25 Mayıs 2015 04:56

Katılım düşük beklenti yüksek

Paylaş

Yücel ÖZDEMİR
Köln

Köln, Berlin’den sonra Almanya’da Türkiye kökenli göçmenlerin en çok yaşadığı ikinci büyük kent. Başta Ford ve Deutz olmak üzere büyük işletmelerden ötürü göçün başladığı 1961’den bu yana Köln, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenler için adeta “siyasi başkent” oldu. Türkiye kökenli örgütlerin çoğunun genel merkezi de yine Köln’de bulunuyor.

Peki dünden bugüne önemli bir merkez olan Köln’de 7 Haziran seçimleri öncesinde hava nasıl? Kent merkezinde seçim havasını andıran bir hareketlilik yok. Siyasi partileri destekleyen örgütler, dernekler, camiler kendi içinde seçim çalışmasına yoğunlaşmış durumda. Seçmenlere daha çok ev ziyaretleri ve medya üzerinden ulaşılmaya çalışılıyor.

124 BİN SEÇMENDEN 30 BİNİ OY KULLANDI

Almanya’da oy kullanma işlemleri genellikle başkonsolosluk binalarında ya da başkonsolosluklar tarafından kiralanan yerlerde yapılıyor. Köln, Bonn, Aachen, Leverkusen gibi önemli kentlerin ve kasabaların bağlı bulunduğu Köln Başkonsolosluğu, Köln ile Bonn’un tam arasındaki Hürt kasabasında. Oy verme işlemi, konsolosluk binası yeterli olmadığı için bahçeye kurulan büyük çadırlarda gerçekleşiyor. Başkonsolos Hüseyin Emre Engin, şu ana kadar bir sıkıntı çıkmadığını ve katılımdan memnun olduklarını aktarıyor. Bunu elbette geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine kıyaslayarak ifade ediyor.
Ne var ki, bugüne kadar katılım beklenen düzeyde gerçekleşmiş değil. Köln ve çevre kentlerde yaşayan toplam 124 bin seçmen Köln Başkonsolusluğu’nda oy kullanma hakkında sahip. 8-23 Mayıs tarihleri arasında 30 bin seçmen oyunu kullanmış. Bunun ne kadarının geçerli, hangi partinin ne kadar oy aldığı ise belli değil. Saat 10.00-19.00 arasında kullanılan bütün oylar seçim kurulu başkanı durumundaki Başkonsolos Engin’in gözetiminde sayılarak, üç anahtarı olan güvenli bir odada saklanıyor. Oyların partilere göre tasnifi Türkiye’de yapılacak.

23 Mayıs sabahı ziyaret ettiğimiz Köln Başkonsoluslunda, saat henüz 10.00 olmadığı için yaklaşık 100 kişiden oluşan bir insan kuyruğu göze çarpıyor. Birazdan oylarını farklı partilere verecek seçmenler sıraya dizilmiş. Kimse kimseyle muhatap olmuyor. Konuştuğumuz bazı vatandaşlar oylarının rengini belli etmemek için özel çabalarken, bazıları da açıktan hangi partiye oy vereceklerini ifade etmekten çekinmiyorlar.

Saat 10.00’da kapı açılıp insanlar içeriye girmeye başladığında sıra sandık başına gitmeye geliyor.  İlk kuyruk sayılmazsa oy kullanma işlemi 10 dakikada bitiyor. İşlemler ilk günden daha hızlı yapılıyor. Bu nedenle konsolosluğa ulaştıktan sonra oy kullanma hiç bir şekilde sorun değil.

SON HAFTA ‘DEMOKRASİ HAFTASI’ İLAN EDİLDİ

Geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı geçimlerinde oy kullanma adeta bir işkenceydi. Önce internet üzerinden randevu alınması, sonra sadece 7 bölgede kurulan sandıklara ulaşıp oy kullanmak gerekiyordu. Bir oy için 300-400 km yol kat ediliyordu. Sandık başında gidenlerin oranı yüzde 10’u dahi geçmedi. Bu sefer hem randevu sisteminin kaldırılması hem de oy kullanılacak bölge sayısının artırılması öncesine göre önemli kolaylıklar sağladı.

Ancak, iki hafta içinde Almanya’da kullanılması gereken 1.4 milyon oyun henüz yaklaşık 300 bininin kullanılması ilginin oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Son hafta içinde kullanılacak oylar da hesaba katıldığında Almanya’daki katılım oranın yüzde 30-40 arasında kalacağı tahmin ediliyor.

‘DEMOKRATİK TÜRKİYE’YE KATKI’

Köln Başkonsolosluğu’nda gelip oy kullanmak için sırada bekleyen vatandaşlarla konuştuğumuzda kimisi oy kullanmaya gerekçe olarak “vatani görev”i, kimisi de “Demokratik Türkiye’ye katkı” olarak ifade ediyor.
Herkesi gönlündeki partiye göre oy vermeyi gerekçelendiriyor. Partilerin Avrupa’daki seçmenler için verdiği vaatler, henüz oyun kullanılmasına tayin edici önemde değil. Ancak onları da gözetmeden geçemiyorlar. Sandık başına gelenler gelmeyenleri ilgisizlikle, toplumsal sorumluluğa karşı duyarsız kalmakla eleştiriyorlar. 

8 Mayıs’tan bu yana HDP adına hergün konsoloslukta görev yapan Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) üyesi Hamit Filiz, Köln’deki tabloyu şöyle özetliyor: “Hafta içinde gelenlerin sayısı az. İnsanlar çalıştığı için hafta içinde oy kullanmaya pek ilgi göstermiyorlar. Ancak hafta sonları katılım artıyor. Oy kullanma işlemi Almanya’da 31 Mayıs pazar günü tamamlanacak. Son bir haftayı herkesin iyi kullanması gerekiyor” diyor. Aynı şekilde HDP için sandık görevlisi olan Avrupa Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF) üyesi Ali Temel de, seçmenlerin konsolosluklara ulaşmak için sıkıntılar çektiğini, bir çoğunun oy kullanmak için konsolosluğa kadar gelmekten üşendiğini, HDP olarak her türden yardıma hazır olduklarını anlatıyor. 

Köln’deki konsolosluk binası yanında kurulan bir çadırda HDP’li seçmenler bir araya geliyor. Çay ve kahve içerek sohbet ediyorlar. Başka bir değişle, HDP kendisini oy kullanmaya gelen seçmenlere hissettiriyor. Bunun sandıklara ne kadar yansıdığını ise ancak 7 Haziran akşamı görebileceğiz.

HDP’yi destekleyen güçler, son haftayı “Demokrasi Haftası” olarak ilan ettiler. Bunun için herkesi oy kullanmaya ve kullandırmaya çağırdılar. Zira, yurtdışından HDP’ye gidecek her bir oy barajın yıkılması için büyük bir önem taşıyor. Bunun bilincinde olan herkesin son güne kalmadan oyunu kullanması gerekiyor. Zira son güne kalındığında oy kullanmak gerçekten de büyük bir çileye dönüşebilir. 

AKP’NiN SEÇiM ÜSSÜ: DiTiB

8 MAYIS’Tan bu yana Köln’deki oy kullanma işlemlerine bakıldığında asıl belirleyici olanın seçmenleri sandık başına taşımak olduğu görülüyor. Özellikle uzak bölgelerdeki seçmenleri taşıma kapasitesi en fazla olanların sandıktan da en yüksek oyu alacağı söylenebilir. Köln konsolosluğundan baktığımızda bu konuda HDP ve AKP’nin etkili olduğu somut olarak gösteriyor. AKP’nin Diyanet İşleri Başkanlığının Almanya’daki uzantısı durumundaki Diyanet İşleri Türk İslam Birliğini (DİTİB) kendisine üs edindiği belirtiliyor. Otobüslerin genellikle cami önlerinde kaldırıldığı görülüyor. Hatta cami yönetimleri tarafından parasız otobüs kaldırma kararı aldığı da ileri sürülüyor.

CEMAAT MHP’Yİ Mİ İŞARET EDİYOR?

AKP ile çatışma halinde olan Gülen Cemaati’in bu seçimlerde hem Avrupa’da hem de Türkiye’de kime oy vereceği merak konusu. Cemaat resmi bir görüş açıklamasa da, oyların AKP’ye verilmeyeceği gün gibi oryada. Köln Başkonsolusluğu önünde oy verdikten sonra mikrofonu uzattığımız ve sonradan cemaat sempatizanı olduklarını söyleyen iki seçmen oylarını MHP’ye verdiklerini hiç gizlemeden anlattılar. Gerekçeyi de “Hukuka saygılı bir parti” olarak gösterdiler. Bu tutumun merkezi mi yoksa bireysel mi olduğu konusundaki sorulara genel yanıtlar vermeyi tercih ettiler. Ancak öyle anlaşılıyor ki, Gülen cemaatinin azımsanmayacak bir bölümü, en azından Avrupa’da oyunu MHP’den yana kullanacak.

İKİ HAFTADA 450 BİN OY

Yurtdışında, seçimler için 8 Mayıs’tan 22 Mayıs’a kadar 450 bin 149 Türkiyeli seçmen sandık başına gitti. Avustralya, Almanya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, İsviçre, Kuzey Kıbrıs ve ABD’deki toplam 39 temsilciliğin yanı sıra gümrük kapılarında oy kullanma süreci 31 Mayıs’a kadar devam edecek. Türkiye’nin dış temsilciliklerinde 395 bin 887, gümrük kapılarında ise 54 bin 262 seçmen oy kullandı.  

 

ÖNCEKİ HABER

Selam olsun Renault işçisine

SONRAKİ HABER

Hindistan ABD'den ithal edilen 28 ürüne ek gümrük vergisi getirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa