29 Mayıs 2015 03:59

Dayanışamadık affedin ama güçleniyoruz bilin!

Paylaş

Bir grup Arçelik işçisi
Kocaeli

Merhaba metal işçisi kardeşler! 

Bizler Arçelik Çayırovada çalışan bir grup işçiyiz. Tüm metal işçisi kardeşler ayaktayken bizler yan gelip yatmanın ezikliğini yaşadığımızı belirtmek isteriz. Ayrıca diğer fabrikalarda direnerek kazandıkları hakların bizlere de verilmesinden duyduğumuz memnuniyetsizliğimizi de vurgulamak isteriz.  Ama şunu belirtmek isteriz ki, bu kazanımlar tüm metal işçisinin hanesine yazılmıştır ve işveren sendikası MESS’e ve de onun satılık sendikası Türk Metal’e de iyi bir ders olmuştur.

Bizler fabrikamızda hiç bir şey yapmak istemedik mi? Elbette tüm kalbimizle direnen arkadaşlarımızın yanındaydık ancak yeterince örgütlü olmadığımızdan dolayı hareketi ateşleyecek başlangıcı yapamadık. Her ne kadar bir direniş başlatamamış olsak da içeride işverenin ve onun ortakçısı Türk Metal Sendikasının uygulamalarından rahatsız olan ve bir şeyler yapmak isteyen arkadaşların hiç de az olmadığını gördük. 

Bizler Arçelik çalışanları olarak hiç bir şey yapmadık mı elbette yaptık tuvatlerin kapılarına sendikanın ve işverenin nasıl bir karektere sahip olduklarını bizlerin haklarını nasıl yediklerini ve direnmekten başka yolumuzun olmadığını çokça yazdık. Bundan sendika ve yönetim çok rahatsız oldu ve dakika dakika temizlik görevlilerini içeride tut-tular ve kapılara adam dikip kim girip kimin çıktığını takip ettirdiler. Bizlerden çok korktular ancak hareketi ateşleyecek adımı atamadığımız için bu onlara cesaret verdi. 

“Sendikanın getirdiği Kırıkkaleliler, bunlar hiç bir şeye gelmez” denilen, 7-8 senedir çalışan arkadaşlar dahi bir şeyler yapmak istediklerini ama ellerinden çok bir şey gelmediğini herhangi bir eyleme anında cevap vereceklerini belirttiler. 
Sendikanın baskıcı tutumu her geçen gün daha da arttı sendika şube başkanı adamları aracılığıyla toplantılar yaparak bizlere mesajlar yolladı. “Her ne yaparsa herkes kendine yapar. Yönetime bir isim vermemiz yeter” diyerek aba altından dopa gösteren mesajlar gönderdi. 

Bugün belki Tofaş’ta çalışan arkadaşların kazanımı bizlere de verildi ama bu mücadele bittiği anlamına gelmiyor. Her ne kadar sendika işveren üzerimize gelse de biz birleşmeye devam ediyoruz. “Her geçen gün bir şeyler yapmak istiyorum ama ne yapacağımı bilmiyorum” diyen arkadaşlar aramıza katılıyor. Hatta, “İşte o kapıların arkasına yazı yazanları ve eylem yapmak isteyenleri tespit edeceğiz, bir kısmını tespit ettik ve liste oluşturuz, bunların işlerine son vereceğiz” söylentisini yayarak korku salıyorlar. Diğer yandan da direncimizi kırmak için işten çıkışları serbest bıraktılar. 
Her ne yaparsa yapsınlan birliğimizi bozamayacaklar. Her geçen gün daha da güçleniyoruz.  Buradan duysunlar! Sizde oyun çoktur ama bizler bu oyunu bozacağız. Buradan direnen mücadele eden tüm arkadaşlara tek tek teşekkür ediyoruz. Haklarını helal etsinler. 

Bizler elimizden gelen dayanışmayı bugün sergileyemedik ancak bunun için var gücümüzle mücadele ediyoruz. 

Bundan da emin olabilirsiniz herkese selamlar...


Metal işçileri NAKSAN’a yol gösteriyor 

Başpınar OSB’den  bir grup NAKSAN işçisi
Gaziantep

Bir grup NAKSAN işçisi olarak, siz metal işçilerinin direnişini ve mücadelesini başladığı günden bu yana Hayat TV ve Evrensel gazetesinden merakla ve heyecanla takip ediyoruz. Zaten başka bir medya grubunda metal işçilerinin mücadelesiyle ilgili bir habere rastlamıyoruz.

Mücadelenizi takip ettikçe, haberlerinizi okudukça sorunlarımızın ve taleplerimizin birbirinden hiç de farklı olmadığını öğrendik. Sizde olduğu gibi bizim işyerimizde de boyun fıtığı, bel fıtığı sorunlarının yanı sıra deri hastalıkları, sakat kalma, hatta ölümle sonuçlanan iş kazaları yaşanıyor. 

Mesai bittikten sonra en az yarım saat bekliyoruz, düşük ücret alıyoruz, haftanın iki günü zorunlu olarak 12 saat çalışıyoruz, pazar tatilimiz yok. 

Sizin bu onurlu mücadeleniz bize çok büyük umut oldu. İşçilerin nasıl birlik olması gerektiğini öğrettiniz. Size yapılan baskılara, işverenin baskılarına, hükümetin, valinin, polisin patron yanlısı davranarak direnişinizi bastırmaya çalışmasına ve sarı sendika olan Türk Metal sendikasının size ihanet etmesine rağmen yılmadan mücadeleyi sürdürmeniz çok önemli. 
Holding medyasında sizin grevinizin ulusal ekonomiye zarar verdiği söyleniyor. Onlara göre biz işçiler hakkımızı arayınca bu ülke batar. 

Biz işçiler hep şöyle düşündük; “Ne kadar çok çalışırsak o kadar çok kazanır, o kadar rahat yaşarız”. Ama şu anda geldiğimiz noktada anlıyoruz ki, ne kadar çok çalışırsak çalışalım sadece patron çok kazanır. Ne kadar çok çalışırsak o kadar çok fakirleşiyoruz. Bu kadar çalışmamıza rağmen içinde bulunduğumuz durum kredi kartı borçları, kredi borçları, hatta dişimiz, tırnağımızla biriktirdiklerimizi satar hale geldik. 

“Her yerde, şimdi metal işçilerinin yaptığı gibi, fabrika içinde aramızdaki ayrımlara ve güvensizliğe son verip, bilinçlenip birleşmek zorundayız” diye düşünüyoruz.  İşverenler kendi arasında ayrım yapmadan bize karşı birleşebiliyorlar. Biz  işçiler neden kendi aramızda ayrım yapıyoruz?
Antep’te Ünaldı Dokuma işçilerinin direnişi, Çemen Tekstil grevi, Gürteks ve Şireci gibi işyerlerinde yaşanan Başpınar grevi gibi mücadeleler bize çok şey öğretti. Bu grevlerde pek çok eksiğimiz olmasına rağmen kazanımlar elde ettik. NAKSAN’da iki yıl önce işçilerin başlattığı sendikalaşma mücadelesi ve işyerinde dağıtılan bildirilerin etkisiyle, daha önce zam yok diyen patron NAKSAN tarihinin en yüksek zammını vermek zorunda kalmıştı. 

Siz Renault, TOFAŞ, Ford, Türk Traktör işçileri bize yol gösterdiniz, cesaret verdiniz. 

Sizlerle gurur duyuyoruz.

ÖNCEKİ HABER

İntihar ettiren sistem: Toyota modeli

SONRAKİ HABER

Ankara ve Mardin'de sosyal medya operasyonu: Çok sayıda kişi gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa