Gazze’de kadının gerçek sorunu: İsrail

Gazze’de kadının gerçek sorunu: İsrail

Filistin’in Gazze bölgesinde bir çok kadının haklarından mahrum bırakılmasının nedeni Hamas olarak gösteriliyor. Bu doğru değil. Asıl neden İsrail işgalidir. Gazze’de Filistinli kadınların çoğu,  İsrail’e karşı gerçekleştirilen savunma savaşının ikinci yıl dönümündeki gösterilere Hamas saflarında k

Yasmeen El Khoudary

Hevesli hevesli konuşmaya başlayınca Gazze’de iyi eğitimli üniversite mezunu kadınların iş bulamama sorunundan bahsedeceğini sandım. Konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ben hicap (tesettür) takmıyorum, ama onu çıkaramıyorum da.” Gruptakiler, genç kadının söylediklerinin ardından ortaya çıkan bu kötü karışıklığı hızlıca çözmek için bir yol aramaya başladı, utanmış, sıkılmışlardı. Onlara göre soru gayet patavatsızdı. Diplomata baktım. Gözlerinde konuşan bu kadın, tanrının yüzü  gibi duruyordu. Diplomat uluslararası toplumu kastederek onları Gazze’ye çağırabileceğini belirtti. Diplomat, Hamas’ın baskısı altındaki kadınlara insan haklarıyla ilgili bilgilendirmeler yapmak ve kadınların durumlarını incelemek üzere onları Gazze’ye çağırmayı önerdi.

Bu hayatımızın yıllardır sürmekte olan hikayesidir: “Beyaz kadın (veya erkek) bize haklarımızı öğretmek için Filistin’e gelir; Gazze’deki yerel hükümeti, kadınların haklarını mahrum etmekle suçlar, ama öte yandan haklarımızı gasbeden asıl varlığı (İsrail) destekleyip, mahrumiyetin asıl kaynağı İsrail ve işgali gerçeğinin üzerini örtmeye çalışır.”

Tartışmanın ardından kızın yanına giderek, yerel hükümetin (Hamas) kızların başlarının açık olması ile ilgili bir yasağının olmadığını söyledim. Hamas hükümetinin kızları hicap giymekten kaynaklı yasaklamadığını ve eğer kişi muhafazakar bir aileden ya da şeridin muhafazakar bir bölgesinden geliyorsa, bunun hükümetin hatası olmadığını, ve yabancı bir diplomata bunun hakkında bir şeyler söylemenin gereksiz olduğunu anlatmaya çalıştım. Burada, orta düzeyde muhafazakar geleneklerle, Hamas’ın halka yönelik uyguladığı kurallar arasında ince bir çizgi var, ve burada insanların bu iki şeyden birini diğerinin yerine tercih etmek gibi bir kaygısı söz konusu değil.

Meğer mücadelelerimizin zorluğu ve neleri nasıl anlattığımız önemli değilmiş. Uluslararası medya sürekli olarak genel nüfusun karşı karşıya kaldığı sorunların ötesinde, “kişisel” sorunlara eğilecektir. Önceki hicap örneği gibi. Neden mi? Çünkü kadın hakları özellikle bütün dünyada duyarlı olunan bir konudur. Ortadoğu’da ve her yerde, argümanın arkasındaki mantık ne olursa olsun o, okuyucuların kalbinde sempati ve öfke uyandırmaktadır. Örnek verecek olursak, birkaç ay önce bütün ajanslar eşsiz bir olayı gündeme taşıdı.: “Hamas rejimi Gazze’deki kadınların motosiklet kullanmasını acımasız bir şekilde yasakladı.” Bu olay bir çok kişinin çenesini  mahmuzladı ve konu, Hamas yönetiminin kontrolü altındaki kadınların durumuyla yoğun şekilde ilgilenen, iyi kalpli uluslarararası medya toplumunun uzun süreli ilgisine mazhar oldu, konuyla ilgili bir çok şey yazıldı, çizildi.

Fakat bu medya ajanslarından hiçbirisi, toplasak sayısı ancak 10’u bile bulmayacak motosikletli kadınları bulup da motosiklet sürmekle ilgili ne düşündüklerine dair soru dahi sormadı. Hayır sormadı çünkü onların bu kadınların böyle gereksiz konularda vakitlerini harcamayacaklarını biliyorlardı. Çünkü onlar bu kadınların kendileriyle dalga geçeceklerini ve onlarla gerçek konuları; İsrail hapishanelerindeki kadınlar, yoksulluk, sağlık sistemindeki yetersizlik, eğitim eksikliği ya da iş fırsatları ve benzeri konuları tartışmak isteyeceklerdi. Özellikle İsrail işgalinden kaynaklanan bütün bu temel konuları.

Ama hayır, uluslararası medya alelade konulara odaklanmak istiyordu. Gazze’de Hamas’ın imajını mahvetmek için “çekici” kadın meseleleriyle ilgilenmek daha iyi bir meslekti; gerçek konular ise önemli değildi.  Onlar, “Biz işgalin nedenini ve sonuçlarını biliyoruz , onları sen bir kenara bırak, bize Hamas hükümetinin neden olduğu problemleri anlat!” diyorlardı.

Hamas hükümeti, motosikletli kadınlarla ilgili haberlerden sonra kadınların Gazze’de kamuya açık yerlerde nargile içmelerini yasaklayan bir kanun geçirmek istemişti. Bu yasanın iptal edilmiş olmasına ve üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bile uluslararası medya ajansları, olayla ilgili haberler yapmaya  ve meseleyi dillendirmeye devam ettiler. Bugün erkek kuaförlerin kadınların saçlarını yapmasının yasaklanması ile ilgili bir yasa çıkınca, uluslararası medya bunu manşetlere taşıdı. Halbuki bu mesele müşteriler ve kuaförlerle birlikte Gazze’deki bütün kadınların değil, daha küçük bir kesimin sorunu.

Ben politik üyeliklere karşıyım, benim tek üyeliğim Fetih, Hamas ve diğer gruplar için değil, Filistin’le ve Filistin içindir. Ama işgalcilerin şiddet uygulayarak kopardığı hakların bir kenara bırakılarak İsrail’in yükünün hafifletilmesini ve gerçeği görmeyerek hak mücadelesini suistimal eden uluslararası medyanın iki yüzlü tavrına katlanamıyorum.

Dünya, geçmiş dört yılda Gazze’de kadınlar üzerindeki durumun asıl nedeninin sadece Hamas yönetimiyle ilgili olmadığını, incelenirken dışarıda bırakılan ve görmezden gelinen İsrail  kuşatması olduğunu ne zaman anlayacak? Gazze’yle ilgili özellikle gurur duyarak belirtmeliyim ki, Filistin ve özellikle de Gazze, erkek ve kadınların haklarının eşit şekilde kullanıldığı, İsrail’in kadın ve erkek hak mahrumiyetinde eşit tutum takındığı dünyanın sayılı yerlerinden biridir. İsrail hem erkek hem de kadınların en temel insan hakları konusunda mahrumiyetini eşit şekilde sağlamak için gayet etkili pozitif ayrımcılık ölçütleri uyguluyor.

Diyeceğim şu, mahrumiyetin sonuçlarını, hayatlarımızdaki marjinal kalan nedenlere dayandırmayı bırakın.

Kaynak: El Cezire Çeviri: Dış Haberler Servisi

www.evrensel.net