02 Haziran 2015 05:08

Tuzla’da AKP kan kaybediyor

Paylaş

Ercan KARAKAYA

Tersanelerde yaşanan iş cinayetleri, AKP ve CHP’li belediyelerin yaptığı yolsuzluklar, imar yolsuzlukları, yerel gazetelerin kapatılması, Kadir Topbaş’ın Saray çiftliği, tarihi Ayazma Bölgesine düğün salonu ve son olarak Kamp Armen... Bu başlıklar, son 10 yılda İstanbul’un en ünlü ilçelerinden biri yaptı Tuzla’yı.
İstanbul’un seçmen sayısı en az ilçelerinden olsa da, seçimlerde Tuzlalının ne yapacağı önemli. Tuzla’da 120 bin işçi, irili ufaklı fabrikalarda çalışıyor. Alevilerin, Sunnilerin, Kürtlerin, Türklerin yoğun olarak oturduğu mahalleleri ile Türkiye geneli hakkında da mesajlar verebilir düşüncesiyle seçime az bir süre kala Tuzla’dayız.

ÖLÜMLE İŞSİZLİK ARASINDA
E-5’ten Tuzla’ya giderken, önce tersanelerin devasa vinçlerini görürsünüz. 2008 krizinde onbinlerce işçinin çalıştığı tersaneler bölgesinde şu an 20 bine yakın işçi çalışıyor. AKP döneminde hızla büyüyen tersane sektörü, Türkiye’nin gündemine iş cinayetleriyle girdi. 2007 yılına gelindiğinde istatistikler neredeyse her gün bir işçinin öldüğünü söylüyordu.
İşçilerin eylemleri nedeniyle Türkiye gündemine giren iş cinayetleri, patronları ve AKP hükümetini önlem almaya itti, fakat ölümler 2010 yılına kadar hız kesmeden devam etti. 2008’de yaşanan ekonomik kriz ise ölümden kurtulan on binlerce işçiyi işsiz bıraktı. Büyürken işçilere ölümü reva gören potronlar krizde ise işsizliği reva gördü. Bir yıl öncesine kadar tersanelerde çalışan işçi sayısı 10 bine düşmüştü. Yeni gemi siparişlerindeki kıpırdanmayla işçi sayısı 20 bine yaklaştı. Bu süre içinde tersane işçilerinin payına sefalet düştü; ücretleri 5 yıldır yerinde sayıyor. Ücretler 1100-1700 lira arasında değişiyor. Taşeron çalışma ve uzun mesailer yaygın. Ölümler olmasa da kazalar devam ediyor. Tersane yan sanayisinde istihdam edilen 10 bin işçinin ise daha kötü koşullarda çalıştığını belirtelim.

100 BİN ÖRGÜTSÜZ İŞÇİ
Tersane işçilerinin 7 Haziran’da ne yapacağına gelmeden Tuzla’da değişik sanayi havzalarındaki durumu da aktarmakta fayda var. 100 bin işçinin çalıştığı bu havza Gebze’yle birleşmiş durumda. Deriden tekstile, petro kimyadan metale yüzlerce fabrikada çalışan işçilerin ortalama ücreti 900-1600 lira arasında değişiyor. Deri sektörünü dışarda tuttuğumuzda sendikalı fabrika sayısı bir elin parmakları kadar olduğu bölgede 10 saatten az çalışan fabrika neredeyse yok. İş kazaları, meslek hastalıkları, zamanında alınamayan ücretler işçilerin değişmeyen kaderi.

ETKİSİ SÜRÜYOR AMA...
Yukarıda anlattığımız tablonun sorumlusunun AKP olduğunu düşünen işçi sayısı azımsanmayacak kadar çok. Tuzla sokaklarında konuştuğumuz işçiler arasında AKP’ye oy vereceğini söyleyen işçi sayısı az değil. Aldıkları ücretlerden çalışma koşullarına kadar her şeyden şikayetçiler ama AKP’yi iktidara getiren 2002 krizinin etkileri hâlâ devam ediyor. AKP’nin dini söylemleri de işçiler üzerindeki etkisini sürdürüyor. Daha önce MHP ve Saadet Partisi’ne oy veren ancak son üç dönemdir AKP’ye oy veren işçiler, artık eski partilerine döneceklerini söylüyor. Çalışma koşulları kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan tepkinin de bir sonucu bu. Bir işçi “Çok güvendik ama söylenenlerin hiç birini yapmadılar” diyor.
Kürt işçiler arasında daha önce AKP’ye oy veren işçilerin bir bölümünün HDP’ye oy vereceği söylenebilir. Bunda Demirtaş faktörünün yanında AKP’nin çözüm süreci ve Kobane politikalarının etkisini görmek mümkün. “Barış süreci başladığında çok umutlanmıştık. Ama hiçbir adım atılmadı. Kobane’de yaşananlar artık yeter dedirtti” diyen bir işçi, artık HDP’ye oy vereceğini ekliyor. Bu Kürt işçiler için genel bir durumu ifade ediyor. Çalışma koşulları ve ücretler tercihlerini değiştirmelerinde ikinci etken olarak göze çarpıyor. Tuzla sokaklarında ekonomik vaatleri nedeniyle CHP’ye oy vereceğini söyleyen işçiye rastlamadık. Ancak bazı işçiler, daha önce AKP ya da başka partilere oy veren arkadaşlarının bu vaatler nedeniyle CHP’ye oy vereceğini söyledi.

KİM NE KADAR OY ALMIŞTI?
Tuzla'da son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan yüzde 52, Ekmelettin İhsanoğlu yüzde 38 Selahattihn Demirtaş ise yüzde 8.64 oy almıştı. 2014 yerel seçimlerinde ise AKP yüzde 48, CHP yüzde 39, MHP, yüzde 5 HDP ise yüzde 5 oy almıştı.

DERİTEKS’TEN HDP’YE DESTEK
Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi’nde 40 fabrikada örgütlü sendika, Deriteks’e uğruyoruz. Her seçim dönemi üyelerine ‘emekten yana olan partilere oy verin’ gibi genel bir çağrı yapmakla yetinen Deriteks’in Temsilciler Kurulu’nda HDP’yi destekleme kararı alındı. Sendika, işyerlerinde düzenlediği toplantılarla HDP’ye destek istiyor.
Tuzla Şube Başkanı Binali Tay, AKP’nin emek düşmanı politikalarının bu kararı almalarında etkili olduğunu söylüyor. AKP’yi geriletmenin en önemli yolunun HDP’nin barajı geçmesi olduğunu söyleyen Tay, özellikle son 4 yıldır işçi ve emekçilerin tüm haklarının elinden alındığına dikkat çekiyor. AKP’nin kendinden olmayan herkese baskı uygulamasının, yaşam hakkı tanımamasının da HDP’yi desteklemelerinde etkili olduğunu ekliyor Binali Tay. Aldıkları kararın diğer partilere ve AKP’ye oy verecek işçilerin tepkisini çektiğini, ancak neden böyle bir karar aldıklarını tüm üyelerine anlattıklarını belirtiyor.

EMEP DIŞINDA İŞÇİLERE GİDEN YOK
Tuzla’da hiçbir partinin işçiler arasında özel bir çalışma yapmadığını söylemek mümkün. Sadece seçimlerde HDP’yle ittifak yapan Emek Partisi (EMEP) işçilere dönük çalışma yapıyor. Hem tersaneler bölgesinde hem de sanayi havzalarında işçilere HDP’yi destekleme çağrısı yapan EMEP Tuzla Örgütü’ne gidiyoruz. İl Başkanı Güven Gerçek ve HDP Milletvekili Adayı Nilgün Ongan’ı tersane işçileriyle toplantı halinde buluyoruz. İşyerlerinde yaşanan sorunlar, HDP’nin barajı aşıp aşmayacağı, aşması için neler yapılması gerektiğini konuşuyorlar. Güven Gerçek, metal direnişini anlatarak yaşanan sorunları aşmak için işçilerin birlikte hareket etmelerinin önemine dikkat çekiyor. Nilgün Ongan ise HDP’nin işçiler için demokrasi isteyen tek parti olduğunu ifade ediyor. Diğer partilerin asgari ücreti yükseltme dışında bir vaadi olmadığını, AKP’nin ona bile karşı olduğunu anlatan Ongan, HDP’nin işçi ve emekçilerin sorunlarını çözmeye talip olduğunu dile getiriyor.

PARTİLER HAREKETLİ
Tuzla'nın mahallelerindeki seçim atmosferi işçi havlarından çok daha farklı. Bayraklar, pankartlar, seçim arabalarıyla tam bir seçim süreci yaşanıyor. Ancak sokaklardaki bu hareketliliğin seçim bürolarında yaşandığını söylemek güç. Parti ayrımı yapmadan tüm partileri dolaşıyoruz. AKP dışında tüm partiler görüşme teklifimizi kabul ediyor.  Milli İttifak’ın iki seçim bürosuna uğruyoruz ama kimseyi bulamayoruz. Tuzla’nın e-5 altında olan Yayla, Cami ve Postane mahelleleri ile e-5 üstürde olan Aydınlı, İçmeler, Şifa ve Mimarsinan sinan mahallelerinde neler yaşandığını aktarmaya çalışalım.

AKP: BAŞKANLAR YOKSA GÖRÜŞ YOK
Tuzla'da her mahallede AKP’nin seçim büroları var. Yayla mahallesindeki seçim bürosuna gidiyoruz. İçerde 10 kişi var yok. Kendimizi tanıttıktan sonra yetkili biriyle görüşme teklifimiz ‘mahalle başkanımız yok’ denilerek geri çevriliyor. Seçim çalışmalarının nasıl gittiği, neler yaptıklarına dair sorularımız ise yanıtsız kalıyor. Diğer mahallelerde de durum değişmiyor. Bize de sokakta anlatılanları aktarmak kalıyor. AKP Tuzla’da en çok bayrak, pankart asan parti durumundu. Ancak diğer seçimlerde kapı kapı dolaşan AKP’lilerin bu seçimde bunu yapmadığı söyleniyor. AKP’nin özellikle en çok oy aldığı ve kürt seçmenlerin yoğunlukta olduğu Şifa ve Mimarsinan mahallelerinde oy kaybedecek söyleniyor.

CHP İDDİALI
Yayla mahallesindeki CHP seçim bürosuna gidiyoruz. Yaş ortalaması 50’nin üzerinde olan 10’a yakın kişi var. Kılıçtaroğlu’nun emekliye 2 ikramiye sözünün etkili olduğu yarumunu yapınca gülüşmeler oluyor. Büronun sorumlusu da emekli bir TEKEL işçisi Hüseyin Akalın. Yoğun bir çalışma içinde olduklarını anlatıyor. Her partiden özellikle AKP’den partilerine geliş olduğunu söylüyor. kadın kollarının yoğun bir faaliyet yürüttüğünü, Tuzla’da birinci parti olacaklarını söylüyor. Tuzlalıların ilk olarak geçem derdinde olduğunu daha sonra Erdoğan’ın ve AKP’nin yaptığı hukuksuzluklardan dert yandığını söyleyen Akalın, CHP’nin ekonomik vaatlerinin partilerine güç kattığını düşünüyor. Akalın e-5 altındaki mahallelerde birinci parti olacaklarını e-5 üstünde ise oylarını artıracaklarını söylüyor.

MHP, AKP’YE GİDEN OYLARINI GERİ İSTİYOR
MHP’nin seçim bürosuna gidiyoruz. Büroda sadece mahalle sorumlusu Mükerrem Mısırlı var. Yoğun bir faaliyet içinde olduklarını anlatıyor. Ev ev dolaştıklarını, AKP’den şikayetçi olan birçok tuzlalının bu seçimde MHP’ye oy vereceğini söylüyor. Özellikle diğer seçimlerede AKP’ye oy veren milliyetçilerin bu seçimde tercihlerini partilerinde yana kullanacağını bununda Tuzla’da yüzde 10 barajını aşmalarına neden olacağını anlatıyor.

HDP’YE, HEM AKP’DEN HEM CHP’DEN OY GİDECEK
Tuzla’nın en hareketli partisi HDP denebilir. Örneğin Tuzla merkezde 25 yıl aradan sonra ilk kez seçim bürosu açılmış. Buradaki büronun sorumlusu Ahmet Altun, ilk defa merkezde tüm kapıların kendilerine açıldığını, eksiden saldırılarla karşılaştıklarını anlatıyor. Demirtaş’a Postane ve Cami mahallelerinde 900’e yakın oy aldığını, bunu 2 bine çıkarmak için çalıştıklarını belirtiyor. HDP Alevilerin yoğun olarak oturduğu Aydınlı mahallesinde de iddialı. CHP’nin birinci parti olarak çıktığı mahallede HDP’nin de ciddi bir oy alacağı söyleniyor. Bazı evlerde oyların CHP ve HDP arasında bölüştürüleceğini söyleyenlerin sayısı az değil. AKP’nin güçlü olduğu Şifa mahallesinde ise çok sayıda AKP’li kürt vatandaşın bu kez HDP’ye yöneldiği söyleniyor. HDP İlçe yöneticisi Baycan Şahin, AKP’nin Kürt politikasındaki açmazlarının buna neden olduğunu Kobane’nin ise bardağı taşıran son damla olduğunu dile getiriyor. HDP’ye oy vereceğini söyleyen bir kişi karşılaştığı bir durumu şöyle aktarıyor: “25 kişilik bir aile var. Hepsi AKP’ye oy veriyordu. Şimdi 12’si HDP’ye 13 ise AKP’ye verecek.“

KAMP ARMEN TAPUYU BEKLİYOR
Kamp Armen Tuzla’nın bir kez daha Türkiye gündemine gelmesine neden oldu. Geçtiğimiz Çarşamba günü tapunun gerçek sahibi olan Ermenilere verileceği söylenmişti ama o söz yerine getirilmedi. Kampta nöbet tutmaya devam eden gençler, tapu verilene kadar nöbet tutmaya devam 24 saat nöbet tutmaya devam edeceklerini söylüyorlar. Anıl Yüksel ve Arev Mirakyan, Tuzla’da tüm partilerin en çok da HDP’nin kendilerine destek verdiğini AKP’li yöneticilerin ise bir kez bile yanlarına gelmediğini dile getiriyor. Tuzlalılardan ve İstanbul’un birçok yerinden kendilerine desteğe gelenler olduğunu ahlatan Yüksel ve Mirakyan, biran olsun bile kampı boş bırakmayacaklarını vurguluyorlar.

ÖNCEKİ HABER

Van'da Hüda-Par ile HDP arasında gerginlik

SONRAKİ HABER

Filistin’den ABD çalıştayına karşı boykot çağrısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa