İngiltere

İngiltere'de belgeli işkence

İngiliz vatandaşı olan terör zanlılarının, işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddialarıyla ilgili soruşturma sürerken, İngiltere’de yeni bir skandal daha ortaya çıktı. İngiliz MI6 ve MI5 polis servislerinin, yurt dışındaki tutuklulara bilgi alabilmek için illegal şekilde işkence uyguladıkları belgelendi. Skandalı ortaya &ccedi

İŞKENCE İZNİ İÇİN BAKANLIĞA DANIŞILMIŞ

Söz konusu belge, gizli sorgulama politikasının geçtiğimiz temmuz ayında koalisyon hükümeti tarafından yeniden yazıldıktan sonra gizli servis tarafından nasıl uygulandığını gösteriyor. Belgede ayrıca MI5 ve MI6 çalışanlarının, kendilerine işkence edildiği tespit edilen İngiltere dışındaki tutukluları sorgularken hem İngiliz hem de uluslararası yasaları ihlal etmiş olabilecekleri kabul ediliyor. Belgede ayrıca bu potansiyel suçları işlemeden önce bakanlara danışılarak “bir siyasi örtü” elde edilmesine ihtiyaç olduğuna değiniliyor.

IRAK İŞGALİNDEN SONRA YENİDEN

Gizli sorgulama belgesinin ilk olarak Ocak 2002’de Afganistan’daki MI5 ve MI6 çalışanlarına gönderildiği belirtiliyor. Belge, İngiltere’deki Müslümanların Irak işgalinden dolayı ülke içinde saldırılar planlamasın ile ilgili olarak 2004’te yeniden yazılıyor ve genişletiliyor. Aynı belge 2006 temmuzunda uçak kaçırma eylemi yapan bir saldırganın sorgulanması sırasında yeniden genişletiliyor. The Guardian, söz konusu dokümanlarda yer alan sorgulama politikasında üst düzey istihbarat ajanlarına tutuklunun çekeceği acıya karşı aranmakta olan bilginin öneminin tartılması talimatı verildiğini aktarıyor. Gazete, belgede İngiliz istihbaratının ve bakanlarının, İslamcıların belgenin varlığından haberdar olmaları halinde İngiliz halkının daha fazla terör saldırısı riski altında olmasından korktuğunun görüldüğünü kaydediyor.

BELGELERİN BULUNMASI KORKUSU

Gazeteye göre söz konusu belgenin bir yerinde şu ifadeler yer alıyor: “Eğer bilginin tutuklulara kötü davranma yoluyla elde edilmiş veya elde edilecek olma ihtimali varsa, ajansın da bu şekilde sorgulama yaptığı ve bu şekilde elde edilmiş bilgileri kabul ettiğini kamuoyuna yansıması halinde bunun negatif sonuçları arasında ulusal güvenliğe karşı potansiyel zıt etkileri olabilir. Örneğin, kamuoyuna böyle bir yansıma olması, terör tehdidini daha da artıracak daha fazla radikalleşmeye yol açabilir.” Belgede bu bilginin sızmasının gizli servisinin ününü de zedeleyeceğine ve ajansın etkinliğini azaltabileceğine dikkat çekiliyor. Bu yüzden sorgulama politikasına dair belgelerin, kredibilitesi ve şeffaflığı olmadığı için insan haklarına ilişkin soruşturmalarda veya davalarda veya avukatların delil vermek istemediği durumlarda kamuoyuna açıklanmaması gerektiği vurgulanıyor.

SORUŞTURMAYI YÜRÜTEN ESKİ İSTİHBARAT ŞEFİ

Ülkede halen İngiliz vatandaşı terör zanlılarının işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddialarıyla ilgili Emekli Yargıç Sir Peter Gibson tarafından bir soruşturma yürütülüyor. Zanlıları temsil eden kampanyacı ve avukat grupları, sürece güven duymadıklarını, sonuçlarının büyük çapta gizli kalacağını ve bu şartlar altında soruşturmadan çekilmeye karar verdiklerini açıklamıştı. Ülkede bazı kesimler ise soruşturmaya eski bir istihbarat çalışanı olan Gibson’ın atanmasını eleştirmişti. Ancak hükümet, Gibson’ın yürüttüğü soruşturmaya her yönden güven duyduklarını açıkladı. Kampanyacı gruplar ise soruşturmanın ortaya çıkardığı istihbarat bilgilerinin ne kadarının kamuya açıklanacağı konusunda nihai kararın hükümetten bağımsız alınmayacağını öğrendiklerini belirtiyorlar.

DIŞARIDAKİ İŞKENCELERDE İNGİLİZ YETKİLİLERİN ROLÜ

Gibson’ın başkanlığındaki soruşturma, 11 Eylül sonrasında İngiltere dışında düzenlenen terörle mücadele operasyonlarında, başka ülkelerde tutulan zanlıların özel nakillere ya da uygunsuz muameleye maruz kalmasında İngiliz yetkililerin rolü olup olmadığını araştırıyor. Soruşturulan başlıca kişiler ise ABD’nin Guantanamo üssünde tutulmuş İngiltere vatandaşı ya da İngiltere’de oturma izni olanlar. İngiliz yetkililer, bugüne kadar Guantanamo ve Pakistan’da terör zanlılarına işkence uygulandığı iddialarını reddetmişti. Polisin araştırmasını tamamlamasının ardından Gibson’un yürüteceği soruşturma kapsamında ortaya çıkarılan belgelerin kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağına ise siyasi iktidar karar verebilecek. (DIŞ HABERLER)

www.evrensel.net