19 Mayıs 2015 07:43

‘Karma eğitim toplumun değil, iktidarın gündemi’

Paylaş

Birkan BULUT
Ankara

Eğitim Sen’in düzenlediği “Eğitim’de Laiklik Uluslararası Sempozyumu”nun son gününde eğitimde dinselleştirmenin tartışıldı. Sınıf Öğretmeni Akif Coşkun, son Milli Eğitim Şûrası’nda gündeme gelen karma eğitimin kaldırılması tartışmasının tarihten bu yana toplumun değil, siyasetçilerin gündeminde olduğunu ifade etti. 

Oturumda ilk konuşmayı yapan Eğitim Sen Eğitim Uzmanı ve Yazarımız Erkan Aydoğanoğlu, eğitimin giderek daha fazla dinselleştirilmesine ilişkin örnekler verdi. AKP iktidarı boyunca imam hatip liselerinin çoğaldığını belirten Aydoğanoğlu, imam hatip ortaokullarının da  çoğaltılması için bakanlık tarafından fiili talimatlar verildiğini söyledi. En az 12 kişiyle kurulabilen imam hatip ortaokullarının bazı okullarda 8 kişiyle dahi kurulmaya çalışıldığını anlatan Aydoğanoğlu, zorunlu din derslerine değindi. Sadece zorunlu din derslerinin değil, tümüyle din derslerinin kaldırılması gerektiğini söyleyen Aydoğanoğlu, devletin yalnızca tüm dinlere ait bilgilerin olduğu bir dersi verebileceğini dile getirdi. 

FİZİKİ YETMEZ, ZİHNİ KARMA EĞİTİM

Karma eğitim tartışmalarına ilişkin konuşan Sınıf Öğretmeni Akif Coşkun, karma eğitimin asıl amacının kadın ve erkek öğrencilerin eğitim hakkında eşit yararlanması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin de önüne geçilmesi olduğunu ifade etti. Coşkun, cinsiyetçi müfredat varlığını korudukça, sadece fiziki bir karma eğitimin de bir anlamı olmayacağını vurguladı. Tarihte karma eğitimin başlangıcının 1924 yılında ortaokullara kadar uzandığını kaydeden Coşkun, daha sonraki yıllarda liselerde de karma eğitime geçildiğini söyledi. Köy enstitülerinde uygulanan yatılı ve karma eğitimin de o dönem tartışıldığını hatırlatan Coşkun, bu tartışmanın hiçbir zaman toplumun gündeminde olmadığını ifade etti. Cumhuriyetin ilk yıllarında bile karma eğitime karşı çıkanların dar bir siyasetçi çevresi olduğunu söyleyen Coşkun, bugün de karma eğitime iktidar ve yakınındaki kesimler tarafından karşı çıkıldığını dile getirdi. 

BALON SEKTİRİP DUA OKUTUYORLAR

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Şadiye Can Gül de çocukların üzerinde dini eğitimin etkilerine değindi. 1980’lere kadar çocukların vatan, millet, bayrak söylemleriyle büyütüldüğünü belirten Gül, çocukların kendi ihtiyaçlarına göre değil iktidarın ihtiyaçlarına göre yetiştirildiklerini söyledi. Gül, değerler eğitimi kapsamında çocuklara eğlenceli bir şekilde sure ezberletmek için müfredata konulan bir oyunu anlattı. Oyuna göre çocuklardan biri öğretmen tarafından seçiliyor ve tahtaya kaldırılıyor. Tahtaya kaldırılan çocuk balon sektirirken, arkadaşları da hep bir ağızdan dua okuyor. 

HAFTADA İKİ SAAT FELSEFE DERSİ KALDI 

Felsefeciler Derneğinden Caner Asna, Rodin’in ünlü eseri “Düşünen Adam” heykelinin Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bahçesine konulmasının bile ülkede felsefenin yerini ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’de iktidarın din, milliyetçilik ve Kemalizm üzerine kurulduğunu dile getiren Asna, son dönemle birlikte Kemalizm’in bunların dışına itildiğini ifade etti. Eğitimde psikoloji, mantık, insan hakları gibi derslerinin seçmeli ders yapıldığını ve seçtirilmediğini belirten Asna, “Elimizde sadece haftada iki saat felsefe dersi kaldı. Onun zorunlu olmaktan çıkarılması tartışılıyor. Bu derste de tüm felsefe tarihini öğretmeye çalışıyoruz. Ancak her şeyin öğretilmeye çalışıldığı bir ders, hiçbir şeyin öğretilmemesi için konulan bir derstir” dedi. Ankara’da üniversitelerde bir anket çalışması yaptıklarını anlatan Asna, “Üç filozof ismi yazınız” sorusuna çok az sayıda öğrencinin edebiyatçı yerine filozof adı yazabildiğine dikkat çekti. 

ÖNCEKİ HABER

İzmir’de mültecilere ilaç yok

SONRAKİ HABER

İstanbul Onur Haftası Komitesine "toplumsal tereddütlü grup" gerekçesiyle ret

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa