03 Mayıs 2015 04:16

Hripsime’nin acılarla dokuduğu nakışları

Ermeni Soykırımı’nın 100. yılında hikayeler anlatılmaya devam ediyor. Anita Toutikian’ın anneannesi Hripsime Sarkisyan 1915’in kurbanlarından yalnızca biri.

Paylaş

Ermeni Soykırımı’nın 100. yılında hikayeler anlatılmaya devam ediyor. Anita Toutikian’ın anneannesi Hripsime Sarkisyan 1915’in kurbanlarından yalnızca biri. 1908 civarında Dersim yakınlarındaki Ergan’da doğan Hripsime’nin kalabalık ailesinden sadece üç kişi hayatta kalmış. 1938’de Dersim’de kalan Ermeni aileler toplanmış ve Kürtlerle birlikte katledilmiş. Hripsime ve ailesi uzak köylere sürgün edilmiş.
Ermeniler hem Felaketin psikotravmatik sonuçlarına katlanıyor, hem de masum nine ve dedeleri için adalet aramak gibi çok büyük bir vicdan borcu taşıyor. Anita Toutikian’ın anneannesi Hripsime acılarını açıkça söylemedi, ama parmakları bunları dile getirdi. Yaşam öyküsünü farkında olmadan nakışlarına işledi. Bir gün herkesin onları “okuyabileceğini” bilmeksizin acılarını kumaşın üstündeki ipliklere ve renkli şekillere “akıttı”.
Anita Toutikian bütün hayatı boyunca sayısız kez dinlediği anneannesiyle ilgili trajik hikayeleri, bu nakışlardaki sembollerle ilişkilendiriyor. Bu sergi nakışları aracılığıyla Hripsime Sarkisyan’ın ruhuna uzanan kılavuzlu bir ziyaret. Sanatçı izleyiciyi, onun yıpranmış kumaş parçalarına işlenmiş öyküsünün ayrıntılarına yakından bakmaya ve dokuduğu rengarenk ipliklerden yükselen feryadına kulak vermeye davet ediyor.

‘MASUM NİNE VE DEDELERİMİZ İÇİN VİCDAN BORCU TAŞIYORUZ’

ANİTA Toutikian, yaşamı boyunca gözünün önünde işlenen bu nakışların hikayesini şöyle anlatıyor: 1915 Soykırımı ve Ermenilerin Türkiye’den sürülmesi tartışılırken insanlar meseleyi kaç kişinin öldürüldüğüne dair basit bir hesaplama veya yurttan ayrılmak ve varlıkları yitirmekle ilgili bir hikaye gibi düşünebiliyorlar. Yaşanan ruhsal işkence pek göz önüne alınmıyor. Aslında bu yıkıcı işkence süregidiyor ve daha da yoğunlaşıyor. Ermeniler sevdiklerini, yuvalarını, eşyalarını ve saygınlıklarını bir anda ve dramatik bir şekilde yitirirken ruhsal bütünlüklerini ve güven hislerini de kaybettiler. Acılar dinmedi, süregitti ve sonraki kuşaklara geçti, kabarıp taştı ve çare arayan haykırışlara dönüştü. 100 yıl geçmiş olmasına rağmen biz Ermeniler nine ve dedelerimizin çektiği psikotravmatik acıyı taşıyoruz.
Hripsime Sarkisyan 1915’in kurbanlarından yalnızca biri olarak her şeyini yitirdi ve talihsiz yaşantısı boyunca sessizce ızdırap çekti. Tüm travma sonrası bozukluk vakalarında kurbanlar zamanda donakalırlar; zira acı dolu imgeler zihinlerinde durmadan tekrar eder. Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan Hripsime kaygı, öfke, kayıp, aşağılanma, çaresizlik, şüphe, asabiyet, depresyon, keder, umutsuzluk, tiksinme, hiddet, kafa karışıklığı, üzüntü, duygusuzluk, boşluk ve kendini suçlama gibi yüklü hisler taşıdı. Bu hisler onu içten içe tüketti. Travma kurbanlarının taşıdıkları en ağır yük muhtemelen utanç ve suçluluk hislerini başkalarından ve bilhassa da travmanın sorumlularından saklamanın güçlüğüdür. Ermeni halkının hayatta kalmış her kuşağı bu hisleri içinde gizler ve onları derinlerde saklama mücadelesi verir.
Biz Ermeniler hem Felaketin psikotravmatik sonuçlarına katlanıyor, hem de masum nine ve dedelerimiz için adalet aramak gibi çok büyük bir vicdan borcu taşıyoruz. Hripsime acılarını açıkça söylemedi, ama parmakları bunları dile getirdi. Yaşam öyküsünü farkında olmadan nakışlarına işledi. Bir gün herkesin onları “okuyabileceğini” bilmeksizin acılarını kumaşın üstündeki ipliklere ve renkli şekillere “akıttı”.
Bu sergi, resim benzeri nakışları aracılığıyla Hripsime Sarkisyan’ın ruhuna uzanan kılavuzlu bir ziyaret. Torunu olarak ben Anita Toutikian, sizleri yıpranmış kumaş parçalarına işlenmiş öyküsünün ayrıntılarına yakından bakmaya ve dokuduğu rengarenk ipliklerden yükselen feryadına kulak vermeye davet ediyorum. Hripsime Sarkisyan’ın gözlerine bakmaya ve acısını hissetmeye de çağırıyorum sizi. Acısını dindirebilecek tek şey hissetmek. Bizi insan yapabilecek tek şey başkasının acısını hissedebilmek. (KÜLTÜR SERVİSİ)

ÖNCEKİ HABER

Bodrum’da RES’lere tepki

SONRAKİ HABER

Büyük şirketlerin kredi borçları yeniden yapılandırılacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa