Kazanan işçiler oldu

Kazanan işçiler oldu

AKP hükümeti tarafından ellerinden alınan grev yapma haklarını gerçekleştiremese de PETKİM işçileri fabrikaya kapanarak eylem başlattılar. İşçilerin eylem sürecinde satışları durdurarak dayanışma içerisinde verdikleri mücadele, işverenin otoritesini sarsmış durumda.Fabrikada içeriye kapandıktan hemen sonra, iş&cced

Rıdvan Yıldız

Fabrikada içeriye kapandıktan hemen sonra, işçilerin protesto sesleri arasında kalan kamyoncuların "Biz işçiyle karşı karşıya gelmek istemiyoruz." sesleriyle, PETKİM kapısında mal götüren tırların motor sesleri kesildi. Daha sonra fabrikadan; içeriye kamyon sokmamak için kapıda sırayla nöbet tutan işçilerin 'Asla yalnız yürümeyeceksin!', 'Birleşe, birleşe kazanacağız!',  'Yaşasın sınıf dayanışması!' sloganları ile arı sürüsünün uğultusunu andıran ve hiç durmayan düdük sesleri yükseldi. PETROL-İŞ sendikasında örgütlü işçiler tam bir disiplin ve dayanışma içinde eylemlerini sürdürdü. Sağcı solcu demeden fabrikaya kapanan işçiler, kendilerini birleştiren işçilik hakları için mücadele etti.

Eylem davam ederken Schneider ve Aliağa Belediyesi taşeron işçileri de PETKİM işçilerinin mücadelesine destek verdi. Hep birlikte 'Yasın sınıf dayanışması!' sloganını yükseltiler.
Ücret skalasının düzeltilmesi, iş tanımlarının yeniden yapılanması ve işe başlayan genç işçiler ile eski işçiler arasındaki ücret farkının kapatılması gibi hak arayışına girişen işçilerin sıkıntıları aynıydı. Onları birleştiren ise bu hakları için mücadele etmek oldu.

Eşit İşe, Eşit Ücret!

Ülkenin her yerinde olduğu gibi Bakırçay Havzası'nda da -özellikle Demirçelik fabrikalarında- genç işçilerin ücretleri oldukça düşük. İkramiyeler ve sosyal haklarla giydirilmiş, çıplak hesaplandığında asgari ücrete denk gelen ücretle; genç işçiler sendikadan ve eski kuşak işçilerden hiçbir hak miras almadan çalışma hayatına başlıyor. Lafı uzatmadan söylersek, aynı işyerinde az sayıda da kalmış olsa eski kuşak işçiler 1500-2000 lira arasında ücretle çalışırken; genç işçiler sıfırdan, yani asgari ücretten işe başlamak zorunda kalıyor. Sanki ülkede ya da o fabrikada hiçbir kazanılmış hak yokmuş gibi yaşıyor ve çalışıyorlar. PETKİM'de verilen mücadele işte tam da buna karşı, yani genç kuşağa kazanılmış hakları miras bırakma mücadelesi olarak ortaya çıktı. PETKİM'de eski kuşak işçiler, işçilik hayatlarının bitmesini göze alıp mücadele ederek ve bedel ödeyerek kazandığı haklarının -sanki kazanılmamış gibi davranılmasına- yok sayılmasına karşı çıkarken; genç kuşağa "iyi bir ücret, işçiliğe ve emeğe saygı, sosyal hakların yanı sıra en büyük mirası adeta ders vererek bıraktılar. Bu miras: birlik olmak, dayanışma içinde mücadele etmek! İşçiler, Genel Başkanlarının da söylediği gibi bir irade ortaya koydular ve haklarından vazgeçmediler.

İşverenin Hayalleri Suya Düştü!

İşçilerin ifadesine göre anlatacak olursak, onlar süreci şöyle özetliyorlar:
 "PETKİM'de işe başlayan genç işçilerin çoğu Bayburt, Kırıkkale, Iğdır, Manisa gibi yerlerden gelmiş; ülkenin genel siyasi havasından etkilenmiş muhafazakâr gençler. İşverenin "Nasıl olsa sendikaya uymazlar. Hepsini ben işe aldım. Bana borçlu sayılırlar ve hiçbiri solcu değil. Sendika ve mücadele deneyimleri de yok. Oysa sendikacılar solcuları ve gençleri tanımıyorlar!" gibi aslında yanlış bir fikre kapıldı. Gerçek sendikacıların 'solculuk-sağcılık' yapmayarak;  gençlerin fikrine önem verip, taleplerini ciddiye almaları ve asıl önemlisi onlara yönetim kademelerinde sorumluluk vermesi  bu fikri yanlış kıldı. Sendikanın  genç işçilere insiyatif vermesi ve tam anlamıyla işçilere güvenerek sırtını onlara dayaması, işverenin bu 'cin' fikirliğinin boşa çıkmasına sebep oldu."

Sürecin başında eyleme katılmayan işçilerin sendikanın sadece eylem yapmak, protesto etmek olmadığını anlamalarıyla; durumun ciddiyetini kavrayarak mücadeleye katılmaları bir oldu. Eyleme katılmayan bu hemşeri grubu işçiler, daha sonra sendikanın pankartı arkasında en önde yer aldı.

Bayrağı Genç İşçiler Taşıyacak!

Petrol-iş'teki sendikacılarının da belirttikleri gibi bugüne kadar rastlamadığımız, okumadığımız bir dayanışma var işçiler arasında. Özellikle genç işçilerin sınıf mücadelesini öğrendiklerini, bu mücadeleyi onlara bırakacaklarını söylüyor sendika. Genç işçiler birlikte yürüttükleri bu mücadeleyi, eski işçilerin anlattıkları tecrübelerinden ve eylem sırasında fabrika içinde sendikanın yaptığı eğitim çalışmalarından öğreniyorlar. Kapı önünde konuştuğumuz gençler "Valla bir sürü kitap okusak, eğitimlere gitsek 10 yıl; şu 3-4 günde öğrendiklerimizi öğrenemezdik!" diyerek içinde bulundukları durumun öneminden bahsediyorlar. Genç işçiler, yaşça büyük ve eski işçilerin en önde bağırdıklarını görünce kendilerinin de onlar gibi slogan atıp bağırdıklarını söylüyorlar.

"KomünistlerinŞimdi Ne Yaptıklarını Anladım"

İşçiler, mücadele boyunca Petrol-iş kültürünü, mücadele kültürünü öğrendiklerinden bahsediyorlar."Komünistlerin şimdi ne yaptıklarını anladım." demeleri de Petrol- İş'in mücadeleyi ne kadar ileriye taşıyacağını da gösteriyor.

Ve nihayetinde toplu sözleşme için bekledikleri hakların %80 ini alan, satışları durdurarak eylem yapan işçiler; sonucu coşku ve işçi marşıyla kutladılar. En büyük kazançlarının ise örgütlülüklerinin kuvvetlenmesi, sendikanın itibarının ve otoritesinin artması olduğunu belirtiyorlar. Fakat işveren işçilerin kazandığı hakları geri almak için boş durmayacaktır. Bu yüzden işçiler örgütlülüklerini devam ettireceklerini söylüyorlar.

Bizler bütün bunları yaklaşık bir hafta süren direniş boyunca hep beraber olduğumuz, kapıda beklerken sohbet edip tartıştığımız genç işçilerden ve sendikacılardan öğrendik. Onlarla aynı şekilde, seviyede ve sürede zaman harcamasak da tüm mesaimizi-zamanımızı direnişe ayırdık. Onlardan öğrenmeye çaba gösterdik. Bu kısacık ama yoğun süreçte kazanan sadece onlar olmadı. Onlarla beraber mücadeleye katılanlar; yani bizler de öğrendiklerimizle, yeni arkadaşlıklarımızla pek çok şey kazandık.

www.evrensel.net