'Demokratik özerklik birlikte yaşam irademizdir'

BDP'nin kongre hazırlıkları kapsamında Hakkari'ye gelen BDP Grup Başkanı ve Hakkari Milletvekili Selahattin Demirtaş, cumhuriyetin demokratikleşmesinin en önemli araçlarından birinin "Demokratik Özerklik" olduğunu, ancak hükümetin provokatif söylemleri nedeniyle "Demokratik Özerkliğin" anlaşılmadığını söyledi


Hakkari'ye gelen BDP Grup Başkanı ve Hakkari Milletvekili Selahattin Demirtaş, Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu, BDP İl Başkanı Orhan Koparan ile birlikte esnafları ziyaret etti. Belediye Başkanlığı tarafından bir bölümü trafiğe kapatılan Bulvar Caddesi'nde de dolaşarak yurttaşlarla sohbet eden Demirtaş, yüzlerce kişi tarafından, ''En büyük başkan bizim başkan", ''Kürdistan seninle gurur duyuyor'' sloganları ile karşılandı. Belediye Çay Bahçesi'nde oturan yurttaşları da ziyaret ederek sohbet eden Demirtaş, daha sonra kaldığı otelde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

'4 ÜLKE DE KÜRT SORUNUNDA ORTAK ÖZELLİĞE SAHİP'

Bir gazetecinin "İran'ın PJAK'a yenilik operasyonlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki sorusuna cevap veren Selahattin Demirtaş, İran, Irak, Suriye ve Türkiye'de yıllardır devam eden bir Kürt sorunu olduğunu belirterek, bu 4 ülkenin de ortak özelliğinin Kürt sorununu şiddet yöntemi ile bastırmaya, çözümsüzlüğe itmeye dönük bir politika izlemeleri olduğunu söyledi. Demirtaş, ''Türkiye de maalesef yıllardır beridir Kürt sorununu çözümsüz bırakarak şiddet yöntemleriyle, askeri yöntemlerle bastırmaya çalışmıştır. Şimdi İran'da da aynı şekilde bir Kürt sorunu vardır. İran'da yaşayan Kürtlerin kimlik talebi var, özgürlük ve demokrasi talebi var. İran bu talepleri yerine getirmek, karşılamak yerine maalesef askeri yöntemlerle şiddet yöntemlerine başvuruyor. Şimdi ülkemizde AKP hükümetinin kendisi de zaten şiddet politikası uyguladığı için İran'ın, Suriye'nin geçmiş dönemde Irak'ın Kürtlere dönük şiddet politikalarına karşı hep sessiz kalmıştır, desteklemiştir ya da açıktan onaylamıştır. İşbirliği içerisinde birlikte askeri operasyonlar yapmıştır" dedi.

'AKP İRAN SALDIRILARINDA YER ALIYOR'

AKP hükümetinde İran saldırılarında yer aldığını aktaran Demirtaş, "AKP toplum nezdinde özellikle Kürt toplumu nezdinde deşifre olmuştur. Ne kadar demokrasiden söz ederse etsin, ne kadar Kürt açılımından söz ederse etsin, artık gerçek niyetinin Kürt sorununda kalıcı demokratik bir çözüm olmadığı kesinleşmiştir. Bu nedenle İran'ın askeri operasyonlarına sessiz kalması, onaylaması manidardır. Çünkü kendisi de aynı zihniyettedir. AKP hükümeti de şiddetsiz silah dışı bir çözüm yöntemini devreye koymamıştır. Şuana kadar da böyle bir yöntemi işletmek sonuç almak konusunda cesur davranmamıştır. Fakat sanılmasın ki İran'ın askeri operasyonları Türkiye'ye katkı sunuyor ve Türkiye'nin Kürt sorunu çözümüne katkı sunuyor. Bölgede istikrarsızlığı güçlendiriyor, çözümsüzlüğü derinleştiriyor. Bu nedenle Türkiye'den dış politika açısından bizim BDP olarak beklentimiz eğer komşularla sıfır tolerans aranıyorsa öncelikli olarak diğer ülkelerde yaşayan Kürt halkıyla sıfır problem noktasına gelinmelidir. İran'da Irak'ta Suriye'de yaşayan Kürt halkıyla da iyi ilişkiler kurabilmelidir Türkiye" şeklinde konuştu.

'HÜKÜMETİN PROJELERİ BİRLİĞE HİZMET ETMİYOR'

Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) 14 Temmuz'da ilan edilen, "Demokratik Özerklik"in ne aşamada olduğu, ileride nasıl çalışmaların olacağına ilişkin bir soru üzerine Demirtaş, şunları belirtti: ''Biliyorsunuz Demokratik Toplum Kongresi (DTK) demokratik özerkliğin ilanını gerçekleştirdi. Sonuçta DTK bir kongredir ve kongre bileşenleri kendi örgütlü bulundukları her yerde köyden, kasabaya, şehirlere kadar her yerde öncelikle halk meclisleri kurmaya, sivil halk meclisleri oluşturmaya gayret ediyor. BDP olarak bizler de bu çalışmaları tabi ki destekliyoruz. Yani insanlar nerede olursa olsun, kendisiyle ilgili mahallesi, köyüyle, yaşadığı şehirle ilgili önemli kararları kendileri tartışabilmeli kendi meclisinde tartışabilmeli ve karar alabilmelidir. Demokratik özerklik dediğimiz yönetim sisteminin özü budur aslında." Özerkliğin halkın kendi kendisini yönetebilmesinin kurumlarını oluşturması olduğunu ifade eden Demirtaş, "Bununla birlikte BDP'nin tabi ki temel projesi Türkiye'nin 20 veya 25 bölgeye ayrılması, bu bölgelerin her birine kendi bölge meclislerinin olması en üste de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) bütün bu meclis çalışmalarını koordine etmesidir. Bunu halka anlatmaya çalışıyoruz, Türkiye'nin her yerinde anlatmaya çalışıyoruz. Anlatmaya devam da edeceğiz. Fakat hükümetin yaklaşımı özellikle kışkırtmaya dönük provokatif söylemleriyle birlikte demokratik özerklik Türkiye'de doğru anlaşılmıyor. Oysa en uygun yönetim biçimidir. Bugün dünyada batılı anlamda demokrasilerde de en uygun en demokratik yönetim biçimidir. Cumhuriyetin demokratikleşmesinin en önemli araçlarından biridir. Böyle bakıldığı zaman Türkiye'de bütünlüğü birliği sağlayabilecek de tek proje budur. Bu proje reddedildiği, tartışılmadığı müddetçe Türkiye'nin birliğinde güçlenme olmaz, zayıflama olur. Yani hükümetin şuandaki politikaları Türkiye'nin birliğine hizmet etmiyor" dedi.

'BİRLİKTE YAŞAMDA BİZİM ÖNERİMİZ ÖZERKLİKTİR'

Hükümetin politikalarıyla Türkiye'yi bölünme noktasına getirdiğini kaydeden Demirtaş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz diyoruz ki madem birlikte yaşama iradesi var, Türk'üyle Kürt'üyle Türkiye'de yaşayan herkesin birlikte yaşama iradesi var, bunun formülünü bulalım. Bizim önerimiz demokratik özerkliktir. AKP bunun karşılığında başka bir model önerebilir. Diğer partiler başka modeller önerebilir. Ama hiç kimse artık 'bu sistemle yürüyeceğiz, tek dille tek ırkla, tek milletle tek bilmem tek neyle yürüyeceğiz' diyemez. Ülkede teklikten söz edilecekse bu anlamda biz sınırların tekliğinden birliğinden yanayız. Ülkenin bir bayrağı vardır, biz elbette ki ortak değer olarak bayrağın korunmasından yanayız. Yine ülkede bir Üniter yapı vardır. Bir devlet vardır. Biz birden fazla devlet oluşsun demiyoruz. Ama bu ülkede birden fazla dil vardır. Birden fazla halk vardır. Birden fazla kültür vardır. Bütün bunların da kabul edilmesi lazım. Bunların hepsinin bir arada birlik içerisinde yaşamasının formülü demokratik özerkliktir. Bunu reddetmek demek ya 'asimilasyonda ısrar ediyorum' demektir, yada 'bu ülkeyi bölünmeye götürüyorum' demektir. Başka bir şey değildir.'' (Hakkari/DİHA)

www.evrensel.net