12 Eylül mağdurları son gün 25 Ağustos

12 Eylül mağdurları son gün 25 Ağustos

Lise yıllarımda ve daha sonraları da sık sık duyardım; büyüklerimizden “1402’ den içeride yattım” sözlerini. Sık sık duyduğum bu rakamın yıllar sonra benim üzerinde araştırma yapacağım bir konu olacağı hiç aklıma gelmemişti.Bilindiği üzere halk arasında torba yasa olarak ta adlandırılan 6111 sayılı kanun 25/2/

Gülüzar Özev

Lise yıllarımda ve daha sonraları da sık sık duyardım; büyüklerimizden “1402’ den içeride yattım” sözlerini. Sık sık duyduğum bu rakamın yıllar sonra benim üzerinde araştırma yapacağım bir konu olacağı hiç aklıma gelmemişti.
Bilindiği üzere halk arasında torba yasa olarak ta adlandırılan 6111 sayılı kanun 25/2/2011 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. İlgili yasaya eklenen geçici 36. madde ve 2011/36 sayılı genelge ile 1980 darbesinde haksız yere tutuklu kalanlara sigorta sürelerini, borçlanma hakkı getirilmiştir. Çay kaşığıyla verme ama düğün kepçesiyle alma mantığı burada da geçerli olmuştur. Zira 6111 Sayılı Kanun içerisine her türlü mevzuatın sığdırıldığı fakat daha çok emekçiler aleyhine hükümler içeren yasa maddelerinden oluşmaktadır. Sosyal güvenlik kurumuna yapılan borçlanmalar (askerlik borçlanması doğum, borçlanması yurt dışı borçlanma vb)  sigortalılık başlangıcını geriye götürürken, tutukluluk süresinin borçlanılmasında böyle bir hak verilmemiştir. Ödenen primler sadece sigortalılık günü olarak değerlendirilecek, sigortalılık süresini geriye götürmediği için bir kez daha mağdur durumuna düşmüş olacaklardır. Oysa sigortalılık başlangıcı 1980’lere giden bir çok kimse emekli olma hakkını elde edecek esas o zaman geçici 36. madde bir işe yarayacaktı.
Bundan dolayı 30 yıl sonra yarım yamalakta olsa “kaybedilen hakların geri verilmesi” ne kadar ve hangi ihtiyaca cevap vereceği ayrı bir tartışma konusudur.
6111 sayılı kanunla kanuna eklenen 36 madde ile 1402 sayılı Sıkıyönetim kanunu uyarınca kurulan sıkıyönetim mahkemelerinin görev alanına giren suçlar nedeniyle yakalanan veya tutuklananlardan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime elkoyduğu 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlarına karar verilenlerin, gözaltında veya tutuklulukta geçen süresi için kendilerine ya da hak sahiplerinin bu durumlarını belgeleyerek 25.08.2011 tarihine kadar kuruma talepte bulunmaları kaydıyla borçlandırılacaktır. Gözaltında veya tutuklulukta geçen süreler talep tarihinde 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının yüzde 32’si üzerinden hesaplanacaktır.
İlgili maddeyi biraz daha açacak olursak; prime esas günlük kazanç; yani asgari brüt ücretin bugün itibari ile 837 TL’nin yüzde 32’si yani aylık 267,80 TL ödemekten bahsetmektedir. Yine burada da bir haksızlık söz konusudur. Yüzde 32 olarak ödenecek sigorta priminin yüzde 12’si aslında hastalık primidir. Ve bu primi ödeyen sigortalı yararlanmadığı sağlık yardımının primini ödemiş olacaktır. (aylık 100.40 TL boşa ödenen para).
1980 darbesinden önce haklarında beraat kararı verilenler borçlanamayacaktır. Tutukluluk süresince haklarında hüküm kararı olmayanlar bundan dolayı dava açıp tazminat almışlarsa primlerini kendileri ödeyeceklerdir. Bu kişiler borçlanacakları sigorta primini başvurunun kabul tarihinden itibaren altı ay içinde ödeyeceklerdir. Hiç ödeme yapmayanların borçlanmaları geçerli sayılmayacaktır. Sigorta borçlanması yapılacak kimse ölmüşse mirasçıları borçlanma işlemlerini yapabilir. Tutukluluk süresi sonucunda hüküm giymeden beraat kararı verilen devletten de tazminat alamayan mağdurların sigorta primi hazine tarafından ödenecektir. Bunun için borçlanma tutarının tahakkuk ettirilmesi yeterli sayılacaktır.
Sıkıyönetim kanunu 26/12/1978 ve 19/07/1987 tarihleri arasında uygulandığı için bu tarihler arasında gözaltında ya da tutuklu olup hüküm giymeyenler prim borçlanmasına başvurabileceklerdir.
1402 sayılı Kanun kapsamında gözaltına alınan veya tutuklananlardan daha sonra Kanunun 4. maddesi kapsamında sigortalı sayılanlar ile 5434 sayılı Kanuna tabi görevinden ayrıldıktan sonra açıkta iken gözaltına alınan veya tutuklananların borçlanma süreleri Kanunun 4. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendine tabi (işçi statüsünden) ortaklılık olarak değerlendirilecektir.
5434 sayılı Kanuna tabi çalışmakta iken 1402 sayılı Kanun uyarınca kurulan sıkıyönetim mahkemelerinin görev alanına giren suçlar nedeniyle tutuklananlardan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu 12Eylül 1980 tarihinden itibaren haklarında kovuşturmaya neden olmadığa (takipsizlik) veya beraatlarına karar verilenlerin, gözaltında veya tutuklulukta geçen ve herhangi bir nedenle hizmet olarak sayılmayan süreleri, göreve başlatıp başlatılmalarına bakılmaksızın kendileri veya hak sahiplerinin bu durumlarını belgeleyerek 25.08.2011tarihine kadar Kuruma müracaat etmeleri kaydıyla,gözaltına alındığı veya tutuklandığı tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık derece ve kademesinin müracaat tarihindeki katsayılar ve emeklilik keseneğine esas aylığın hesabına ait diğer unsurlar ile kesenek ve karşılık oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak borçlanma tutarının borcun tebliğ tarihinden itibaren altı ay içerisinde kendilerince veya hak sahiplerince ödenmesi halinde hizmet sürelerine eklenecektir.
Sosyal güvenlik kurumları aynı çatı altında birleştirildiği halde sigortalılık haklarında yararlanma açısında farklı statü hala korunmaktadır. Bu yazıda zaman zaman adı geçen 4/a 4/c kavramlarının kısaca açıklarsak; 4/a hizmet akti ile çalışanları, 4/b kısaca kendi adına çalışa hizmet ve ticaret erbabını, 4/c  kamu görevlileri anlamına gelmektedir.
Buna göre borçlanmalar sigortalının tutukluluktaki statüsüne göre 4/a yada 4/c sigortalısı olarak değerlendirilecektir. Kendi sigortalılıklarından dolayı 2011 şubat ayına kadar gelir ve aylık bağlananlar borçlanma yapamayacaktır.
Başvurular 25 ağustos 2011 tarihine kadar haklarında alına kararları Kara kuvvetleri adli müşavirliğindan temin edip başvuru belgesi ile birlikte Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne müracat edeceklerdir. Elbette bu işlemler benim burada ve kanunlarda yazıldığı gibi öyle kolay olmayacaktır. Başvuruya başlayanları ağustos sıcağında günler, haftalar süren terli koşuşturmalar beklemektedir. Ancak yine de sigortalılıkta emeklilik için gün eksiği olanların ya da mirasçıları açısından bir gelir ve aylık elde etme şansı olabilir diye düşünüyorum.

www.evrensel.net