29 Nisan 2015 19:57

100 yıl geriden ne kadar ilerideyiz?

Ancak şunu unutuyor; nasıl ki halka ırkçı, tekçi, mezhepçi politikalarını dayatıyorsa, bu dayatmaları yok sayacak, ifşa edecek, okulunda, sokağında, işyerinde 'yaşasın halkların kardeşliği' diyecek, 'hepimiz ... ' diye başlayacak cümleleri kuracak milyonlarca yürek var.

Paylaş

Cengiz ANIL
Gaziantep

1.5 milyona yakın insanın ölümüyle sonuçlanan, asıl amacı etnik temizlik olan büyük felaketin üstünden tam 100 yıl geçti. Büyük bir insanlık suçu olan bu olaya dair pek çok hikaye dinlemiş, duygu yüklü cümleler duymuşuzdur. Fakat katliamı doğuran faktörlere değinmek, katliamı 100 yıl sonra yeniden okumak ve günümüz açısından etkilerini tartışmak gibi bir görevimiz var.

'AFFEDERSİNİZ IRKÇI'

Bu soykırımın merkezinde bugünden tanıdığımız bir politika var; İslami motiflerle bezenmiş Osmanlıcılık! Abdülhamit dönemiyle başlayıp İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin iktidara gelmesiyle perçinlenen bu Osmanlı rüyası yüz binlerce Ermeni'yi sürgün yollarında katletti. Bu katliamdan geriye Ermenilerin terk ettiği köylere yerleşen, dükkanlara el koyanların nefretleri kaldı. Bu düşmanlık günümüzde de izlerine rastladığımız ve maalesef tanıdık olduğumuz bir konu.

 

'Ermeni' kelimesi bile bir hakaret olarak duruyor kimi belleklerde. Cumhurbaşkanı bile ne diyordu? 'Affedirsiniz Ermeni'. Oysa ki binler, yüzbinler 'Hepimiz Hrant'ız Hepimiz Ermeni'yiz' derken paylaşıyordu bu ülkede bir güvercin ürkekliğinde yaşamanın sancılarını. 

GÜVERCİNLER ÜRKMEDEN UÇSUN DİYE...

Tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi bugün de Türk milliyetçiliği silahına sarılan kafa 
'Çanakkale savaşı yıldönüm etkinlik tarihini değiştirerek Ermeni Soykırımının yıl dönümü 24 Nisan'a denk getiriyor, çeşitli ırkçı söylemlerle halkı yeniden Türk milliyetçiliğine yedekleme girişiminde bulunuyor. Televizyonlardan, gazetelerden, kamu binalarından, sokaklardan, her yerden ırkçılığı kışkırtıyor, Ermeni Soykırımı diye bir şey yokmuş izlenimi yaratıyor, halkına dış güçlere karşı nasıl savaşıldığını, bugün de ne kadar güzel savaştıklarını anlatıyor. 100 yıl önce olduğu gibi bugün de hak talep eden halkları, toplumsal kesimleri kılıçtan geçiriyor, üstelik bunu yasalar çerçevesinde yapıyor. Ancak şunu unutuyor; nasıl ki halka ırkçı, tekçi, mezhepçi politikalarını dayatıyorsa, bu dayatmaları yok sayacak, ifşa edecek, okulunda, sokağında, işyerinde 'yaşasın halkların kardeşliği' diyecek, 'hepimiz ... ' diye başlayacak cümleleri kuracak milyonlarca yürek var. Yine halklardır bu dayatmanın, kan kokan politikaların karşısında göğsünü siper edecek olan. 100 yıl geriden ne kadar ilerideyiz diye başladık yazıya. Biz el ele verdiğimiz sürece boşa çıkacaktır oyunları. Çünkü onların oyun tezgahları yüz yıllıktır ama bu topraklarda halkların kardeşliği asırlıktır. Biz 100 yıl öncesiyle yüzleştiğimiz zaman güvercinler ürkmeden uçacaktır bu topraklarda.

ÖNCEKİ HABER

Anlatılan Senin Hikayendir

SONRAKİ HABER

Burdur'da çocuğa cinsel istismar iddiası üzerine 4 kişi tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa