21 Mayıs 2015 20:59

Tanıklar bombacının eşkâlini tespit edemedi

Adana ve Mersin'de HDP binalarına bombalı çiçek saksılarını getiren şüphelinin kimlik tespiti için Adana Emniyet Müdürlüğü'ne ikinci kez çağrılan görgü tanıklarına kamera kayıtları ve bazı fotoğraflar gösterildi. Ancak tanıklar, fotoğraflardan saldırganın eşkâlini belirleyemedi.

Paylaş

Adana ve Mersin'de 18 Mayıs'ta HDP binalarına yapılan bombalı saldırıların üzerinden 4 gün geçti, ancak şimdiye kadar kimsenin gözaltına alınmadığı belirtildi. Soruşturmada gizlilik kararı alınırken, İçişleri Bakanlığı tarafından bugün yapılan yazılı açıklamada, parti binalarına bomba bırakan kişinin eşkalinin tespit edildiği ve eski DHKP/C tutuklusu olduğu iddia edildi.

Adana Emniyet Müdürlüğü, görgü tanıkları HDP'lileri bugün eşkal tespiti için ikinci kez çağırdı. Tanıklar, kendilerine gösterilen farklı fotoğraflar arasından eşkal tespiti yapamadı. Görgü tanığı olan partililerden Mehmet Akar, "Biz bugün de teşhis için emniyete gittik. Bize bazı fotoğraflar gösterildi. Bizim parti binasında gördüğümüz kişi sakallıydı. Ancak fotoğraflardaki kişi sakalsızdı. Bu nedenle kesin eşkal tespiti yapamadık" dedi.

Avukat Vedat Özkan ise, HDP'nin Adana ve Mersin'de parti binalarına yapılan bombalı saldırıların ucunun AKP hükümetine dayandığı için soruşturma dosyalarına gizlilik kararı verildiğini kaydetti. Av. Özkan, AKP Hükümeti'nin, HDP'ye yapılan bombalı saldırıları yalan ve yanlış üzerinden kendi lehine kullanmaya çalıştığını savundu.

Saldırıyla ilgili bugün Mersin Valisi Özdemir Çakacak ile görüşen HDP Mersin İl Eşbaşkanı Selman Günbat, valinin, kendilerine yeni ve farklı bir açıklama yapmadığını belirtti. HDP PM Üyesi Fatma Kurtalan, HDK Mersin Eş Sözcüsü Hasan Cide ile birlikte Mersin Valisi ile görüşen Günbat, görüşmede valiye, işin ucu nereye kadar uzanıyorsa, takip edilmesi ve bilgileri kendileriyle paylaşması gerektiğini ifade ettiklerini söyledi.

Selman Günbat, saldırganın, eski DHKP-C tutuklusu olduğu yönündeki iddialara da değinerek, şöyle konuştu: "Türkiye'de geçmiş yıllarda da gördüğümüz üzere bir moda yaratıldı. Yok, eski DHKP-C'li tutuklusu, yok şu, yok bu... Farz edelim ki böyle; peki, bu kişiyle birlikte hareket edenler kim? Bu kişiyi bu noktaya getiren kim? Bunun içinde hangi örgüt yapısı var?' Bütün buların ortaya çıkarılması gerekiyor. Bizim açımızdan kimin ne şekilde yaptığı değil, bu işi organize edenlerin, bu ülkeye zarar verenlerin bir bütün olarak tespit edilmesi, bu şebekenin ortaya çıkarılması talebimiz var" diye konuştu.

Günbat, valinin kendilerine, "İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamanın dışında farklı bir bilgisi olmadığını, eski DHKP-C'li olan birinin kimliğinin tespit edildiğini ve bu tespit doğrultusunda bu kişinin arandığını" söylediğini kaydederek, "Ama bizim Sayın Vali'ye, bu organizasyonu asla sadece 1 kişinin yapamayacağını, başka birileriyle bağlantılı ve profesyonelce hayata geçirildiğini, bu ekibin ucu nereye dayanırsa dayansın sonuna kadar gidilmesi gerektiğini söyledik. Fakat geçmişe baktığımızda bu tür olaylarda, doğru veya yanlış önce bir isim zikredilir. Ama işin sonunun getirilmediğini de çok iyi görebiliyoruz. Çünkü geçmişte de benzeri birçok örnekle karşılaştık. Somut olarak Sayın Vali ile yaptığımızı görüşmede mutlaka ve mutlaka bizimle bilgi paylaşılmasını, savcılığın koyduğu gizlilik kararının kaldırılmasını, bizlerle gerekli paylaşımların yapılmasını talep ettik. Kendileri bu konuda yapabilecekleri açıklamaları yaptıklarını, bunun dışında herhangi bir açıklama yapamayacağını söyledi." (DİHA)

ÖNCEKİ HABER

#demirtasHAYATTVde soruları yanıtladı

SONRAKİ HABER

10 Ekim Ankara Katliamı davası kitabı "Duymak Zorundasınız" Eskişehir'de tanıtıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa