11 Mayıs 2015 13:06

AKP’ye sırtını dönen Muş yüzünü HDP’ye çevirdi

Muş’a gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu'na sırtını dönerek protesto eden Muşlular, HDP'ye kucak açtı. HDP mitingi için meydanı miting saatinden önce hınca hınç dolduran Muşlular, ‘3'te 3 vekil istiyoruz’ mesajı verdi.

Paylaş

Muş’a gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu'na sırtını dönerek protesto eden Muşlular, HDP'ye kucak açtı. HDP mitingi için meydanı miting saatinden önce hınca hınç dolduran Muşlular, ‘3'te 3 vekil istiyoruz’ mesajı verdi.

Soğuk havaya ve yağmura rağmen HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın katılımıyla gerçekleşen miting için ilçe ve köylerden çok sayıda kişi Belediye Meydanı'na akın etti.

ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU'NA PANKARTLI CEVAP

“Elinde Kur'an, kursağında haram, dilinde yalan, meydanlarda Erdoğan”, “Asgari ücretli her gün yemek yiyebiliyor mu ey tarafsız Erdoğan”, “Ne kral ol ne paşa ver oyunu Demirtaş'a hür yaşa” dövizlerin açıldığı mitingde Muşlular HDP'nin seçim şarkılarıyla halaya durdu. 

YÜKSEKDAĞ: AKP, HALKIN BARAJININ ALTINDA KALACAK
Başbakan Davutoğlu'ya sırtını çevirerek protesto eden Muşlulara Kobanê Meydanı'nda seslenen HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, devletin tüm imkanlarını seçim mitingleri için seferber eden Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a tepki göstererek, "Türkiye halklarının her türlü zenginliğini sınırsızca, hoyratça kullandılar. Hala da kendilerine güvenmiyorlar. 8 Haziran'da hükümet kuracaklarını kestiremiyorlar, onların gücünün sınırı da budur. Karşımıza faşist darbe barajını çıkardılar, ama bizler aşıp yıkayacağız. Onlar ise halkımızın barajını aşamayacaklar. O barajın enkazı altında kalacaklar" dedi.

Muş'ta "Biz'ler HDP, Biz'ler Meclis'e" sloganıyla karşılanan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, konuşmasına başlamadan önce Muş milletvekili adayları Burcu Çelik Özkan, Ahmet Yıldırım ve Mensur Işık ile birlikte halkı selamladı. Mitingin yapıldığı Belediye Meydanı'nı Kobanê Meydanı olarak adlandıran Muşluları Kürtçe selamlayarak konuşmasına başlayan Yüksekdağ, Kobanê Meydanı'nda büyük insanlık mitingini gerçekleştirmek için bir araya geldiklerini söyledi. Kobanê'de nasıl ki büyük insanlığın direnişle kazandığı gibi 7 Haziran'da da kendilerinin kazanacağını dile getiren Yüksekdağ, "Kobanê'de kazanan büyük insanlık ve Ortadoğu'ya zafer armağan eden kahramanlarımız ve bizim onlara verdiğimiz söz 8 Haziran'da çok büyük bir zafer olarak ışıldayacak. Nasıl ki Kobanê'de el ele vererek kazandıysak, geleceğimizi karanlık ellere teslim etmediysek bütün Ortadoğu'nun aydınlık geleceğini de hep birlikte kuracağız" dedi.
Konuşmasına Kobanê'de yaşamını yitiren Muşluları anarak devam eden Yüksekdağ'a mitin alanını dolduran onbinler "Şehit namirin" sloganıyla karşılık verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kobanê için sarf ettiği "düştü düşecek" sözüne atıfta bulunan Yüksekdağ, şöyle konuştu: "Kobanê direnirken ne demiştiler, Kobanê düştü düşecek demiştiler. İşte o söz söylendikten sonra yayından fırlayan bir ok gibi bütün Türkiye coğrafyasında büyük bir dirence dönüştü. Düştü düşecek diyenlere bu halk en büyük dersi verdi. Biz daha yeni başladık. Kobanê'de birinci derslerini aldılar. Şimdi ikinci dersi alma zamanıdır. 7 Haziran günü bu halk onlara en büyük dersi verecek. Bugüne kadar zorbalıkla kendi iktidarlarını büyük insanlık değerlerinin üzerinde tuttular. 13 yıl boyunca AKP iktidarı, aldıkları oyu da, desteği de sorumsuzca çarçur ettiler. Artık deniz bitti. İktidarlarının sonu geldi."

'ÇÖZÜMÜN GÜVENCESİ ÖCALAN'DIR'
Barışın da çözüm sürecinin de gerçek sahibinin ve güvencesinin halkın ve PKK Lideri Abdullah Öcalan olduğunu söyleyen Yüksekdağ, AKP hükümetinin 13 yıllık iktidarı boyunca savaş politikasından başka bir şey geliştirmediğinin altını çizdi. 2013 Newroz'un Öcalan'ın başlattığı çözüm sürecine dikkat çeken Yüksekdağ, "2013 Newroz'unda tüm halklarının barış ve çözüm talebini içeren büyük bir manifesto yayınlandı. Savaştan vazgeçmesi gereken AKP her tarafı askeri garnizona çevirdi. Muş'a, bölgeye ekonomik refah getirmediniz, barış getirmediniz, bu halkın ekmekten ve sudan üstün tuttuğu barışı ve özgürlüğü getirmediniz. İki yıllık çözüm ve diyalog sürecinde bir taraftan Başkan Öcalan bu ülke kan gölüne dönmesin diye çaba gösterirken, siyasi iktidarın ise tek yaptığı karakol yapmaktır, çocuklarımızı katletmektir. Bir karanlık zihniyet var önümüzde. Erdoğan'ı değil halkı muhatap aldık. Muhatabımız da bu memleketin onurlu halklarıdır. Bütün Türkiye karşı duyduğumuz sorumluğumuzun bir görevi olarak çözümü ilerletme ve sonuca götürme gayreti içindeyiz. Onlar savaş siyasetinden, şiddetten, gerilimden, ırkçılıktan, kutuplaştırmaktan besleniyorlar" diye konuştu.

Muş mitinginde "OHAL'i kaldırdık" diye övünen Başbakan'a yanıt veren Yüksekdağ, "OHAL'i kaldırdık diye övünen bir hükümet valilere OHAL yetkisi verdi. Eskiden OHAL sadece bölgede geçerliyken, artık bütün Türkeyi'ye OHAL, sıkıyönetim memleketine çevirdiler" dedi.

'ARTIK İKTİDARLARINI SÜRDÜREMEYECEKLER'
Hükümetin tüm şiddet ve baskı politikalarına rağmen barış, özgürlük ve çözüm demeye devam edeceklerini söyleyen Yüksekdağ, "Gelsinler savaştan ve şiddetten beslenenler, Muş halkından ders alsınlar, buraya bakıp öğrensinler. Bu meydanda yüreği yanan gözünün yaşı kurumamış anneler var, acıyı sırtında taşıyan babalar, kardeşler var. İnsanlığın barışını savunanlar var. Bundan daha büyük bir güç olabilir mi, çok şükür HDP var, biz oldukça büyük insanlığı öldüremeyecekler. Artık biz oldukça iktidarlarını sürdüremeyecekler. 13 yıl boyunca dere tepe kullandıkları bu iktidarlarını ellerinden alacağız" şeklinde konuştu.

AKP iktidarının sonunun geldiğini vurgulayan Figen Yüksekdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İktidarlarının sonunun geldiğini gördüler, nasıl da telaşla savruluyorlar. Nasıl da ne söylediklerini bilemeden, ne yapacaklarını bilemeden, büyük bir panik içinde kıvranıyorlar. Biz daha yeni başladık. 7 Haziran günü iktidarlarını sürdüremeyecekler, o sarayda oturamayacaktır. Onu başkan yaptırmayacağız dedik, onu o sarayda oturtmayacağız diyoruz. Şimdi yenileceklerini gördükleri için her yerde partimize, arkadaşlarımıza kalleşçe saldırılar düzenlediler, düzenliyorlar. Bunlar mertçe yarışmayı bilmezler, dürüst siyaseti bilemezler. Onlara göstereceğiz demokratik siyaseti. Demokratik siyasette kazanacağımız büyük zaferin altında onlar kalacak. Birçok yerde seçim kampanyası yürüten yöneticilerimiz tutuklanıyor, ancak bu kadar baskıya rağmen ah demeden of demeden gürül gürül çalışmaya devam ediyorlar. Çünkü biz emeğin, büyük direnmenin ne olduğunu iyi biliyoruz. Büyük kazanmayı artık öğrendik. 7 Haziran'da hep birlikte büyük kazanacağız."

'HALKIN BARAJINI GEÇEMEYECEKLER'
Devletin ve kamunun imkanlarıyla mitinglerini sürdüren siyasi iktidarın seçim kampanyalarına vurgu yapan Yüksekdağ, "Siyasi iktidar seçim kampanyasını yürütürken, devletin, Türkiye halklarının her türlü zenginliğini sınırsızca, hoyratça kullandı. Hala da kendilerine güvenmiyorlar. 8 Haziran'da hükümet kuracaklarını kestiremiyorlar, onların gücünün sınırı da budur. Karşımıza faşist darbe barajını çıkardılar, aşıp yıkayacağız. Onlar halkımızın barajını aşamayacaklar, onlar barajı, sizin barajınızı geçemeyecekler.

'ASLA KAZANMAYACAKSINIZ'
Başbakan Davutoğlu'nu Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak tanımlayan Yüksekdağ, şunları kaydetti: "Bir yandan Cumhurbaşkanı bir yandan da yardımcısı olan Başbakan partimize saldırıyor. Niye bir siyasi partinin genel başkanı gibi davranmıyorsun? Sen ağırlığını bil ki bu halk sana Cumhurbaşkanı saygısı göstersin. Ama haddini bilmeyen bir siyasi duruş sergileyerek, AKP'nin yanında Türkiye halklarının karşısında bir seçim çalışması yürütüyorsun. Nerde kaldı Cumhurbaşkanı tarafsızlığı. Fıtratına ters, onlar tarafsız olamazlar. Onlar şiddetten, baskıdan taraftırlar. Türkiye'nin ekonomik ve kamu imkanlarını kullanarak seçim mitingi yapabilirsin ama asla kazanan olarak çıkmayacaksın. Cumhurbaşkanı ve Başbakan devlet kurumlarını da kampanyanın hizmetine sokmuşlar. Gözümüzün içine baka baka suç işlemeye devam ediyorlar. Adaletin ve kalkınmayın adını kullandılar, ama adaleti hiçbir zaman uygulayanı olmadılar. O hepimizin vergisinden kullandığınız paralar haram olsun size, size helal etmiyoruz. Bu halkın vergileriyle, bu halkı soyarak, finansa ettiğiniz bu mitingler sizi kurtaramayacaklar."

'ONLARIN YENİLGİSİ BİZLERİN ZAFERİDİR'
Cumhurbaşkanı'nın ve hükümetin partilerini sadece Türkiye'de değil birçok ülkede hedef haline getirdiğini kaydeden Yüksekdağ, konuşmasına şöyle devam etti: "Erdoğan bugün Belçika'daydı. Belçika'daki bütün camilere talimat gitmiş, en az 50 kişi mitingine gelsin talimatı gitmiş. Bunlar halkımızın camileri kendi çıkarları için kullananlardır. Bize din ve inanç dersi verenler, camileri kendi çıkarları ve siyasetleri için hoyratça kullanıyor. Onlara dersini bütün Türkiye halkı verecektir. Türkiye halkının inancını hırsızlıktan ve yolsuzluktan beslenenler ile kanla siyaset yapanlar savunamazlar. İnanç değerlerini asla kullanamazlar. Halkımızın değerlerinden siyasi rant elde edemezler. Seçim meydanlarında Kürtçe Kur'an-ı çıkaranlar bir gün çarpılacaklar. Böyle değerlerle oynayanların sonu hayırlı olmaz, kötü olur. 8 Haziran sabahına çıkamayacaklarını nasıl gördüler. Bakın bu değerleri kullanmaya devam ediyorlar. Muş halkına inanç ve değer dersi veremezler. Bunu en iyi siz biliyorsunuz. Muş gibi bir medrese diyarından, inancın ve ilmin topraklarında onların sözünü hiçbir karşılığı yoktur. Bölgede ve Türkiye'de o diyanet adını verdikleri, halkımızın bütün inanç merkezlerini kapattılar. AKP bu baskı kurumunu savunuyor. Bu halk gerçeklerin çok iyi farkında. Gördüğümüz gerçek onların bitişi, bizlerin başlangıcıdır. Onların yenilgisi bizim zaferimizdir. Bizim savunduğumuz tüm değerler Meclis'e gidecek. Hak ve adalet yerini bulacak. Hak ve adalet adına ne varsa yağmaladılar, yıktılar. Adına adalet ve kalkınma takanlar, büyük adaletsizliğin kaynağı durumundadırlar."

'ERDOĞAN YARGILANMASIN DİYE EVREN'İ YARGILATMADI'
Kenan Evren'in ölümüne de değine Yüksekdağ, şunları kaydetti: "80 darbesinin sorumlusu Kenan Evren öldü. Kenan Evren yargılanmadan öldü. Yargılanmadan mezara gitti. İşlediği suçların hiçbirisinin hesabını vermeden gitti. Kenan Evren'in yargılanmasının önüne geçen Tayyip Erdoğan'dı. Göstermelik bir mahkeme kurdular. O mahkeme salonunun önünde darbede hayatını kaybeden evlatlarını arayan anneler çırpınırken, o darbeci generali getirmediler, yargılatamadılar. Onun yargılanmasına izin verseydi, kendisinin de yargılanacağını çok iyi biliyordu. Kendisi yargılanmasın, halkımız yakasına yapışmasın diye darbeci generali savundu. Hepsini kendileri yargılanmasın diye, yargılanmalarının önü açılmasın diye yaptılar. Roboski katliamı başka bir memlekette yaşansaydı yer yerinden onardı. O siyasi iktidar yerinde duramazdı. Başbakan olan zat şimdi Cumhurbaşkanı. Hırsızlıktan, yolsuzluktan, katliamdan yargılanmamak için bunu yaptı. Yargılanmamak Kenan Evren'e nasip olabilir, ama siz hesap vermeden gidemezsiniz. Hesap vermeden gidemeyecekler. Darbe kurumuna dönüştüler. Ergenekon paşalarını tutukladılar, sonra salı verdiler. Kenan Evren gibi bütün askeri unsurları savundular. Onlara kol kola verdiler, işbirliği yaptılar. O darbeci zihniyetinden besleniyor. Ama biz bu darbecilere karşı halkın siyasi iradesini en büyük gücü gösterdik, bu güç 7 Haziran günü zafer bayrağını sallayacak."

'AKP 3 ŞEYDE TÜRKİYE'Yİ BİRİNCİ YAPTI'
Bütün Türkiye toplumunu barışın, özgürlüğün ve emeğin önde olduğu yeni bir yaşama çağıran Yüksekdağ, yeni yaşama dair şu noktalara dikkat çekti: "Yeni yaşam kuşağında gücümüzü birleştirirsek önümüzde hiçbir güç, baraj dayanmayacak. Kobanê'de çizdikleri sınırları özgürlük mücadelemizle aşıp geçtikçe faşist barajı da yıkıp geçeğiz. Barajın enkazının altında kalanlar onlar olacaktır. AKP hükümeti o barajın artında kalacak bizim için ise yeni bir yaşamın başlangıcı olacak. 13 yıllık AKP iktidarı boyunca 3 şeyde Türkiye'yi birinci yaptılar. İş cinayetinde, kadına dönük katliamda, şiddette ve gelir dağılımı uçurumunda birinci yaptılar. Zengin ve yoksul arasındaki uçurumu gittikçe derinleştirdiler. Onlar halkımızın mukaddes değerlerini siyasete malzeme haline getirdiler, saltanat kurdular. Artık bu hayatın ve düzenin sonuna geldiler. Halkların Demokratik Partisi gelir adaleti sağlayarak saltanatlarına son verecek. Üretimin büyüdüğü, geliştiği, adil bir şekilde paylaştığımız yeni bir yaşamı inşa edeceğiz. Sadece özgürlük ve barışı değil, ekonomik ve sosyal kurtuluşu da biz getireceğiz. Birliği getireceğiz. Adalet neymiş dost düşman herkes görecek."
Muş'a üvey evlat muamelesine tepki

Muş'un sorunlarına da değinen Yüksekdağ, Muş'un HDP'nin getireceği özgürlükten, barıştan ve adaletten payına düşeni alacağını söyledi. Yüksekdağ, "Bugün olduğu gibi Muş üvey evlat muamelesi görmeyecek. Cumhurbaşkanı Yardımcısı burada hepimiz kardeşiz dedi. Ama gelirler kardeşçe paylaşılmıyor, Muş'a üvey evlat muamelesi yapıyor. Biz bu toprakların öz evlatlarıyız, gerçek sahipleriyiz. Tüm değerlerleri de bizimle büyüyecek" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce Muş'ta belediyenin AKP'de olmasına rağmen "HDP belediyesi Muş'ta çalışmıyor" sözlerini hatırlatan Yüksekdağ, "Muş Belediye Başkanı AKP'li. Cumhurbaşkanı bilmiyordu, Muş'un belediye başkanı hiç iyi çalışmıyor dedi. Sonra öğrendi, yine unutmasın, Muş'un AKP'li belediye başkanı bu şehre hiçbir hizmet getirmedi. Kendisine verilen hiçbir oyun karşılığını vermedi. Halkımızın vergilerini AKP'nin palazlanması için kullanıyor. Ana caddelerinde Muş Belediye Başkanı utanmadan gezebiliyor mu? Biz onun adına utanıyoruz. Size güveniyoruz, adalete güveniyoruz, onun da sonu uzun olmayacak. İnşallah HDP belediyeyi alacak. Cumhurbaşkanı'nın düşündüğü, aklına geleni olmuş olacak" diye konuştu.

'SADECE PARA DEĞİL NÜFUS DA ÇALDILAR'
"Muş'ta hayırlısıyla 3 milletvekilli alarak, buradan tam temsiliyetle Meclis'e gideceğiz" diyen Yüksekdağ, Muş'un vekil sayısının 4'ten 3'e indirilmesine tepki gösterdi. Seçimden önce Muş'un vekil sayısının dört olduğunu hatırlatan Yüksekdağ, "Bir gecede ansızın yaptılar, Muş'un bir vekili alındı, Bayburt'ta verildi. Bizim aklımız almakta zorlanıyor, ama bunlar yapmaktan zorlanmıyor. Hırsızlığa o kadar alışmışlar ki, sadece para değil, nüfus da çalıyorlar, yazıklar olsun. Onlar insanın gözündeki sürmeyi bile çalarlar, bunlara karşı dikkatli olacağız. Bir gecede vekilimizi alıp, sahte nüfusla Bayburt'ta verdiler. Bizim Muş'ta dört dörtlük kazanacağımızın farkına vardılar. Çaldıkları da onlara haram olsun. Önümüze bakacağız, Muş'ta 3'te 3 yapacağız. Özgücümüzle büyük bir zafer kazanacağız" şeklinde konuştu.

Muş Ovası'nın bereketini yeniden canlandıracaklarını söyleyen Yüksekdağ, AKP iktidarının Muş için verdiği sözleri tutmadığını ve tarım kotasını kaldıracaklarını söylediklerini ama bunu yerine getirmediklerini belirterek, "O da size haram olsun" dedi.

SOMA'DA YAŞAMINI YİTİRENLER ANILDI
Bu esnada meydanda yükselen "Bijî Serok Apo" sloganıyla konuşmasını sürdüren Yüksekdağ, 301 kişinin yaşamını yitirdiği Soma katliamının bugün olan yıldönümüne dikkat çekerek, yaşamını yitiren tüm madencileri andı. Maden ocaklarında, inşaatlarda ve iş yerlerinde ekmeklerinin peşinde koşanların canlarını kaybettiğini söyleyen Yüksekdağ, "Hepsini saygıyla, rahmetle anıyorum. Bizler iktidara geldiğimizde, insanlar barış için ölmeyecek, işçiler ekmek için ölmeyecek, işçiler maden olacaklarında mezarlık yaşamayacak. İşçilerin de emekçilerin de iş ve can güvenliği ile bütün insani tedbirler alınacak. Hak ettikleri çalışma ve sosyal yaşama kavuşmaları sağlanacak. İşçilerin madenlerde ölmediği, çocukların sokaklarda katledilmediği ortak bir yaşam için bir araya geldik. Buradaki gücümüz, irademiz bütün Türkiye'nin geleceğini belirleyecek" dedi.

Dünkü Tekirdağ mitingine de vurgu yapan Yüksekdağ, "Dün Tekirdağ'daydım, bugün Muş'tayım, Tekirdağ'ın selamlarını iletiyorum. Halkların Demokratik Partisi Tekirdağ'dan Muş'a kadar her yere kadar emeğin, özgürlüğün, geleceğin partisidir. Bizlerin, büyük insanlığın zafer partisidir. Yolumuz ve zaferimiz hayırlı olsun. Serkeftin" dedi.

Bu arada HDP, 1 Haziran'da Muş'ta ikinci bir miting düzenleyecek ve mitinge HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş katılacak.

BAŞBAKANA SIRTINI ÇEVİRMİŞLERDİ
HDP’nin miting yaptığı meydanda 6 Mayıs'ta Muşlulara seslenen Başbakan Ahmet Davutoğlu protestoyla karşılanmıştı. Sırtlarını çevirerek Davutoğlu'nun protesto eden Muşlular, AKP hükümetinin 13 yıllık politikalarına tepki göstermişti. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Libya'da vurulan geminin IŞİD kontrolündeki bölgeye gittiği iddia edildi

SONRAKİ HABER

Diyarbakır'da zırhlı polis aracına saldırı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa