Savranoğlu Deri işçileri direnişte

Savranoğlu Deri işçileri direnişte

Menemen’de kurulu bulunan Savranoğlu Deri fabrikası işçileri yaklaşık 3.5 ay önce başlattığı sendikalaşma mücadelesinde yetki başvurusu yaptı. Yetki başvurusuna itiraz eden işveren davayı asliye ceza mahkemesinde açtı. İşçiler bu duruma “İş mahkemesi yerine asliye cezada dava açıyor, yetkisiz bir mahkemede dava açarak

Turan Kara

CUMARTESİ GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI YAPILACAK

İşçiler, Deri-İş Sendikası İzmir Şubesi öncülüğünde cumartesi günü saat 13.00’te işyeri önünde yapacakları basın açıklaması ile burada yaşanan hukuksuzlukları ve gelişmeleri sınıf kardeşleri ve kamuoyu ile paylaşacaklar; basın açıklamasına destek beklediklerini belirterek, “Biz bugün burada bekleyen 2 kişi gibi görünüyoruz ama biz biliyoruz ki sınıf kardeşlerimizle beraber burada binlerce kişiyiz. Bizler anayasal hakkımız olan sendikal hakkımızı kullandığımız için ekmeğimizden edildik. Bizim gibi binlerce işçi de aynı mücadeleyi veriyor ve vermeye devam edecek” dediler.

FABRİKADA İLKEL ÇALIŞMA KOŞULLARI

İşçiler fabrikadaki çalışma koşullarının çağın ve insan ihtiyaçlarının çok gerisinde olduğundan bahsederek “Pek çok arkadaşımız meslek hastalığına yakalanmış durumda. Tabakhanede çalışanlar bronşit, boyahanede çalışanlar ise astım hastası. Çalışırken fıs fıs kullanarak nefes alıyor ve yaşıyorlar. İşyerindeki çalışma koşulları sağlıksız olduğu gibi hukuksuzluklarda mevcut. Asgari ücret üzerinden gösterilen ücretlerimize mesailerimiz eklenmiyor. Her ay 200 saat civarında mesai yapıyoruz ama mesailerimiz normal saat ücretinden ödeniyor.

Yükleme olduğu zamanlarda 30-33 saat durmadan çalışan arkadaşlar oluyor” diye ifade ediyorlar. İşçilerin yaşadığı sıkıntılar bunlarla da bitmiyor. Bu çalışma koşullarına rağmen işyeri masraf oluyor gerekçesi ile servis hakkını da vermiyor. Gece saat 11-12 gibi işten çıkıp kilometrelerce yürüyerek eve gittiklerini belirterek, “Kadın arkadaşlarımız da buna dahil. Gecenin bir yarısı işten çıkan insanlar o yorgunluklarına rağmen bütün tehlikeler içinde evlerine yürüyerek gitmek zorunda kalıyor. Bunlara rağmen 5-10 dakika geç geldiğimizde ise fabrikaya almıyorlar ve 2 yevmiyemizi kesiliyor” diyorlar.

FABRİKADA ÇALIŞIP TAŞERON GÖSTERİLİYORLAR

İşçiler sendikalaşma çalışması başlattıklarında pek çok zorlukla karşılaştıklarını belirterek, en zorunun fabrikada 3 ayrı taşeron şirketin gösterilmesi olduğunu söylüyor. 3 taşeron şirkette de çoğunluğu kazandıklarını belirten işçiler yetki için başvurduklarında Ankara’dan yetkiyi kazandıklarına dair yazının gelmesine rağmen işverenin buna itiraz ettiğini söylüyor. İşçiler şu an fabrikada çoğunluğu aldıklarını, işçi arkadaşların morallerinin yerinde olduğunu ve sendikalı olmayan arkadaşlarını da ikna etmek için uğraştıklarını belirtiyorlar. İşçilerin anlattıklarına göre işveren işten çıkarmayı kolaylaştıracağını düşündüğü için fabrikayı İstanbul’a taşıyacağını belirterek herkese gelip çalışmak istediğine dair imza attırmış. “Ama hesabı tutmadı. Güya İstanbul’a gitmem diyeni işten çıkaracaktı. Ama hepimiz imza attık. Bu seferde 1 Ağustos-30 Eylül tarihlerinde fabrikayı kapatacağını, bu yüzden de işten çıkaracağını söylemeye başladı. Ama fabrika direnişi kırmak için 10 kişi aldı, ayrıca yeni makineler kuruluyor” diyor işçiler. (İzmir/EVRENSEL)


DİRENİŞİ KIRMAYA ÇALIŞIYORLAR

Yusuf Nalbant: İşe yeni aldıkları genç benimle kavga etmeye çalıştı ama ben kavga etmedim. Bu olaydan sonra beni işyerinde kavga ettiğim iddiasıyla 17. maddeden işten çıkardı. 10 yıllık işçiyim ve bütün haklarım içeride kaldı. İşe iade davası açtık. Çeşitli ayak oyunları ve bahanelerle işçi çıkarmaya, direnişi kırmaya çalışıyor. Biz çocuklarımıza insanca yaşama koşulları sunabilmek için çalışıyor, mücadele ediyoruz.

Aydın Gençaslan: Ben işverene küfür ettiğim iddiasıyla işten atıldım. Bunun bir yalan olduğunu, böyle bir şey yapmadığımı belirttim. Amaç buradaki direnişi bastırmak.
Biz anayasal hakkımızı kullanıp sendikaya üye olduk. Bizler kararlıyız, içeride de arkadaşlar birlik, beraberlik içinde. Öğle arasında yanımıza geliyorlar, konuşuyoruz. Bu çalışmada başarıya ulaşacağımıza inanıyorum.


EYLEME ÇAĞRI

Deri-İş İzmir Şube Başkanı Makum Alagöz: Yaklaşık 3 aydır örgütlenme çalışması yürütüyoruz.
Örgütlenmeyelim diye patron fabrikayı 3 ayrı taşerona böldü. Biz üçünde de örgütlendik. 2 ay önce iki arkadaşımızı işten attı. İçeriye, sendikaya üye olmayan 7 işçinin öğrenci çocuklarını işe aldırdı.
İşçilerle tartışma çıkardı. Bu tartışmayı gerekçe göstererek bir arkadaşımızı daha işten attılar. İşçiler bordroyu imzalamadığı için 3 aydır maaşlarını, mesailerini alamıyorlar.
Cumartesi günü basın açıklaması yapacağız. Herkesi bekliyoruz. Bundan sonra Savranoğlu’nun yaptığı bütün hukuksuzlukları gözler önüne sereceğiz.   

www.evrensel.net