19 Mayıs 2015 17:05

Masaya tekme, muhataba tecrit!

Paylaş

Yusuf KARATAŞ

Dün gün görüşme için Kandil’e giden İmralı Heyeti, bugün Diyarbakır’da sürecin geldiği noktayı değerlendirdi.

Heyet adına HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken’in yaptığı açıklamada iki nokta dikkati çekiyor. Birincisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından sonra hükümetin izleme heyeti oluşturulması başta olmak üzere hiç bir taahhüdünü yerine getirmemesi.

İkincisi ve daha tehlikeli olanı, Öcalan’a yönelik yeni bir tecrit politikasının gündeme getirilmiş olması. Bu konuda devlet/hükümet tarafından yapılmış bir açıklama olmasa da Öcalan’la son görüşme 5 Nisan’da yapıldı ve yaklaşık bir buçuk aydır Öcalan’la heyetin iletişimi tamamıyla kesilmiş durumda.

Basın toplantısında Baluken, Öcalan’ın Newroz mesajından bir hafta sonra ‘izleme heyeti’nin oluşturulup İmralı’ya gitmesi konusunda anlaşmaya varıldığı halde Erdoğan’ın açıklamalarından sonra bu sürecin kesildiğini belirtti. Yine bu konuda 20-25 Nisan tarihleri arasında devlet heyeti-hükümet yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerden bir sonuç alamadıklarının altını çizdi.

Altı çizilen bir diğer nokta ise, KCK’nin verilen taahhütlerin yerine getirilmesi halinde silahsızlanma için bir günde kongre toplamaya hazır olduğunu açıklaması oldu. Bu mesajın barışı kimin baltaladığının görülmesi bakımından özel bir anlamı/önemi olduğu açık. Öte yandan Baluken, KCK’nin özellikle Anadolu’nun yoksul çocuklarının (askerlerin) gerillanın üzerine sürülerek çatışma ortamı yaratılmaya çalışıldığı uyarısını hatırlattı. KCK’nin sürecin en büyük kazanımı olarak nitelediği ‘çatışmasızlığın’ korunması için azami özeni göstermeye devam edeceği mesajını iletti. Öte yandan bu konuda AKP-Erdoğan’ın kışkırtma ve savaş girişimlerine karşı barış ve demokrasiden yana bütün toplum kesimlerini çatışmasızlık sürecine sahip çıkmaya çağırdı.

Bir diğer önemli nokta ise Öcalan’a yönelik yeni bir tecrit politikasının uygulanmaya konmuş olması. Hatırlanacağı gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece devlet ve İmralı Heyeti’nin Dolmabahçe açıklamasına ve izleme kurulu oluşturulmasına karşı çıkmakla kalmamış; iki buçuk yıldır İmralı’da görüşülen Öcalan’ın meşru muhatap olamayacağını da söylemişti. Bu açıklamadan sonra Öcalan ile görüşmeler de kesildi. Erdoğan’ın bu tutumu, bize 2011 haziran seçimleri dönemindeki politikasını hatırlatıyor. O zaman da Oslo’da yapılan görüşmeler sonucu çözüm umudu yeşermişken, Erdoğan seçim meydanlarında MHP Lideri Bahçeli ile Öcalan’ın idamı konusunda yarışa girmiş ve Öcalan üzerinde 2013 başlarına kadar süren bir tecrit politikası uygulanmıştı. Ve bu politikanın faturasını yine halklarımız; yüzlerce Kürt ve Türk genci kanlarıyla ödedikten sonra tekrar görüşme süreci başlamıştı. KCK’nin bu konudaki mesajı çok net: Tecrit, savaş ilanıdır!

Son olarak, masayı devirme ve Öcalan’a tecrit politikasının 7 Haziran seçimleriyle doğrudan ilişkili olduğu herkesin malumu. Baluken, HDP’ye yönelik saldırıların arkasında Erdoğan ve hükümetin olduğunu bir kez daha vurguladı. Barıştan ve demokrasiden yana herkesin seçimlerde HDP etrafında birleşmesinin ülkenin geleceği bakımından hayati bir önemi olduğunu dile getirdi. Zaten Baluken’in açıklaması ve KCK’nin mesajları da AKP-Erdoğan’dan çok, Türkiye halklarının kalıcı barış ve demokratik bir gelecek için demokratik sabırla mücadele etmesi ve provokasyonları boşa çıkarmasına yönelikti. Çünkü Baluken’in de vurguladığı gibi 30 yıllık savaşın faturasını en ağır biçimde ödeyen halklarımız için barış, AKP-Erdoğan’ın insafına bırakılamayacak kadar önemli bir meseledir!

ÖNCEKİ HABER

Taner Yelkenci Sempozyumu başlıyor

SONRAKİ HABER

DİDF'ten ırkçılık karşıtı festival: Birlik ve dayanışmayı büyütelim

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa