27 Mayıs 2015 18:53

Bizim gibi Yaşamayan Bizi Anlamaz

Ardından "hem işçiyiz hem de öğrenci ama baksan hiçbir statümüz yok" diye ekliyor. İki gün okula üç gün de elektrik panosu yapan bir yerde staja gittiğini söylüyor Hamdi. Stajdan eline doğru düzgün bir para geçmediği için de ek iş yapıyor; inşaatlarda sucuk ekmek satıyor işçilere

Paylaş

Aydın YİĞİT
Adana

Gazete köşe yazarlarından, televizyonlarda gördüğümüz akademisyenlere, kahvedeki Ahmet Amca'dan, pazardaki Ayşe Teyzeye kadar ülkede herkes Türkiye tarihinin en kritik seçimini yaşayacağımızı söylüyor. 13 yıllık AKP hükümetinin emekçilere, kadınlara, gençlere vaat edecek bir şeyinin kalmaması insanları bu seçimlerde farklı bir arayışa götürüyor gibi gözüküyor. Bu seçim döneminde göze çarpan başka bir konu ise seçime girecek olan partilerin halka vaat ettikleri. Bugün elimize herhangi bir partinin broşürünü alsak hiç kuşkusuz ekonomik vaatler ilk önce dikkatimizi çeker. Bugün açısından Türkiye'de her beş gençten birinin işsiz olması, gelecek kaygısı seçim vaatlerinde önemli bir kısmın gençliğe ayrılmasına vesile olmuş durumda. Tam da burada akla geleceğin işçisi olacak olan bugünün meslek liseli öğrencileri geliyor. Seçimlerden ne bekliyorlar? Hayatları nasıl gidiyor? Bu soruların cevabını almak üzere Adana'nın emekçi mahallelerinden biri olan Şakirpaşa'da yaşayan meslek lisesi öğrencisi arkadaşlarımızla bir araya geldik.

HEM İŞÇİ HEM ÖĞRENCİ

İlk olarak 'meslek liseli olmak ne demek?' diye sorarak sohbete başlıyoruz. Merkez Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi olan Hamdi Çamlı 'memleket meselesi' deyip kısaca özetliyor. Konuyu biraz daha açmasını istediğimde ise eğitim ve iş açısından birçok sorunla karşı karşıya olduklarını söylüyor. Ardından "hem işçiyiz hem de öğrenci ama baksan hiçbir statümüz yok" diye ekliyor. İki gün okula üç gün de elektrik panosu yapan bir yerde staja gittiğini söylüyor Hamdi. Stajdan eline doğru düzgün bir para geçmediği için de ek iş yapıyor; inşaatlarda sucuk ekmek satıyor işçilere. Hal böyle olunca sosyal aktivite olarak bir şey yapmaya zaman bile kalmıyor. Stajyer olunca işçilerden daha fazla çalışıp daha az kazandığını söylüyor. Bunun sebebini ise patronların stajyer öğrencilere köle gözüyle bakmasına bağlıyor. Okuldaki eğitim hayatı da pek parlak geçmiyormuş. Meslek liseli öğrenciye bölümüyle alakalı uygulamalı derslerinin bile verilmemesine bakacak olursak Hamdi haklı aslında.

BİZİM GİBİ YAŞAMAYAN BİZİ ANLAMAZ

Konumuz geliyor seçimlere. Vaatlerden bahsediyoruz. Örneğin CHP'nin seçim bildirgesinde doğrudan meslek liseliler için yapılması planlanan bir öneri var. Organize Sanayi Bölgelerinde meslek liseleri açmayı ve çıraklık okullarının yatılı olacağını söylüyor CHP. Burdan giriyorum söze CHP'nin su vaadi hakkında ne düşündüklerini soruyorum arkadaşlarımıza. Hemen lafa giriyor söylüyor Hamdi; 'CHP daha önce iktidara geldi de ne oldu? Neyi değiştirdi?' diyor. Değişmeyen şeyi de bize somutluyor; "Sabah kalkacaksın, işe
gideceksin.

Akşam olunca gelip yatacaksın. Köle gibi yaşayacaksın yani. Aynı koyun misali. Staj öğrencilerinin çalışma koşullarının devlet tarafından hiçbir şekilde denetlenmediğini, iş kazalarının da yayandığını belirtiyor. 'Biz yönetilenler olarak böyle yaşıyoruz bir de yönetenlere bakın' diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor; "Arada uçurum var. Zaten ayakkabı kutularından da para çıktı. Kollarında 700 bin liralık saatler varken bizim halimizden nasıl anlasınlar? Bırak çalışmayı, 2 saat bizimle aynı derste duramazlar" İbrahim ise nasıl çözülür bu sorun sorusuna yanıt arıyor. "Diyanete bu kadar bütçe ayırıp eğitimi görmezden gelenlerden hayır gelmez" diyor. 'Peki çözüm ne?, seçimler için hangi partiyi destekliyorsun? 'diye sorduğumda ikisi de anlaşmış gibi bir anda HDP diyor. Neden diye soruncu başlıyorlar nedenlerini saymaya. Seçim sürecinde insanca yaşamak için vaatler verenin HDP olduğunu söylüyorlar. En süslü cümlelerini ise son sözlerine saklamışlar. Şöyle diyerek bitiriyorlar anlatacaklarını; "Bizim gibi yaşamayan, bizim halimizden anlamaz" Biz de arkadaşlarımızdan röportaj için birkaç fotoğraf alıp; dönüş için yola
koyuluyoruz.          


30 YILLIK HACI MURAT MOTORU

Diğer arkadaşımız; İbrahim Ferhat Yavuz. O da meslek lisesi, motor bölümü son sınıf öğrencisi. Eğitimde genel olarak eksiklikler olduğunu söylüyor. "Bir öğrencinin eğitimi, yeteneğine göre belirlense daha iyi olur" diyor. Ancak 'bugün nasıl?' diye sorduğumda 'uygulama eğitimi yok denecek kadar az' cevabını alıyoruz. Sonra bizi güldüren bir örnek veriyor. Motor bölümünde okudukları için araba motorları ile çalışmaları gerekiyormuş. Okullarında üzerinde çalışabilecekleri bir motor var. Ancak o da yaklaşık 30 yıllık Hacı Murat marka arabaların motorları! Bunu da yılda bir iki kez kullanıyorlar. Okulda her türlü materyalden yoksun bırakıldıklarını, yeni alınacak her şeyin parasının da öğrencilerden alındığını söylüyor Ferhat. Staj sorununa geliyor söz yine. Hamdi'nin söylediklerine ek olarak Anadolu Teknik Lisesi öğrencilerine dair de birşeyler söylüyor İbrahim. Onların durumu daha da kötüymüş. Yaz tatilinde staj yapıyorlar ve hiç ücret alamıyorlar diyor. 'Eskiden kürek mahkumları vardı şimdi stajyerlik var' diyerek durumu da özetliyor aslında kısaca.

             

 

ÖNCEKİ HABER

Geleceğin İşçilerinden Mektup Var!

SONRAKİ HABER

İsviçre seçimleri: Yeşiller yükselişte, sağ düşüşte

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa