kalmasının sebeplerinden biri de işverenin ifadesi olan “sizleri işe alırsam sayı çok olacak, kör, topal ve hükümlü çalıştırmak zorunda kalacağım” şeklindeki açıklamasıdır. Bu açıklamayı birçok şahit önünde yapmıştır. Bir diğer ifadesi ise sendikadan istifa etmemiz durumunda bazı arkadaşlarımızı işe geri alacağı yönündeki teklifidir. Bizler bu teklifi sert bir şekilde reddettik. Bu ret kararımızdan sonra biz işçiler sözlü hakarete maruz bırakıldık. Onurumuz ile imza atıp üye olduğumuz bir sendikadan istifa edecek kadar onursuz işçiler olmadığımızı beyan ettik. Bu ifadelerden sonra Uğursan ile herhangi bir görüşmemiz gerçekleşmedi. İçerideki Uğursan’ın kendi ana bünyesindeki ve hala içeride çalışmakta olan iki alt taşeronundaki işçi arkadaşlar durumdan çok huzursuzlar. İçerideki işçi arkadaşlarımız bizlerin içine düştüğü durumun kendi başlarına geleceğinin kaygısı yaşamaktalar ve bize destek olarak bizlerin liman içindeki yaptığımız işlere gitmeyerek taşeronların bu yaptırımlarını protesto etmekteler. Mücadelemiz işimizi kazanacağımız güne kadar sürecektir.

Saygılarımızla.

www.evrensel.net