13 Mayıs 2015 14:43

Büro emekçileri: Satış sözleşmesi istemiyoruz

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES), 2013 yılında yapılan toplu sözleşme sonrası yaşadıkları ekonomik kayıplara karşı ve özlük hakları için bir günlük greve çıktı.

Paylaş

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES), 2013 yılında yapılan toplu sözleşme sonrası yaşadıkları ekonomik kayıplara karşı ve özlük hakları için bir günlük greve çıktı. AKP’nin, emekçilerin taleplerine karşı ‘Kaynak yok’ bahanesi yarattığını ifade eden büro emekçileri, AKP iktidarının 13 yıl boyunca emekçilere düşük zam, işçilere düşük ücreti reva gördüğünü bildirdi. Emekçiler “Taşeron, esnek, güvencesiz, kuralsız çalışma biçimlerini kabul etmiyoruz” dedi.

BES 2013 yılında Memur Sen’le Hükümet arasında imzalanan ve “satış sözleşmesi” olarak adlandırdıkları toplu iş sözleşmesinden dolayı yaşadıkları hak gaspları için dün grev yaptı. Bürü emekçileri sloganlarla Madenci Anıtı’na yürüdü. Burada, Soma’da yaşamını yitiren madenciler için saygı duruşu yapan emekçilere, KESK, Tüm Bel-Sen ve Eğitim Sen yöneticileri de destek verdi.

‘AYRIMCILIK VE MOBBİNGE SON’

BES Genel Başkanı Fikret Aslan taşeronlaştırmaya, baskı ve sürgüne karşı; güvenceli iş, insanca bir yaşam, gerçek toplu sözleşme ve grev hakkı için grevde olduklarını kaydetti. 17 Mart-7 Nisan tarihleri arasında emekçilerle anket çalışması yaptıklarını belirten Aslan, emekçilerin ekonomik ve özlük haklarındaki erimenin karşılanması taleplerinin ön plana çıktığını ifade etti. Ankette ilk sıralarda ayrımcılığın ve mobbingin sonlandırılması; atama, terfi, tayinlerde adalet; güvencesizleştirme politikalarına son verilmesi taleplerinin ortaya çıktığını dile getiren Aslan, “Cumhurbaşkanının ‘Türkiye’yi AŞ gibi yöneteceğiz’ söylemi, AKP’nin emekçileri güvencesiz ve insanlık dışı çalıştırma politikasının zirveye ulaştığı noktadır. Soma katliamı sonrası ‘Madenleri Avrupa standartlarına taşıyacağız’ diyen hükümetin Meclise getirdiği torba yasa Türkiye'yi bir taşeron cennetine çevirmeyi planlayan düzenlemedir. AKP Soma’dan ders çıkartmadığını göstermiştir” diye konuştu. 

BÜRO EMEKÇİLERİNİN TALEPLERİ

Ağustos ayında imzalanacak ve 2016-2017 yıllarını kapsayacak toplu sözleşmeye dair “Yeni bir satış sözleşmesine izin vermeyeceğiz” diyen Aslan, emekçilerin taleplerini ise şöyle sıraladı:
* 2013 yılın toplu sözleşmesinden kaynaklı kayıplarımız karşılanmalı, insanca yaşanacak ücret verilsin.
* 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile gazbedilen gelir kayıplarımız karşılansın.
* Açlık sınırı altındaki ücretler vergi dışı bırakılsın, yoksulluk sınırı altındaki ücretler ise ilk vergi diliminde değerlendirilsin.
* Kadrolaşmaya son verilsin, personel alım ve yükselme sınavlarında adalet sağlansın.
* Angaryaya son verilsin.
* Temel kamu hizmetleri nitelikli ve ücretsiz olsun.

‘AKP’NİN MEMURU OLMAYA KARŞI GREVDEYİZ’

İstanbul’da BES 2 No’lu Şube üyeleri, İstanbul Defterdarlığı önünde bir araya geldi. Burada yapılan basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı: Özelleştirmeler ve 2B yasası gibi uygulamalarla kamuya ait ne varsa haraç mezat satanlara karşı grevdeyiz. Kamu hizmetlerini piyasalaştıranlara karşı grevdeyiz. Kamu emekçilerini yoksulluk sınırı rakamının altında, açlık sınırına yakın maaşa mahkum edenlere karşı grevdeyiz. Kamuda yaratıkları ayrımcılık, adaletsizlik ve kadrolaşma politikaları ile kamu emekçilerini AKP’nin memuru olmaya zorlayanlara karşı grevdeyiz. Besleyip büyüttükleri yandaş sendikaları Memur-Sen eliyle kamu emekçilerini satış sözleşmelerine mahkûm edenlere karşı grevdeyiz. Kamuda rotasyondan, performans ücretinden bahsedenlere, liyakat ve kariyer ilkelerini baypas edenlere karşı grevdeyiz. Kamuda güvencesiz çalışmayı öne çıkaranlara karşı grevdeyiz. Kamu emekçilerinin iş güvencesini kaldırma planları yapanlara karşı grevdeyiz. İş cinayetlerini fıtrat, kader vb söylemlerle geçiştirenlere karşı grevdeyiz. Her alanda kendi yandaşını yaratanlara karşı grevdeyiz. Kendisi gibi düşünmeyenleri ötekileştirenlere karşı grevdeyiz. Kamu emekçilerinin grev hakkını yok sayanlara, işçilerin grevlerini yasaklayanlara karşı grevdeyiz. İş güvencemize sahip çıkmak için grevdeyiz! Yeni bir satış sözleşmesine izin vermemek için taleplerimizde ısrarcıyız.” 

'İNSANCA YAŞAMAK İÇİN GREVDEYİZ'

BES İzmir Şubesi üyeleri, Konak Pier önünden İzmir Büyükşehir Belediyesi önüne kadar yürüyüş düzenledi. Çok sayıda kişinin katıldığı yürüyüşte, "İnsanca yaşamak için grevdeyiz", "13 Mayıs Soma'yı unutma unutturma" yazılı pankartlar taşındı. "Haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz" yazılı önlüklerinde giyildiği yürüyüşte sık sık ıslık ve alkışlar eşliğinde, "AKP halka hesap verecek", "Soma'yı unutma", "Hükümet istifa" sloganları atıldı. Açıklamayı okuyan BES İzmir Şube Başkanı Selma Şen, "Siyasi iktidar, çalışma hayatını taşeronlaştırırken; esnek, kuralsız, güvencesiz çalışma biçimlerini de kamuda her geçen yaygınlaştırma çabası içerisinde olmuştur" diye konuştu.

ANKETTEN MOBBİNG ÇIKTI

Greve çıkan Büro Emekçileri Sendikası Adana Şubesi SGK İl Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği basın açıklaması ile 17 Mart-7 Nisan arasında elektronik ortamda gerçekleştirdikleri anket çalışmasının sonuçlarını açıkladı. Anket sonuçlarında personel yetersizliği, mobbing, idarecilerin taraflı davranışları gibi sorunların öne çıktığını ifade eden BES Şube Başkanı Sabahat Mutluay, personelin mesai saatleri ve görevleri dışında çalıştırılmasının ve meslek hastalıklarının en az biri nedeniyle hasta olunmasının en çok görülen sorunların başında geldiğini ifade etti. Mutluay, “Grev ve toplu sözleşme hakkımız için 7 Haziran’dan sonra nasıl bir hükümet oluşursa oluşsun mücadelemizden geri durmayacağız” dedi. 

 

İNSANCA BİR YAŞAM İÇİN...

Van’da da BES üyeleri, “İnsanca yaşam, güvenceli bir iş, güvenceli bir gelecek” talebiyle iş bıraktı. SGK Van İl Müdürlüğü önünde bir araya sendika üyeleri adına açıklama yapan KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Haşem Baygümüş, “Her türlü emek sömürüsüne, iş cinayetlerine, mobbinge ve satış sözleşmelerine karşı; onurlu eşit, adil bir ücret için, kayıplarımız ve ikramiyelerimiz için, güvenceli bir iş, güvenceli bir gelecek için bir günlük iş bırakma grevindeyiz” dedi.

AYDIN’DA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ AÇIKLAMASI

Toplu sözleşme ve iş kollarında yaşanan sorunlarla ilgili görüşmelerde bulunmak üzere Aydın’a gelen KESK yöneticileri yaklaşan TİS süreci ve Aydın’daki temasları hakkında bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Eğitim Sen Aydın Şubesi Başkanı Ali Gün, iki gündür toplu iş sözleşmesi ve örgütlenme süreçlerine ilişkin bilgilendirme yapmak için kentteki çeşitli kurum, kuruluşlara ve iş yerlerine ziyaretler yaptıklarını söyledi.

KESK Genel Sekreteri Hasan Toprak da “Biz bu sözleşme döneminde bu satış sözleşmesini kabul etmediğimizi, önümüzdeki toplu sözleşme sürecinin KESK’in öncülüğünde bütün kamu emekçileri ile birlikte yürütmesini istiyoruz” dedi.

Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca ise “Yaklaşan TİS süreci ile ilgili eğitim alanı ile ilgili taleplerimizi konfederasyonumuzla birlikte ortaklaştırarak toplu sözleşme sürecicne hazırlık aşamalarını örmeye devam ediyoruz” dedi.

DAVULCULARA GÖZALTI TEHDİTİ

BES Diyarbakır Şube üyeleri, sabah saatlerinde İŞKUR Diyarbakır Müdürlüğü, Defterdarlık ve SGK İl Müdürlüğü binaların önünde toplanıp çaldıkları grev davulu ve zurna eşliğinde halaylar çekti. 
Ardından da "Bu işyeri grevdedir", "Özelleştirme mağduru 4C'li üyemizi AKP ölüme terk etti" pankartlarını açan sendika üyeleri, aynı anda 3 koldan Diyarbakır Adliyesi'ne yürüdü. Yürüyüşte "Kamu'da adalet istiyoruz", "Yaşasın onurlu mücadelemiz" sloganları atan kamu emekçileri, geldikleri Adliye binası önünde davul çalınmasını engelleyen polislerle tartıştı.

Davul çalınmasının Kabahatler Kanunu'nca yasak olduğunu söyleyen polisler, davulcuları gözaltına almakla tehdit etti. 

Grevdeki emekçiler ile polisler arasında uzun süre devam eden gerginlik, davulcuların alandan uzaklaşmasıyla sona erdi. 

Buna rağmen emekçiler çaldıkları müzikler eşliğinde yeniden halaya durdu. Kitle adına açıklama yağan BES Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Mehmet Karaaslan, AKP'nin 12 yıllık iktidarı süresince kişi başına düşen milli gelirin artması, büyüme oranının yüksek olması, enflasyon ve cari açık değerlerinin düştüğünü söylemesine rağmen bunun emekçilere bir dönüşünün olmadığını ifade etti. 

Karaaslan, "Türkiye'yi 'Taşeron Cumhuriyeti'ne çeviren anlayışa karşı grevdeyiz. Ülkemizi ucuz emek cennetine çevirenlere karşı nankörlük yapacağız. 'Taşeron ölümdür, yasaklayın' talebimize kulak tıkayanlara, bunun sonucunda yaşanan iş cinayetlerine karşı grevdeyiz" dedi. 

Ücret adaletsizliğine son verilmesini talep ettiklerini ifade eden Karaaslan, eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi, İşçi sağlığı ve İş güvenliği yasasının kamu emekçilerini içerisine alacak şekilde genişletilmesini, 4B, 4C gibi taşeron çalıştırma biçimlerinin yasaklanması gerektiğini, güvencesiz kamu emekçilerinin kadroya alınmasını istediklerini ifade etti. Eylem alkış ve zılgıtlarla sona erdi. 

MERSİN 

BES Mersin Şubesi üyeleri, Mersin Maliye binası önünden bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. "İnsanca bir yaşam özgür gelecek için grevdeyiz" pankartını açan gruba, STK temsilcileri de destek verdi. Açıklama yapan BES Mersin Şube Sekreteri Kemal Göçmen, AKP iktidarı döneminde kamu emekçilerine düşük zam, işçilere düşük asgari ücretten başka hiçbir şey düşmediğini ifade etti. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

DİSK: TCDD, Soma mitingi için tren vermedi

SONRAKİ HABER

"Suudi Arabistan bir gazeteci öldürdü ve Trump bunu önemsemiş gözükmüyor"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa