05 Haziran 2015 04:52

Suriye’de herkesin cihatçısı kendine!

Paylaş

Krizin başladığı 2011’den bu yana müdahale eden, komşu ülkeler ve uluslararası güçlerin yardımıyla Suriye, her türlü İslami silahlı örgütün cirit attığı bir ülke haline geldi. Son aylarda kuzeyde yaşanan çatışmalar bu durumu gittikçe daha net ortaya koyuyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar açıktan el Kaide’nin Suriye kolu el Nusra ve onun etrafından Fetih Ordusu adıyla birleşen bin bir çeşit cihatçı grubu destekliyor. Uluslararası haber ajansları da hiç olmadığı kadar çok bu grupların sözcüleriyle röportajlar yapıyor, her haberde görüşlerine, açıklamalarına başvuruyor.  

‘ILIMLI ILIMSIZ’ BİR ARADA

Fetih Ordusu ittifakı Halep kentinde de kuruldu. Önemli kentlerden İdlib’i tamamen ele geçirmesinin ardından bir kısmı muhalefetin bir kısmı Esad Hükümeti’nin elinde olan Halep’e saldıracağını açıkladı. Fetih Ordusu, El Nusra, Ahrar’uş Şam, Ecnad’uş Şam, Feylak’uş Şam, Liva el Hak, Ceyş es Sunne, Cund’ul Aksa gibi çeşitli cihatçı örgütlerden oluşuyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ın desteğini alıyor. 
Batı ve Türkiye tarafından “ılımlı muhalefet” denilen Özgür Suriye Ordusu da (ÖSO) Fetih Ordusu ile “ittifak halinde” olduğunu söylüyor. Mayıs başında BBC’ye konuşan ÖSO hukuk müşaviri Osama Abu Zaid, Fetih Ordusu’nun ÖSO’nun müttefik gücü olduğunu, iki grubun halihazırda üç ayrı yerde birlikte hareket ettiğini söylemişti: “Hama’nın kırsal kesimi, İdlib ve Lazkiye kırsal kesimi.”

ABD NE YAPMAK İSTİYOR?

ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon da bir yandan Esad Hükümeti karşıtlığını artırarak ve “rejimin yıkılmasının şart” olduğu ilk söylemine geri dönerek, cihatçı muhalifleri siyaseten destekler görünüyor. Ancak bugüne kadar Ortadoğu’daki işgal politikalarına halk desteğini “el Kaide nefreti” üzerinden aldığı için açık destek vermiyor, Ürdün ve Türkiye’deki kamplarda kendi silahlı güçlerini oluşturmaya çalışıyor. Ancak bu çaba da sorunsuz değil, “ılımlı” denilen gruplar da asıl olarak IŞİD’e karşı değil Esad’a karşı savaşmak istiyor. 

IŞİD DURMUYOR

İslam Devleti kurma iddiasıyla halifelik ilan ederek Suriye ve Irak’ta terör estiren IŞİD de bir yandan yurtdışından gelen çok sayıda genç sayesinde militan sayısını korurken, zaman zaman geri düşmesine rağmen Suriye ve Irak’ta ilerlemeyi sürdürüyor. Irak’ta son olarak Anbar eyaletinin Ramadi kentini ele geçiren IŞİD’i, Şii milisler, Irak Ordusu ve ABD liderliğindeki koalisyon dahi geri püskürtmüş değil. 
Irak Başbakanı Haydar el İbadi, sık sık “şu kadar gün içinde geri alacağız” açıklamaları yapsa da henüz bu başarılmış değil. Öte yandan Tikrit de benzer bir operasyonla geri alınmış ancak IŞİD’in ilerleyişi durmamış ve Ramadi’yi ele geçirmişti. Ramadi geri alınsa bile IŞİD’in ne kadar zayıflatacağı kesin değil. Paris’te toplanan IŞİD karşıtı koalisyon toplantısında ABD temsilcisinin “IŞİD’le mücadele planı 3 yıldı daha 9 ay oldu” açıklaması bunun bir kanıtı.

KATAR NUSRA’YI ‘PARLATIYOR’

Yine el Cezire, ertesi gün de el Nusra lideri Ebu Muhammed el Culani ile röportajının ikinci bölümünü yayınladı. Nusra liderinin uzun uzun IŞİD’i ‘eleştirdiği’ röportajda, Culani “IŞİD’in Esad’la savaşmadığı”nı savundu ve İran için de “İran’ın kollarını keseceğiz” tehdidi savurdu. Culani röportajın ilk bölümünde de Alevileri tehdit etmiş, “Sünniliğe geri dönerlerse bir şey yapmayız” demişti.  

220 BİN SURİYELİ ÖLDÜ

Suriye’de büyük kısmı ideolojik olarak benzer çizgide olan ancak uluslararası güçlerin çıkarları ve ülkedeki pozisyonlarına göre karşı karşıya gelen güçlerin çatışmaları sürerken, 2011’den bu yana ölen Suriyelilerin sayısı ise 220 bini aştı.


BATININ ESAD-IŞİD DENKLEMİ

Öte yandan birkaç ay önce Dışişleri Bakanı John Kerry’nin “Esad’la müzakere şart” söyleminden son olarak Obama’nın “Suriye’nin geleceğinde Esad yok” söylemine dönmesi ve cihatçılara yardımın artmasıyla siyasi gücünü kaybetmeye başlayan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın da çareyi IŞİD’e zaman zaman göz yummakta bulduğu ileri sürülüyor. Bugün ülke topraklarının yarısını ele geçirdiği belirtilen IŞİD, el Nusra ve Fetih Ordusu’nun Halep’e saldırı planlarının ardından Halep’e yöneldi. Suriye ordusunun IŞİD ile aynı anda diğer muhalif cihatçılara saldırdığı ABD yetkililerinin ve Batı medyasının ağız birliği yaptığı bir iddia.

HASEKE’DE ÇATIŞIYORLAR

İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi önceki gün Suriye ordusunun Halep’e varil bombalarıyla saldırdığını ve en az 37 kişinin öldüğünü açıkladı. Middle East Eye haber sitesinin haberine göre Tal Rıfat bölgesindeki saldırıda 8 çocuk da hayatını kaybetti. Aynı sıralarda IŞİD’in de kuzeydoğu vilayeti Haseke’ye en az 5 bombalı araçla saldırdığı haberi geldi. Gözlemevinden yapılan açıklamada, “IŞİD, Haseke’nin kapısında” denildi. Haseke vilayetinin bir kısmı Esad Hükümeti’nin bir kısmı da YPG’nin kontrolü altında. Buradaki son çatışmalar IŞİD ile Suriye ordusu askerleri arasında gerçekleşti. Gözlemevi lideri Rami Abdulrahman, Çarşamba günkü çatışmada 27 askerin ve en az 26 IŞİD militanının öldüğünü duyurdu. Suriye devlet televizyonu da 5 bombalı araçla gerçekleştirilen saldırıyı doğruladı.

Abdulrahman, IŞİD’in 30 mayıs itibariyle Deyezzor’dan Haseke’ye 400 militan gönderdiğini söyledi. IŞİD’in kentin 500 metre yakınına geldiğini belirterek Suriye Ordusu’nun IŞİD militanları üzerine varil bombası attığını belirtti. Suriyeli muhaliflere yakınlığı ile bilinen Gözlemevi liderinin bu açıklamasının, IŞİD-Esad işbirliği iddialarıyla çelişmesi dikkat çekiyor. 

ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ise Suriye ordusunun kuzey Suriye’yi bombaladığına dair “sağlam kanıtlar” olduğunu ileri sürdü. Açıklamada, “Zehirli kimyasallarla birlikte varil bombaları kullanıldı” denildi. (DIŞ HABERLER)

ÖNCEKİ HABER

Belgesel şenliği başlıyor

SONRAKİ HABER

Uluslararası İstanbul Opera Festivali 2 Temmuz’da başlıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa