07 Haziran 2015 04:50

FIFA krizi: 4 soru, 4 figür

Paylaş

Mithat Fabian SÖZMEN

Eduardo Galeano’nun deyimiyle ‘dünyanın en gizli krallığı’ 111 yıllık tarihinin en fırtınalı haftasını geride bıraktı. Eski ve yeni 14 üst düzey FIFA yöneticisinin suçlandığı operasyon dalgası genişleyerek devam ederken ortaya çıkan yeni gelişmeler esrarengiz monarşinin üzerindeki sır perdelerini de tehdit ediyor. Sepp Blatter’in 5. kez başkan seçilmesine rağmen görevi bırakacağını açıklamasıyla zirve yapan tartışmalar beraberinde çok sayıda soru işareti doğurdu. Bu yazıda hem soru işaretlerini yanıtlamaya çalışacağız hem de skandalın merkezindeki figürleri tanıtacağız.

1-FUTBOLU KURTARMAK FBI’A MI KALDI?

Bayram değil seyran değil FBI, FIFA’yı niye öptü? Blatter’in müttefiklerine sorarsanız(örneğin Rusya) yaşananlar Batı blokunun başarılı bir siyasi hamlesi. Aslında FBI operasyonu aniden ortaya çıkan bir şey değil. FBI, çalışmalarını 2009’da başlattı. Soruşturmanın CONCACAF’ı merkezine aldığını düşünürsek operasyonu ABD’nin yapmasında bir gariplik yok.

Ancak şu var: FIFA’daki kirlilik o kadar aleni boyutlara ulaştı ki en azından kağıt üzerinde bir yenilenmenin şart olduğunu sponsorlar da görüyordu. Dolayısıyla ABD-FBI bağlantısının böyle bir baskının ürünü olması muhtemel. Öte yandan FBI soruşturması 2018 Rusya ve 2022 Katar’a dair rüşvet iddialarını içermese de ortaya çıkan yeni durumla bu şaibelerin yeniden gündeme geleceği açıktı. Nitekim geldi de. Operasyonun ‘siyasi’ ajandasının 2018 ve 2022 turnuvalarını İngiltere gibi ülkelere kaydırmayı içerdiği iddia ediliyor. Ancak İngiltere Futbol Federasyonu Başkanı Greg Dyke, 2018 ya da 2022’yi devralma gibi bir niyetleri olmadığını açıkladı.

2- BLATTER NEDEN İSTİFA ETTİ?

Blatter bütün iddiaları reddetti, eleştirilere güldü geçti. 5. kez seçildikten 2 gün sonra ise olağanüstü kongreye gidileceğini, aday olmayacağını açıkladı. Blatter FIFA içerisinde yeterli oya sahip olsa da genel futbol kamuoyunda sahip olduğu antipati seviyesiyle başa çıkamayacağını görmüş olsa gerek. Özellikle sponsorların ve nüfuzlu ülkelerin muhalefeti onu epey zorlayacaktı. Ancak o sadece bu tip gerekçelerle koltuğunu bırakacak biri değil. Açık ki FBI ve İsviçre savcılığının başlattığı operasyonların kendisine kadar uzanacağını gördü ve bu korkuyla geri adım attı.

3- SKANDALA RAĞMEN SEÇİMİ NASIL KAZANDI?

bir soru. Sepp Blatter bu kadar sevilmiyorsa seçimleri nasıl kazanıyor? Yanıt, Havelange’ın kurduğu ve miras bıraktığı basit formülde gizli: Asya ve Afrika oyları. Havelange, ‘70’lerde ırkçılık mağduru Afrika’yı sistemin içerisine yerleştirdi ve onların hamiliğini yaparak oylarını kazandı. “Afrika’da Dünya Kupası” sözü vererek göreve gelen Blatter de bu sistemi sürdürdü. Nihayetinde FIFA üyesi 209 ülkeden 54’ü Afrika’da ve bu Afrika’ya stratejik bir önem atfediyor. Afrika ülkelerini temsil eden üyelerse çoğunlukla boğazına kadar yolsuzluğa batmış isimler. Dolayısıyla burada oluşturulan “Kazan/Kazan” denklemi Afrika futbolunu temelden geliştirmekten çok uzak. 

4- BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Aralık ila mart arasında bir olağanüstü kongre düzenlenecek. Adaylar arasında son seçimlerde Avrupa ve ABD’nin desteklediği Ürdün Prensi Hüseyin, UEFA Başkanı Michel Platini, Michel Van Praag eski futbol yıldızları Luis Figo, Zico, David Ginola gibi Blatter muhalifleri ve ‘değişim’ çağrılarına uygun olarak yeni yüzler var. Diğer tarafta ise Blatter ekolünün temsilcileri sıralanıyor. Örneğin hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan Genel Sekreter Jerome Valcke ve Afrika Futbol Konfederasyonu Başkanı Issa Hayatou, adı geçenlerden ikisi. Şimdilik sessiz kalmayı tercih eden biri var ki, onun adaylığı pek çok dengeyi değiştirebilir: Şeyh Ahmed el Sabah. Ona yazının 2. bölümünde 
değineceğiz.

4 FİGÜR

ANDREW JENNINGS

YIL 2002. Sepp Blatter ikinci kez başkanlığa seçilmiş ve Zürih’te zaferini kutluyor. Basın mensupları arasında kır saçlarıyla yaşlı bir afacan var ki ‘90’larda IOC’de dönen dolapları ortaya çıkardığı göz önüne alınırsa Blatter’in epey korkması ve söz hakkı vermemesi gereken bir isim! Yine de mikrofonu alıyor ve tek soruyla Blatter’in keyfini kaçırıyor: “Bay Blatter, hiç rüşvet aldınız mı?” Blatter, ‘Hayır’ yanıtını veriyor ve Jennings, FIFA hakkındaki ilk haberini yapıyor: “Blatter, rüşvet iddiasını reddetti.” Aradan 13 yıl geçti ve bugün gelinen nokta ortada. Operasyonu FBI başlattı belki ama ‘dünyanın en gizli krallığı’ndaki herkesin bildiği ama kimsenin hakkında konuşmadığı pislikleri ortaya Andrew Jennings döktü.

Peki Jennings gibi kimsenin adamı olmayacak kadar dürüst bir gazeteci tüm bu belgeleri nasıl edindi? Sözü ona bırakalım: “Her kurumda, tepedeki insanlar ne kadar pislik içinde olursa olsun daha aşağılarda dürüst insanlar vardır. Bilirsiniz, ev kredilerini ödeyen, çocuğunu okutmak zorunda olan insanlar. Bunlar sadece çalışanlardır ve düzgün bir ahlak anlayışları vardır. Bu insanlara erişip onların size kapının altından belgeleri ulaştırmasını sağlamalısınız.”

Jennings uzun yıllar FIFA binasına, basın toplantılarına alınmadı. Bugün işlediği suçlar açığa çıkan Chuck Blazer ve Jack Warner gibi isimlerin sözlü ve fiziksel saldırılarına uğradı. Ama işte 71 yaşında artık nihayet FIFA’nın ipliğini, gerçek gazetecilik yaparak pazara çıkarmış bir usta olarak gönül rahatlığıyla emekli olabileceğini söylüyor. Kim hak etmediğini söyleyebilir ki?

ŞEYH AHMED EL SABAH

Kuveyt hanedan ailesinin üyesine spor yöneticiliği, Irak’ın ülkesini işgali sırasında öldürülen babasından miras kaldı. 1990’dan bu yana spor ve iş dünyasında güçlü ortaklıklar geliştiren Şeyh Ahmed el Sabah, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) başkanlığına Thomas Bach’ı seçtiren isim olarak biliniyor. Bach’la iş ilişkileri de bulunan Şeyh, pek çoklarına göre IOC’nin en güçlü ismi. Ancak o bununla yetinmiyor. Nisan ayında Blatter tarafından FIFA İcra Heyetine alınan Sabah’ın 2019’da İsviçrelinin yerine FIFA’nın yeni başkanı olabileceği konuşuluyordu. Blatter’in istifası sonrası bu takvim erkene alınmış olabilir mi? Blatter, Havelange’dan devraldığı mirası Sabah’a devretmeye epey istekli. Rusya, Asya, Orta Amerika ve Afrika oylarını kontrol eden Sabah’ın da aday olması halinde seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Ancak sorun şu ki, ağzına kadar pisliğe battığı artık tüm dünyaca bilinen FIFA’da sponsorlar ve Avrupa&ABD, afişe olan Blatter düzeninin aynı şekilde devam etmesine göz yummayacaktır. Herkes -en azından- vitrini temiz bir FIFA görmek istiyor.  Bu da Sabah’ın bir ya da birkaç dönem daha geri planda kalmasını sağlayabilir. Onun da buna karşılık bazı talepleri olacaktır elbette örneğin 2018 Rusya ve 2022 Katar Dünya Kupalarına dokunulmaması.

SEPP BLATTER

Cuma günü İsviçre televizyonuna yaptığı açıklamada “Neden istifa edeyim ki? Bu yanlış yaptığımı kabul etmek olur” diyordu. Bu haldeyken, seçilmesine rağmen pazartesi günü görevini bırakacağını açıklaması çok şey anlatıyor. 

Joao Havelange, 1998’de nihayet FIFA başkanlığını bırakmaya karar verdiğinde ‘74’ten bu yana kurduğu düzeni bozmayacak birisini arıyordu ve bunun Blatter olduğundan şüphesi yoktu. Blatter, Havelange’dan kendisini başkanlıkta tutacak Asya&Afrika oyları taktiğini de aldı ve 17 yıl boyunca rakip tanımadı. 
Ancak tüm o oyları toparlamak için semirttiği yolsuzluk düzeni nihayet sonu oldu. Onu, ‘yolsuzluk kralı’ olmasının yanında kadınlar futbolunun popülarite kazanması için “Daha dar şortlar giysinler” demesiyle; dünya kupalarını ev sahibi ülkelerin emekçileri için Dave Zirin’in deyimiyle ‘neoliberal Truva atı’na çevirmesiyle ve diktatörlüğüyle hatırlayacağız.

Tabii tüm bu “Görevi bırakacağım ama olağanüstü kongreye kadar reformlar üzerine yoğunlaşacağım” sözleri bir ‘Frank Underwood’ numarası değilse!

JACK WARNER

Onun  yediği naneler saymakla bitmiyor: Kara para aklama, rüşvet, yasa dışı bilet satışı…
 ‘Pis işler’inde kullandığı oğlu Daryan ABD’de yakalanıp FBI itirafçısı olduğundan bu yana pandoranın kutusunun açılmasını bekliyoruz. Ama o tarzı olduğu üzere daha hızlı davranıp, “Artık onlar için sır tutmayacağım. Açıklayacaklarım Sepp Blatter’i de içerecek. Yaklaşan çığı ölüm bile durduramaz” dedi.
2010 Güney Afrika Dünya Kupası için 10 milyon dolar rüşvet aldığı iddia edilen Warner’ın yolsuzluk kariyerinde çok daha korkunç işler de var. Örneğin 220 bin insanın öldüğü 2010 Haiti depremi sonrası FIFA’nın yaptığı 750 bin dolarlık yardımın, 690 bin dolarını cebine indirmek gibi!

Bu adamın birkaç yıl öncesine kadar FIFA asbaşkanı ve CONCACAF başkanı olduğuna inanmakta güçlük mü çekiyorsunuz? Hakkında çıkan onca yolsuzluk iddiası sonrası FIFA’dan ayrılmak zorunda kalıp ülkesi Trinidad Tobago’da Ulusal Güvenlik Bakanı olmasını verelim o zaman?

 

ÖNCEKİ HABER

Şampiyonlar şampiyonu Barcelona

SONRAKİ HABER

Gezi eylemleri sırasında öldürülen Mehmet Ayvalıtaş davasında sanıklar beraat etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa