İşçiler tek yumruk olunca...

İşçiler tek yumruk olunca...

Tüpraş’ta dört rafineride 3 bin 443 işçiyi ilgilendiren, Koç Grubu ve Petrol-İş Sendikası arasında sürdürülen toplusözleşme görüşmelerinde 4 Temmuz tarihinde anlaşma sağlandı. Taşeron çalışma konusunda mevcut uygulamanın kısıtlanması, kural ve prensiplerinin bir yönetmelikle düzenlenmesi kararı alın

Arzu Erkan

İmzalanan toplu sözleşmeyi kısmı de olsa başarılı olarak değerlendiren Tüpraş İzmit Rafinerisi işçileri sözleşmenin en büyük başarısının ise 4 rafinerinin ve şirket bünyesindeki tüm işçilerin ortak hareketinin sağlanması olduğunu vurguladılar.

Ortak mücadele ve eylem sürecinin işçilerin beklentilerini artırdığını, imzalanan sözleşmeninse bu beklentilerin gerisinde kaldığını kaydeden Tüpraş işçileri, işçilerin bir araya gelerek, tek yumruk olmasının önümüzdeki dönem toplu sözleşmeler açısından umut verici olduğunu vurguladılar.  

Tüpraş’ın özelleştirildiği süreçte; işverenin, imzalanacak toplu sözleşmelerde şubelerin inisiyatifinin daha da artacağı yönünde söylemlerinin olduğunu aktaran Tüpraş İzmit rafinerisi Petrol-İş İşyeri Baştemsilcisi Faruk Arıkan, “Özelleştirmeden önce işçilere ‘artık hakkınızı daha iyi alacaksınız’ diyorlardı. ‘Toplu sözleşmeler Ankara’da yapılıyor, yerel sendikaların bir gücü olmuyor. Bakanlar, siyaset karar veriyor’ deniliyordu. ‘Özelleştirme olunca Tüpraş kendi bünyesinde katılacak görüşmelere işyeri temsilcileri, şube yöneticileri katılacak’ deniliyordu. Böyle bir beklenti içine sokulduk açıkçası. Fakat gördük ki öyle değil, iki toplu sözleşmede de. Sermaye denen şey acımasız ve kendi çıkarlarını koruyor. Bizde bu dönem kendi çıkarlarımızı korumaya çalıştık” diye konuştu.

PETKİM PROTOKOLÜ ÖRNEK OLDU

Türkiye’de ücret sendikacılığı ile bir yere gidilmediğinin görüldüğünü, daha çok temel haklara dayanan, işçilerin özlük haklarını korumaya dönük bir mücadele ve talepler olması gerektiğini ifade eden Arıkan, “Bu toplusözleşmede müteahhit ve taşeron çalışması çok öne çıktı. Bu sadece Tüpraş’ın değil ülkenin de bir hastalığı. Taşeronlaştırma ile ilgili bir yönetmelik hazırlanıyor. Bir yönetmelik hazırlandı ama henüz elimize ulaşmadı. Elimize ulaştığında bizde bir komisyonla bunu inceleyeceğiz. Bizim çıkış noktamız şu: Aliağa PETKİM’de bir protokol imzalandı. Biz aslında bunun üzerinden gittik ve bir protokol hazırlanmasını istedik. Yönetmelik yapıldı. Bu da bir ilerlemedir. Yani şöyle müteahhit ve taşeronlaştırmanın bir çerçevesi yok. Yani hakikaten sınırsız bir sömürü var” dedi.

İdari maddelerde belli başlı talepler süzgeçten geçirilerek kimi maddelerde daha ısrarcı olunabileceğini vurgulayan Arıkan, taşeron, mütehahit ve düşük ücretin Türkiye’nin sorunu olduğunu ifade etti.

Bu toplu sözleşmenin mücadele açısından değerlendirildiğinde çok başarılı bir toplusözleşme olduğunu ifade eden Arıkan, “Sendikacıların yıllardan beri söylediği ‘yapmazlar, etmezler, işçiler bilmez’ söylemi bu toplu sözleşme sürecinde çürüdü. Bizim açımızdan yani mücadele açısından çok iyi bir toplu sözleşme oldu. İşçiler bir araya geldiler, tek yumruk oldular. İşçiler hakikaten önünde durursanız ne yapacaklarını biliyorlar. Kimin peşinden gideceklerini biliyorlar. Tabi bunu bir süreç olarak değerlendiriyoruz biz” şeklinde konuştu.

BAŞARI İÇİN İŞÇİLERİN BİRLİĞİ ŞART

Toplu sözleşme sürecinin başarı ile sonuçlanabilmesi için işçilerin birliğinin şart olduğunu ve sürecin başından beri bunu hayata geçirebilmek için çaba sarf ettiklerini dile getiren Tüpraş İzmit Rafinerisi Petrol-İş İşyeri Temsilcisi İsmail Bilgin ise şöyle konuştu; “Biz aslında şöyle bir oluşuma girmek istedik. İşçiler önce kendilerini bilecekler, kendilerine değer verecekler, yarattıkları katma değere sahip çıkacaklar. Bu şekilde yola çıkarsak başarabiliriz dedik. Buna işçilerin birliği deniyor. Tabi bunu başarmak o kadar kolay değil. Aliağa bir işçi ilçesi, orada bir rafineri var. Rafineriden dolayı kurulmuş bir ilçe var denilebilir. Ama İzmit öyle değil. Çok kozmopolit bir yapı var. İzmit çok büyük bir yer. Türkiye’nin her yanından, her görüşten insan geliyor. Bunların hepsini bir araya getirmek zor oldu gerçekten. Yola çıktığımızda yeni arkadaşlarımız ‘Biz eylem yapabiliyor muyuz? Bizim eylem yapma hakkımız var mı’ dediler. Benim de ilk temsilciliğim. Bu soru bana inanılması çok güç geldi. Uzun bir yola çıktığımızın farkındayız. Hedeflerimiz var ve o hedeflere yürüyeceğiz.”

MÜCADELE İŞÇİLERİN BEKLENTİLERİNİ DE ARTTIRDI

Mücadelenin işçilerin beklentilerini artırdığını, ücret artışının o nedenle buruk karşılandığını kaydeden Bilgin, “Mücadele ediyorsunuz tabi mücadele olduğu zaman işçilerin beklentileri yükseliyor. Bizde bunun farkındaydık bu süreçte. Aslında bizim ana eksenimiz farklıydı. Müteahhitleşme ve taşeronlaştırma üzerineydi. Ücret sendikacılığını savunmasak da yaşamın kaynağı para. Bunun üzerine işçilerin beklentisi arttı. Açıkçası işçi çok memnun olmadı. Memnun olmamalarının nedeni o mücadeleydi” dedi.

4 RAFİNERİ İLK KEZ ORTAK HAREKET ETTİ

Koç Holding’de 32 sonra ilk kez eylem yapıldığını ve bunu çok önemsediklerini aktaran Mehmet Çıldır, “Ben olaya dolu tarafından bakmak istiyorum. Tüpraş olarak değil Koç Holding de 32 senedir eylem olmuyordu. Yapılan hiçbir mücadeleyi küçümsemiyorum. Tuğlaları üzerine koyarak gidiyoruz. 4 fabrika ilk kez birlikte hareket etti. Biz ilk defa ortak bir ses verdik. Ortak bir yoklama yaptık. Zirvede bıraktık. Zirvede bırakmamız gerekiyordu belki zirvenin ilerisi başka bölünmelere neden olabilirdi. Tüpraş her zaman bütün sözleşmelerde lokomotif olacak bir fabrikadır. Belki üzerimizden seneler geçti. Hamlığımız var. Tembelliğimiz var ama ben gençlere inanırım. Eski sendikacıyım. Genimizde sağlam bir mücadele var. Bu saatten sonrada üzerine koyarak devam edeceğiz” diye konuştu.

Bu toplu sözleşmeyi diğerlerinden ayıran temel yönün sadece 4 rafinerinin değil tüm işçilerin ortak hareketi olduğunu dile getiren Oktay isimli genç bir işçi de “İşçinin önüne iyi bir önder, iyi bir örgüt geçerse yapamayacağı yoktur bu görüldü. Beklentilerimiz yüksekti, karşılığında alınan sonuçta bizi çok tatmin etmedi. Bu sözleşmeyi diğerlerinden ayıran sadece 4 rafinerinin ortak hareket etmesi değil tüm işçilerin ortak hareket etmesiydi. İzmit rafinerisindeki arkadaşlar eylemlere eksiksiz katıldılar. Daha samimi daha düzgün bir sözleşme süreci oldu. Bundan sonraki toplusözleşme süreci için bir umut oldu” dedi. (Kocaeli/EVRENSEL)

www.evrensel.net