08 Mayıs 2015 04:58

‘Benden olmayan düşman’ anlayışı işyerlerine kadar indi

Büro Emekçileri Sendikası (BES) ağustos ayında yapılacak toplusözleşme öncesi hizmet kolundaki emekçilerin taleplerini belirlemek için bir anket yaptı. Ankete göre büro emekçilerinin yüzde 98’i ayrımcılığın sonlandırılmasını istiyor. Sonuçlar, AKP hükümetinin kendisini desteklemeyenleri düşman gören tutumunun kamu işyerlerine kadar yansıdığını ortaya koyuyor.

Paylaş

Birkan BULUT
Ankara

Büro Emekçileri Sendikası (BES) ağustos ayında yapılacak toplusözleşme öncesi hizmet kolundaki emekçilerin taleplerini belirlemek için bir anket yaptı. Ankete göre büro emekçilerinin yüzde 98’i ayrımcılığın sonlandırılmasını istiyor. Sonuçlar, AKP hükümetinin kendisini desteklemeyenleri düşman gören tutumunun kamu işyerlerine kadar yansıdığını ortaya koyuyor.

BES 17 Mart-7 Nisan tarihleri arasında toplu iş sözleşmesi talep araştırması yaptı. Elektronik ortamda yapılan araştırmaya birçok bakanlıktan çalışan katıldı. Araştırmaya katılan büro emekçilerinin yarısına yakını Çalışma Bakanlığında çalışırken, onu yüzde 24 ile Maliye Bakanlığı, yüzde 10 ile Kalkınma Bakanlığı izledi. Yine araştırmaya katılanların yüzde 82’si memur statüsünde çalışırken, yüzde 10’u 4/C sözleşmesiyle, yüzde 4’ü ise 4/B sözleşmesiyle çalışıyor.

ODAYA ÇAĞIRAN MÜDÜRLER

Araştırmanın sonuçlarını gazetemize değerlendiren BES Genel Sekreteri Davut Balıkçı, her iktidarın kendi sendikasını oluşturduğunu ifade etti. Bu sendikaların işyerlerinde de kendi iktidarlarını kurmak için tahakküm yaratmaya çalıştığını belirten Balıkçı, bu konuda en çok saldırının ise KESK’e bağlı sendikalara yönelik olduğuna dikkat çekti. “Bir müdür veya müdür yardımcısı işyerinde hem kendi işini yaparken, hem de sendika faaliyetini sürdürüyor. Yeri geliyor, odasına adam çağırıp ‘Sen BES’liymişsin’ diye sorabiliyor. Sendikadan ayrılma veya kendi sendikasına üye yapma için baskı yapan idareciler oluyor” dedi.

İKTİDAR YAPAMADIĞINI SENDİKALARINA YAPTIRIYOR

İktidarın kendi eliyle yapamadıklarını kendine yakın sendikalar aracılığıyla yapmaya çalıştığını söyleyen Balıkçı, emekten, demokrasiden yana mücadele edenlerle işyerindeki emekçilerin bağının koparılmaya çalışıldığını dile getirdi. Bunun kimi zaman korkularla, kimi zaman ise vaatlerle yapıldığını belirten Balıkçı, “‘Sen bizden değilsen burada yaşama şansın yok’ mantığı hakim. Ancak ülkede demokrasinin gelişmesi için emekçilerin özgür olması, biat baskısının ortadan kalkması lazım” diye konuştu.

GENÇ BÜRO EMEKÇİLERİNİN KATILIMI YOĞUN

Taleplerin belirlenmesi için araştırmaya katılan genç BES üyelerinin oranı da yüzde 31. Araştırmaya katılan büro üyelerinin yüzde 55’i 10 yıl veya daha çok süre memuriyet yaparken, yüzde 28’i 2-5 yıl arasında, yüzde 12’si 5-9 yıl arasında, yüzde 2’si 1 yıl süreyle, yüzde 1’i ise 1 yıldan az bir süreyle memuriyetini sürdürüyor. Ayrıca sendikaya yeni katılanların da talep araştırmasında yeri büyük. Araştırmaya katılanların yüzde 52’si 5 yılın altında sendika üyeliği bulunanlardan oluşuyor.

EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET

Hükümet ve Memur-Sen arasında imzalanan son toplusözleşme birçok büro emekçisi tarafından uzun süre eleştirilmiş ve tepki toplamıştı. Özellikle 123 lira zam ve enflasyon farkının verilmemesi bu tepkiler arasında en çok dile getirilenler arasındaydı. Hayat pahalılığı da eklenince mali hak talepleri araştırma sürecinde en çok puanlandırdığı talepler arasında yer aldı. Öyle ki araştırmaya katılanların yüzde 97’si eşit işe eşit ücret istiyor. Bunu taban aylık miktarları, ek ödemelerin yansıtılması ve artan oranlı vergi dilimlerine ilişkin sorunlar izliyor. Mali talepler arasında en az puan alan doğum yardımına verilen not bile yüzde 88.

MESLEK HASTALIKLARI YAYGIN

Büro emekçilerinin dikkat çektiği en önemli sorunlardan biri de meslek hastalıkları. Kamu emekçilerine ilişkin bir meslek hastalıkları tanımı olmamasının yanı sıra, uzmanların açıklamalarına göre; Türkiye’de 50 bin-150 bin arasında meslek hastalığının tespit edilmesi gerekiyor. Sigortasız işçileri ve kamu çalışanlarını da dahil edersek, rakam daha da artıyor. Oysa Türkiye’de bir yılda tespit edilebilen meslek hastalığı sayısı 500-600 arasında değişiyor. Yani en iyimser tahminle Türkiye’de meslek hastalıklarının ancak yüzde 1’i tespit edilebiliyor.
Ancak araştırmaya katılan emekçilerin toplam yüzde 61’i en az bir meslek hastalığı olduğunu belirtiyor. Tek meslek hastalığı olduğunu söyleyen büro emekçilerinin oranı yüzde 29, 2 farklı meslek hastalığı olanların yüzde 17 iken, 3 meslek hastalığı olanların ise yüzde 9. Araştırmada 7 farklı meslek hastalığı olduğunu söyleyenler de var. Hastalık türleri arasında ise şeker, depresif rahatsızlıklar, bel fıtığı, aşırı gürültü nedeniyle duyma bozukluğu, uzun yıllar bilgisayar kullanımı nedeniyle sağ kolda kireçlenme, arşiv tozundan kaynaklı alerjik astım, asabiyet bozukluğu, ayak ve bacak rahatsızlıkları, sürekli baş ağrısı başlıca vakalar olarak sıralanıyor.

ÖNCEKİ HABER

İtiraz eden işçiye kapı gösteriliyor

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: İstanbul'da en büyük ihaleler canlı yayınlanacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa