06 Haziran 2015 04:53

AKP'nin kültür politikaları: Yasak... Ceza... Sansür

Paylaş

*Sevda AYDIN

AKP iktidarı süresince sanat camiasında, darbe yıllarında bile görülmemiş bir mücadele ortamı sürdü, sürüyor. Salonsuz, mekansız bırakılan devlet sanat kurumları ve sanatçılarından, kitapları yasaklanan yazarlara, filmleri sansürlenen sinemacılardan, heykelleri yıkılan heykeltıraşlara, “tuvalindeki resmine tükürürüm” diyen bakanla karşılaşan ressamından, Gezi direnişine destek verdiği için ödenek alamayan tiyatrolara varan geniş bir alanda yaşanan sansür, yasak ve cezalar ile bunlara karşı sanatçıların verdiği mücadele her gün yeni örneklerini yaşarken, biz bir sayfaya sığdırabileceklerimizi toparlamaya çalıştık;

YASAK VE SANSÜR SİNEMANIN YAKASINI BIRAKMADI

* Yönetmenliğini Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel’in yaptığı Bakur (Kuzey) adlı belgeselin gösterimi 34. İstanbul Film Festivali’ndeki gösterime saatler kala iptal edildi. Kültür Bakanlığının “Kayıt tescil” belgesi dayatmasıyla başlayan sansür, sinemacıların festivallerden filmlerini çekmesi ve jüri üyelerinin istifa etmesi üzerine geniş kapsamlı bir sansür gündemini oluşturdu. Sinema meslek örgütleri Bakur’un özgürce gösterilebilmesini ve sansür yasalarının kaldırılmasını talep etti. 

* Uluslararası 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde sansür jüri tarafından yarışma filmi olarak belirlenen “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” adlı belgesel film, festival yönetimi tarafından Cumhurbaşkanına hakaret maddesini de içeren Türk Ceza Kanununun 125. ve 299’uncu maddelerine aykırı ifadeleri içerdiği gerekçesiyle yarışma filmi listesinden çıkarıldı. 

* Lars von Trier’in Nymphomaniac adlı son filminin Türkiye’de sinemalarda gösterilmesinin yasaklandı.

ONUR ÜNLÜ’NÜN ‘İTİRAZIM VAR’ FİLMİNE YAŞ SINIRI

* Kültür Bakanlığı, Onur Ünlü’nün yönetmeni olduğu ‘İtirazım Var’ filminin yapımcısı U10 Film’e gönderdiği belge ile filme 18 yaş sınırı getirildi. Onur Ünlü, yazdığı dilekçe ile bu karara itirazda bulunmuştu. Ünlü’nün itirazı sonuçlandı ve filme getirilen +18 yaş sınırı, +15’e düşürüldü.

‘BAŞROLDE ARAM DEĞİL ALİ OLSAYDI FİLMİM DESTEKLENECEKTİ’

* Özcan Alper’in üçüncü film projesi Rüzgarın Hatıraları’na Kültür Bakanlığı destek vermedi. Alper destek alamamasını şu sözlerle değerlendirmişti: ‘Başrolde Aram değil Ali olsaydı filmim desteklenecekti’

KİTAP ‘DOKUNAN YANAR’ 

* Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Gazeteci Ahmet Şık’ın “İmamın Ordusu” olarak bilinen çalışması, “terör örgütü dokümanı” olduğu gerekçesiyle mahkeme tarafından toplatıldı. Şık’ın tutuklanmasının ardından bir araya gelen 125 gazeteci, aktivist ve akademisyen, soruşturma kapsamında el konulan kitap taslağı üzerinde çalışmaya başladı ve “000 Kitap” adlı yayın piyasaya çıktı. 

* Muzaffer İzgü’nün Zıkkımın Kökü isimli kitabı Bursa’da 7. Sınıf öğrencilerine yasaklandı.

* John Steinbeck’in  “Fareler ve İnsanlar” kitabının bazı bölümleri, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Kitapları İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından sakıncalı bulundu.

* İstanbul Bahçelievler’deki Behiye Doktor Nevhiz Işıl İlköğretim Okulunda görev yapan 7. sınıf Türkçe öğretmenine MEB’in ilköğretim okullarında okutulacak 100 Temel Eseri arasında gösterdiği Şeker Portakalı’nı okuttuğu için soruşturma açılmıştı. 

* Milli eğitim Bakanlığının ülke genelinde başlattığı ‘Yazarlar Okulda’ projesi kapsamında lise öğrencilerine dağıtılan kitaplar arasında Aslı Tohumcu’nun ‘Abis’i de yer alıyordu. Ancak Yeni Çağ ve Habertürk gazetelerinin ‘Abis’in ‘pornografik’ ve şiddet içerikli olduğunu iddia eden manşetlerinden sonra Tohumcu’nun kitabı okullardan toplatıldı. Kitabın toplatılmasına ve gazetelerde çıkan manşetlere dair gazetemize konuşan Tohumcu ‘Kendimi bir Aziz Nesin hikayesindeymişim gibi hissediyorum. Olmayan ahlakımızı ben mi bozdum’ dedi.  

ERDOĞAN ‘UCUBE’ DEDİ HEYKEL YIKILDI

* Mehmet Aksoy’un Kars’taki “İnsanlık Anıtı” heykeli Erdoğan’ın “Ucube” demesinin ardından yıkıldı. 

* Beyoğlu Belediyesine bağlı Beyoğlu Sanat Galerisinde “Nostalji 2014” karma sergisinde yer alacak olan Nursel Sökmen Bayram’ın “Maraş Katliamı” isimli tablosu sergiden kaldırıldı. 

* Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası için tasarlanmış kadın ve erkek figürlü heykeller kaldırıldı. Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emin Kuru, “Daha çok solun sahip çıktığı bir figürdü. Kırmak istedik de başaramadık” diyerek yapılanı savundu.

KÜLTÜR BAKANLIĞINDAN FAZIL SAY’A SANSÜR

AKP’nin hedef aldığı sanatçılardan biri de Besteci-Piyanist Fazıl Say. Twitter’da yazdığı yazılar nedeniyle ‘halkın benimsediği değerleri alenen aşağıladığı gerekçesiyle’ 1.5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Sanatçı Fazıl Say, 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu hüküm, 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bırakıldı. Say, hükümetin kara listesinde kalmaya devam etti ve son olarak Kültür Bakanlığının yıllık programında yer alan konserleri iptal etti.  

TİYATRODA SANSÜR

RÖSENBERGLER ÖLMEMELİ

* İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Alain Decaux’nun yazdığı Rosenbergler Ölmemeli oyununu programına aldı. Orhan Alkaya’nın yönettiği oyununun ilk gösterimin ardından Fikret Ertan, Engin Ardıç ve Hadi Uluengin köşe yazılarında oyunun tarihi bir gerçeği çarpıttığını yazdılar. Bunun üzerine İBBŞT, Alain Decaux tarafından sahnelenmesine izin verilmediği gerekçesiyle programdan kaldırıldığını açıkladı.

ZENGİN MUTFAĞI KALDIRILDI

* ”Zengin Mutfağı” da apar topar gösterimden kaldırılan oyunlar arasında. İlk gösterimlerinden birinde seyirciler arasındaki üç kadının kurt işareti yaparak protesto ettiği oyun, bunun üzerine kaldırıldı. İBB Şehir Tiyatroları, “Başka oyun tercih ettik, arkasında bir şey yok” derken oyunun yönetmeni Aslı Öngören, gerekçenin inandırıcı olmadığını söyledi. 

 SÜMEYYE’YE ‘SAYGISIZLIK’

* Ankara Devlet Tiyatrolarındaki oynanan ‘Genç Osman’ adlı oyuna giden Sümeyye Erdoğan, oyuncuların müstehcenlik içeren hareketler yaptığı gerekçesiyle tiyatroyu terk etti. Devlet Tiyatroları ise oyunda ‘Bir takım istenmeyen şeylerin’ olduğunu söyleyerek, konuyla ilgili inceleme başlatıldığını açıkladılar.

BARIŞ ATAY’IN OYUNUNA SANSÜR GELDİ

* Redhack soruşturması kapsamında gözaltına alınan Barış Atay’ın rol aldığı ‘Kırmızı Yorgunları’ adlı tiyatro oyunu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür Sosyal İşler Dair Başkanı Ali Yaşildağ’ın hedefi oldu. Atay’ın ‘iktidar aleyhinde çok konuştuğu’ gerekçesiyle oyunun gösterimleri engellendi.

GEZİ DİRENİŞİNE KATILAN TİYATROLARA ÖDENEK VERİLMEDİ

* Kültür ve Turizm Bakanlığı Gezi direnişine katılan tiyatrolara ödenek vermedi. Aralarında Genco Erkal’ın yönetiminde olduğu Dostlar Tiyatrosu, Altıdansonra Tiyatro, Destar Tiyatro, Bulut Tiyatro, Ferhan Şensoy’un Ortaoyuncular’ı . “Rekor destek” diye açıklanan bu listeye giremeyen tiyatrolar oldu. Özel tiyatrolar, bakanlığın “kara listesinde” olmayı tepkiyle karşıladılar ve “Yaşasın seyirci desteği” dediler.  

Mİ MİNÖR ‘GEZİ PARKI’NIN PROVASI’ DENİLEREK LİNÇ EDİLDİ

* Yeni Şafak gazetesi Mehmet Ali Alabora’nın yazıp yönettiği ve oynadığı ‘Mi Minör’ oyununda Gezi Parkı eylemlerinin provasının yapıldığını iddia etti. İddiaya göre Gezi eylemleri Mehmet Ali Alabora’nın yönettiği ve oynadığı ‘Mi Minör’ oyununda prova edildi. İlk gününden beri Gezi direnişinde yer alan sanatçı, gazeteye göre ‘Mi Minör’ oyununda halkın nasıl isyan etmesiyle ilgili yol gösteriyor, isyan ederken de sosyal medyada nasıl örgütlenilmesi gerektiğini anlatıyordu.

SANAT KURUMLARINI LAĞVEDEN YASA: TÜSAK

* Şehir Tiyatrolarının tasfiye sürecini başlatan genelgeden kısa bir süre sonra Erdoğan’ın “Devletin sanatı mı” olur sözüne uygun olarak devlete bağlı sahne sanatları kurumlarının kapatılıp TÜSAK (Türkiye Sanat Kurumu) adlı bir kurumun oluşturulması yolunda adımlar hızla atıldı. TÜSAK sanat gündeminde önemli bir başlık oldu.

TÜSAK’A HAYIR DİYEN GÖREVİNDEN ALINDI

* Devlet Tiyatroları (DT), Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürlüğü ve devlete bağlı orkestraların yöneticilerinin altına imza attıkları sanat kurumlarını lağvetmeyi öngören “Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) Yasa Tasarısı Taslağı’na Hayır” bildirisini imzalayan yöneticiler tek tek görevlerinden istifa ettiler. Söz konusu bildiriye Rengim Gökmen, Şadi Erdoğan, Nilgün Çelebi, Ankara DOB Müdürü Aykut Çınar, İstanbul DOB Müdürü Suat Arıkan, İzmir DOB Müdürü Aytül Büyüksaraç, Mersin DOB Müdürü Erdoğan Şanal, Antalya DOB Müdürü Kenan Korbek ve Samsun DOB Müdürü Volkan Kıran imza atmıştı.

SANAT KURUMLARI TASFİYE EDİLDİ

* Şinasi ve Akün sahneleri ihaleyle satılıp, yerlerine Alışveriş Merkezi, otel yapılarak bu alanların rant alanına dönüştürülmesinin yolu açılmak isteniyor. 

EMEK SİNEMASI

1924 yılında Beyoğlu Yeşilçam Sokak’ta açılan ve ilk ismi Melek Sineması olan Emek Sineması, 2009 yılında restorasyon gerekçesiyle kapatıldı. Restorasyonun bir bahane olduğu ve sinemanın dahil olduğu bina ile birlikte yıkılacağı haberi kısa sürede yayıldı. Sinemacılar, Emek Sinemasının bir kültür mirası olduğunu ve mevcut haliyle restore edilerek korunması gerektiğini söyleseler de, Kamer İnşaat  ‘Grand Pera’ projesini yerine getirmek için her şeyi yaptı. Bu proje, Emek gibi bir Kültür Tarihini yok etti. 

AKM

* Polis karakoluna dönüştürülen İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin (AKM) içindeki pek çok önemli teknik aksam ve diğer eşyanın ikinci elcilerde, hurdacılarda satıldığı ortaya çıktı. yıllardır kapalı olan AKM, bugün içi boş, camları kırık ve atıl bir halde hâlâ onarılmayı bekliyor.

SANATÇILARA VE YAZARLARA SALDIRI 

ERDOĞAN ALABORA’YI HEDEF GÖSTERDİ

* Recep Tayyip Erdoğan Gezi direnişine dair yaptığı konuşmalarda sık sık Oyuncular Sendikası Başkanı ve Oyuncu Memet Ali Alabora’yı hedef gösterdi. 
Erdoğan, Alabora’nın Gezi için twitter hesabından attığı “Mesele Gezi Parkı değil arkadaş. Sen hâlâ anlamadın mı” sözlerini işaret ederek, ‘Reyhanlı saldırısının hemen ardından, büyüyen Türkiye’ye bu sefer başka tuzak kurdular. Taksim olaylarının başlangıcında bir sanatçı var. “Mesele Gezi Parkı değil arkadaş. Sen hâlâ anlamadın mı”.  Bu ülkede hukuk varsa bunun hesabını soracağız. Bu öfkenin, kinin dışa vurumudur’ dedi. 

AKİT BOL BOL MESAİ HARCADI

* Hedef göstermeleriyle ünlü Yeni Akit gazetesi, Gezi Parkı eylemlerine destek veren isimleri tek tek listeledi ve o isimlerin ifadelerinin alınacağını iddia etti. Gazetede ‘‘İşte çapulculara destek verenler’’ diye başlık atarak tanınmış kişilerin tweetleri işaret edildi. Tweetler için “Halkı iç savaşa çağıran kahpe yalancılar” ifadesi kullanıldı.

BAKAN’DAN ELEŞTİRMEN AKMEN’E DAVA

* Sahne Sanatları Eleştirmeni Üstün Akmen’e Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik art arda dava açtı. İlk açılan davada 10 bin TL talep eden bakan, ikinci davada 50 bin lira istedi. Akmen ise hakkında açılan davayı, siyasi iktidarın yazarlar üzerinde otosansür uygulamaya çalışması olarak yorumladı. 

YAZAR EMRAH SERBES’E ERDOĞAN AİLESİNDEN DAVA

Yazar Emrah Serbes katıldığı bir televizyon programında “Kitaptan yüzde 18, havyardan ise yüzde 8 vergi alınıyor. Devlet, ‘kitap okumayın, havyar yiyin’ demek istiyor sanırım. Sonra bu vergiler de son milyon bükücü Bilal’e gidiyor” sözlerinden dolayı yazara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan, tarafından ‘hakaret’ ettiği iddiasıyla dava açıldı.

MÜCADELE 
 

MEHMET AKSOY DAVAYI KAZANDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kars’ta yıktırılan İnsanlık Anıtı’na “ucube” diyerek heykeltıraş Mehmet Aksoy’a hakaret ettiği gerekçesiyle 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum oldu. Erdoğan, Başbakan olduğu 8 Ocak 2011’de Kars’ta düzenlediği mitingde, İnsanlık Anıtı’na “ucube” demiş ve ardından anıt vinçle linç edilmişti. Aksoy da avukatı Turgut Kazan aracılığıyla tazminat davası açmıştı. İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava dün sonuçlandı ve Erdoğan tazminat ödemeye mahkum edildi.

KORKUYA KARŞI ÖZGÜR TİYATRO!

Belediye Meclisinden geçen yeni yönetmelikle Şehir Tiyatrolarında sanatsal kararların bürokratların ağırlıkta olacağı Edebi Kurul’a devredilmesi, genel sanat yönetmeninin işlevsizleştirilmesi üzerine başlamıştı her şey. Yeni yönetmelikte öne çıkan amacın ‘Toplumun genel etik değerlerine özen göstermek’ olması, eş zamanlı olarak patlak veren ‘muhafazakar sanat’ söylemleri de tuz biber ekti… Tiyatro sanatçıları yeni yönetmeliğe karşı ‘Şehir Tiyatroları yok edilemez’ diyerek seyirciye çağrıda bulundu ve “Korkuya Karşı Özgür Sanat” diyerek direndi. 

EMEK BİZİM İSTANBUL BİZİM

* Emek Sineması için verilen mücadele beş yılı aştı. ‘Bu Daha Başlangıç’ diyerek yıllardan beri Emek Sinemasının önünde başlayan eylemler devam ediyor. Emek Sinemasının yerine yapılan AVM, Serkildoryan’a, Melek Apartmanı’na, Yunan Konsolosluğu binasına geri döndürülemeyecek hasarlar verdi. 8 Ocak 2015’te İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Emek Sinemasını yıkan proje hakkında “Kamu yararı olmadığı ve hukuka uygunluk bulunmadığı, tarihi ve kültürel yapılara telafisi güç ve hatta imkansız zararlara yol açacağı” gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararını açıkladı. 

GENCO ERKAL DAVAYI KAZANDI

* Kültür Bakanlığı Gezi Parkı eylemlerine destek verdikleri iddiasıyla pek çok özel tiyatroya verdiği desteği kesmişti. Genco Erkal yönetimindeki Dostlar Tiyatrosunun ‘Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı oyunu da destek alamayanlar listesindeydi. Erkal’ın Kültür Bakanlığına açtığı dava sonuçlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığının kararı Ankara 15. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. 

* Akün ve Şinasi Sahnelerinin satışı eylemler sayesinde henüz gerçekleşemedi.

* TÜSAK’a karşı sanatçılar eylemlerine devam ediyor. Önceleri sanatın çeşitli dallarını ortadan kaldırmayı düşünen hükümetin yeni politikası, kendi dünya görüşüne uygun eserlerin yapılmasını teşvik etmek. Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) ile bunu uygulamaya sokmaya çalışan hükümete karşı sanatçılar yıl boyunca protesto etkinlikleri düzenledi.

 

 

 

ÖNCEKİ HABER

8 Haziran biz’lerle yeni yaşamın ilk günü olsun

SONRAKİ HABER

Türkiye için çölleşme ve kuraklık uyarısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa