13 Mayıs 2015 16:18

Anayasa Mahkemesi: Barışçıl eyleme müdahale hak ihlalidir

Paylaş

Anayasa Mahkemesi (AYM), barışçıl gösterilere polis müdahalesinin “Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali’ olduğuna karar verdi. AYM’nin, Eğitim Sen İzmir Şubesi’nin 4+4+4 eğitim sistemini protesto etmek için İzmir’den Ankara’ya hareket etmeleri sırasında yapılan polis müdahalesi ile ilgili kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Öğretmenler Özcan Çetin, Orhan Bayram, Veli Irmak, Tunay Özaydın, Deniz Doğan ve Eğitim Müfettişi Ali Rıza Özer Ankara’da yapılacak 4+4+4 eğitim sistemini protesto eylemine katılmak için yola çıkacakları sırada İzmir’de polis saldırısına uğramış, ertesi gün yapılan protesto eylemine de polis saldırmıştı. 

Her iki eylemi değerlendiren AYM, 4+4+4 eğitim modelinin TBMM’de görüşüleceği dakikalarda emek ve meslek örgütlerinin kanun teklifine karşın endişelerini ve muhalif fikirlerini ifade etme çabasına devletin daha sabırlı ve hoşgörülü bir tutum takınması gerektiği belirtildi. İlk eylemin barışçıl olduğunu ifade eden AYM, “Başvurucuların kitlesel basın açıklaması yapmak için Ankara’ya gitmelerinin engellenmesi ve daha sonra bu durumu protesto edenlerin dağıtılması demokratik bir toplum düzeninin gerekleri açısından haklı bir müdahale olarak kabul edilemez” dedi. Başvuruyu değerlendiren AYM, başvurucuların tamamının Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleneme hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
AYM, yasa dışı dahi olsa barışçıl amaçla yapılan bir protestoda grubun dağılması yönünde polisin daha sabırlı ve hoşgörülü olmasının beklenebileceğinin altını çizdi.

PANİK ORTAMINDA POLİS TEDBİR ALAMAZMIŞ!

Ancak AYM kararında polis müdahalesini savunan değerlendirmeler de yaptı. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde yakalamayı gerektiren durumlarda ve gösteriye katılanların kendi tutumlarından dolayı fiziksel güce başvurmanın mümkün olduğunu söyleyen AYM, fiziksel güce başvurmanın kaçınılmaz hallerde ve orantılı olmak koşulu ile yapılabileceğini öne sürdü. 

Bu açıdan AYM kararında İzmir’de gerçekleşen ikinci eylemde kitlenin polis barikatını aşmaya çalıştığını bu nedenle polis müdahalesinin haklı ve ölçülü olduğunu ileri sürdü. 

AYM’nin kararında orantısız biber gazı kullanımına dayanak olabilecek  ifadeler de dikkat çekti: “Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde polisin müdahalesi esnasında ortaya çıkan panik ve karmaşada gösteriye katılan ancak müdahale edilmesi gerekmeyen kişilerin de müdahaleden etkilenmesi mümkündür. Bu durumda polisin kontrollü hareket etmesi ve müdahaleyi gerektiren durumu yaratan kişiler dışındakilerin müdahaleden etkilenmemesi için gerekli tedbiri alması beklenir. Ancak müdahalenin oluşturduğu karmaşa ve panik ortamında bu tedbirlerin polis tarafından mutlak olarak uygulanmasının zorluğunun da kabul edilmesi gerekir.”

‘BENZER DAVALARDA EMSAL OLABİLİR’

AYM’nin kararını değerlendiren Avukat Kamil Tekin Sürek, karara konu olan benzer davalarda emsal olabileceğini ifade etti. İzinsiz gösteri yapma hakkının kararda tanımlanmasının da olumlu olduğunu da belirten Sürek, benzer davalarda her mahkemenin  kendi yorumunu yaptığına dikkat çekti. Ancak AYM kararında polis şiddetine ve kötü muameleye ilişkin ileri bir içtihatın bulunmadığını tersine, kitleye biber gazı, tazyikli su gibi müdahale silahlarının kullanılmasını onaylayan bir tutum olduğunu kaydeden Sürek, “Şiddetin dozu konusunda çok ileri bir tutum yok. Yani davaya konu olan İzmir’deki ikinci eylemde barikata aşmaya çalışanlara müdahaleyi ölçülü bulurken, arkalarda olan insanlara müdahalenin haksız olduğunu ifade ediyor. Bu açıdan kararın içeriği çok olumlu diyemeyiz” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

ÇHD’li Avukatlar davasında mahkemenin AYM inadı

SONRAKİ HABER

İbrahim Tatlıses: Tayyip Erdoğan için ölürüm

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa