19 Mayıs 2015 11:35

Öcalan'ın avukatlarından 'İmralı tecridine son' çağrısı

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın avukatlarının bağlı bulunduğu Asrın Hukuk Bürosu, müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ve İmralı'daki diğer tutsaklar üzerinde tecrit uygulamalarının tüm hızıyla devam ettiğine dikkat çekerek, hükümete ve devlete "tecride son verin" çağrısında bulundu.

Paylaş

Sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet yetkililerinin yaptıkları açıklamalarla durdurulmasının ardından 5 Nisan'dan bu yana HDP'nin İmralı Heyeti'nin de görüştürülmediği PKK Lideri Öcalan'ın avukatlarından İmralı tecridine ilişkin açıklama geldi. Konuya ilişkin DİHA'ya yazılı açıklama yapan Öcalan'ın avukatlarının bağlı bulunduğu Asrın Hukuk Bürosu, müvekkilleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ve İmralı'daki diğer tutsaklar üzerinde tecrit uygulamalarının tüm hızıyla devam ettiğine dikkat çekerek, "Tecride son" dedi.

'İMRALI'DA HUKUK ASKIYA ALINMIŞ'

Bürodan yapılan açıklamada, müvekkilleri Öcalan ve İmralı'da kalan diğer tutsaklar Nasrullah Kuran, Hamili Yıldırım, Çetin Arkaş, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş üzerinde özel tecrit uygulamalarının tüm hızıyla devam ettiği belirtildi. Öcalan şahsında yürütülen tecrit uygulamalarına İmralı'ya yeni sevk edilen diğer müvekkillerinin de dahil edildiğinin belirtildiği açıklamada, "İmralı'da yıllardır devrede olan grup izolasyonuyla müvekkillerimizin dış dünya ile bağları sıfırlanmaya çalışılmaktadır. İmralı Hapishanesinde de ne avukatları olarak bizlerle ne aile bireyleri ile ne de çözüm süreci çerçevesinde siyasi heyet ile görüşmeler yaptırılmamaktadır. Ağırlaştırılmış tecrit uygulamalarında başat rolü oynayan ise iktidarın siyasi tasarrufları doğrultusunda hukuku askıya alan İmralı Cezaevi İdaresi ve Adalet Bakanlığıdır" ifadelerine yer verildi. 

'AMANSIZ TECRİT UYGULAMASI KANIKSANDI'

Müvekkilleri Öcalan ile görüşmelerinin 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana yani 3 yıl 10 aydır engellendiğine dikkat çeken Öcalan'ın avukatları, bu amansız tecrit uygulamasının da maalesef ki hukuk camiası, siyasi çevreler ve toplumun büyük bir kesimince kanıksandığını belirtti. Açıklamada, "Bugün siyasi iktidarın çözüm sürecini fiili olarak askıya aldığının göstergesi olan siyasi heyetlerin adaya gidişlerinin yaklaşık 2 aydır engellenmesi, İmralı politikaları kapsamında ne kadar hoyratlaşıldığının göstergesidir. Tam da bu nedenle kamuoyuna önemle belirtmek isteriz ki, bu siyasi hoyratlığın yolu, yasalarda mahpuslara tanınan hakların tanınmamasının, bir başka deyişle devletin kendi hukukunu bile İmralı'da uygulamamasının, kamuoyuna bir şekilde kanıksatılmasıyla örülmüştür. Dolayısıyla İmralı avukat-aile tecridi ile bugünkü siyasi aymazlık arasındaki illiyet bağı görülmelidir; aynı ahlak anlayışının tezahürüdür" denildi.

'HÜKÜMET HUKUKU AYAKLAR ALTINA ALIYOR' 

Açıklamada, avukatların dün olduğu gibi bugün de tecrit politikalarını hiçbir şekilde kabul etmeyeceği belirtilerek, kendilerinin her hafta müvekilleri Öcalan ve diğer müvekkilleri ile avukat görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulundukları da kaydedildi. Bu başvurular karşısında Cezaevi İdaresi, Adalet Bakanlığı ve sorumlu olarak hükümetin, hukuku ayaklar altına almakta müvekkillerine hukuken tanınan hiçbir hakkın uygulamadığının altı çizilen açıklamada, "Bu gayri hukuki ve gayri ahlaki tecrit yaklaşık dört yıldır sürdürülmesine rağmen iktidardan nemalanan kimi medya çevreleri, adeta dalga geçer gibi 2013 yılında müvekkilimiz ile avukat görüşmelerinin başlatıldığını ve bunun hükümetin çözüm süreci kapsamında attığı olumlu bir adım olarak zikredebilmektedirler. Nereden tutarsanız elinizde kalacak bu yaklaşım, 13 yıllık iktidarın siyasi ve hukuki soykırımlarını örtbas etmeye çalıştığı gibi siyasal çıkarlar uğruna gerçeğin ve hukukun nasıl eğilip büküldüğünün trajik bir ispatıdır" diye belirtildi.

'TECRİDE KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ'

Açıklamada, devamla şu ifadelere yer verildi: "Ayrıca belirtmek isteriz ki, İmralı Hapishanesine sevk edilen yeni müvekkillerimize uygulanan İmralı özel infaz rejimi, daha önce kaldıkları cezaevlerinde uygulanan hiçbir rejime benzememektedir. Dün bulundukları hapishanelerde ziyaret ettiğimiz müvekkillerimizle bugün İmralı'da görüşememekteyiz. Bu anlamda hükümet tarafından daha önce yapılan 'İmralı Cezaevi ile diğer cezaevleri aynıdır' söyleminin kamuoyunu aldatmaktan başka bir açıklama olmadığı somutluk kazanmıştır. Yine Sayın Öcalan'ın ve diğer müvekkillerin aileleri de her hafta aile görüşü için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunmaktadır. Ancak İmralı Cezaevi İdaresi görüşmelere izin vermemektedir. Aile bireylerinin en son 6 Ekim 2014 tarihinde Sayın Öcalan ile yaptıkları görüşmeden bu yana 8 ay geçmesine rağmen tek bir aile bireyinin adaya görüşme haklarını gerçekleştirmek üzere gitmelerine izin verilmemiştir. Bugün dahi aileler adına yapmış olduğumuz başvuru reddedilmiştir. Bir kez daha İmralı özelinde bu uygulamaları kabul etmeyeceğimizi belirtiyor ve tecrit politikalarına karşı dün olduğu gibi bugün de mücadelemizi sürdüreceğimizi siz değerli kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz." (DİHA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

1. Mardin Kitap Fuarı kapılarını açtı

SONRAKİ HABER

Trump-Erdoğan basın toplantısı: Türkiye'nin S400 alımı bizim için zorluklar çıkarıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa