Yelkenler Yoros’a

Yelkenler Yoros’a

Kaleler genellikle şehirleri korumak için yapılır bildiğiniz gibi. Kale düştüğünde şehirler de düşer. Ülkemizdeki kalelerin de çoğu savaşlarda düşmüş, düştüğü gibi de kalmıştır. Bugün eski kaleleri ya tarihi filmlerde ya da kale alanında verilen konserlerde hatırlanır. Çoğu harabe durumda olan kalel

İsmail Afacan

KALENİN TARİHİ AYDINLANIYOR

İstanbul’un antik dönemden kalan tek kalesi olan Yoros (Hieron) Kalesi’nde iki yıldır süren kazılar sonucunda Osmanlı dönemine ait bir çok eser bulundu. Kültür Bakanlığı ve İstanbul Üniversitesi tarafından yürütülen kazı aynı zamanda Bakanlar Kurulu önerili yapılıyor. İstanbul İl Kültür Müdürü Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili, Kazı Başkanı Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın ve Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek, Yoros’da (Hieron) yaptıkları basın açıklamasıyla kazı hakkında bilgi verdiler. Yoros Kalesi’nin tarihi açıdan çok önemli olduğunu vurgulayan Kazı Başkanı, kalenin konumu nedeniyle İstanbul’un Karadeniz’e açılan kapısı olduğunu, hatta Pers Kralı Darius’un da burada konakladığının düşünüldüğünü belirtti. Asnu Bilban, vakti zamanında kalenin eteklerinde 300 geminin demirleyebildiği bir liman bulunduğunu belitti.

YUNAN KOLONİZASYONUNU AYDINLATABİLİR

Zeus ve 12 Yunan Tanrısı için yapılmış iki tapınak da olduğu bilinen alanda ilerleyen safhalarda bunlara da  ulaşılabileceği düşünülüyor. Dini önemi de bulunan kalede ilkçağ insanını Karadeniz’in bilinmezliği korkutmuş ve gemiciler Karadeniz’e açılmadan önce burada Zeus’a adak adarlarmış. Osmanlı döneminde yeniçeri garnizonu olarak kullanılan kalede ulaşılan materyaller genellikle gündelik yaşama dair.  Keramik kaplar, levazımlıklar, su ve yemek kapları, pipo lüleleri bulunanlar arasında. Genç bir kazı olduğunu vurgulayan Asnu Bilban, kazı çalışmaları ilerledikçe antik döneme ait bulgulara rastlanabileceğini ve bu bulguların Yunan Kolonizasyon devrini aydınlatabileceğini belirtti.

RESTORASYON DEĞİL KALE KAZISI

Yoros (Hieron) kalesindeki çalışmaların bir önemli diğer özelliği de bir kale kazısı yapılıyor olması. Ülkemizde genellikle kalelerle ilgili yapılan çalışmalar düzenleme ile geçiştirilir. Böylelikle Yoros kazısı, Kale kazıcılığının değerli bir örneğini de teşkil etmiş oluyor.

Bu alanda deniz savaşlarının yoğun olması su altı kazılarının da önemini arttırıyor. İlerleyen dönemlerde bu konuda da girişimlerin olacağı yapılan açıklamalardan anlaşılıyor. (İstanbul/EVRENSEL)


KALENİN TARİHİ

Yoros Kalesi, İstanbul’da Anadolu Kavağı sırtlarındaki Doğu Roma döneminden kalma önemli bir kale. Yoros, imparatorluk zayıf düştükten sonra Cenevizlilerin eline geçmiş ve uzun süre onların elinde kalmış; bu yüzden bir Ceneviz Kalesi olduğu inancı doğmuş. Adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemekle birlikte, “Kutsal yer” anlamına gelen Hieron’dan geldiği görüşü oldukça yaygın. Osmanlı Devletinde yeniçeri garnizonuna dönüştürülmüş. 1800’lerin başında ise 20 köyden oluşan bir garnizona dönüşmüş. Deniz ticareti için önemli olduğu kadar İstanbul’u, Karadeniz’den gelecek saldırılara karşı korumak için de kullanılmış.


KAZI EVİ YAPILIYOR

Kale ve çevresindeki 1600 metre karelik bir alana kazı izni alınmış durumda. Arkeolog, sanat tarihçisi ve mimarlardan oluşan yirmi kişilik ekiple çalışmalar yürütülüyor. Kazı ekibinin ihtiyaçlarının karşılandığı, lojistik destek sağlandığı ve kısmi değerlendirmeyi yapıp ilgili müzeye götürecek bir kazı evinin kazı alanına yapılacağını söyleniyor. Geniş kapsamlı bir çalışmayla bölgenin ören yeri haline getirilmesi hedefleniyor.

www.evrensel.net