21 Nisan 2015 08:31

AB, göçmenleri sağ olarak istemiyor!

AB yetkilileri göçmen ölümlerini görüşmek üzere Lüksemburg’da toplandı. Ancak Avrupa’nın ikiyüzlü göç politikası değişecek gibi görünmüyor. AB, göçmenler Avrupa’ya sağ varsın istemiyor!

Paylaş

Yücel ÖZDEMİR

Latince adı “Mare Nostrum” (Bizim Deniz) olan Akdeniz çoktadır yoksulların gömüldüğü toplu mezara dönüşmüş. “Kara Afrika”nın yoksul ülkelerinden “Beyaz Avrupa”nın zengin ülkelerine doğru umuda yolculuğa çıkanlar, kimi zaman üçer dörder kimi zaman da 300’er 400’er Akdeniz’in derin sularına gömülüyorlar. Ekim 2011’de İtalya’nın Lampedusa Adası yakınlarında 360 kadar sığınmacının hayatını kaybetmesi nedeniyle oluşan geniş tepki ve hassasiyet de yerini normalleşmeye bıraktı.
Son olarak 12 Nisan’da Libya’dan kalkan bir mülteci teknesinin batması ve 400 kadar insanın hayatını kaybetmesi Akdeniz’deki en kitlesel ölümlerden biri olduğu tartışması başlarken, arkasında bu kez 700 kişinin öldüğü haberi geldi. Afrika ve Asya ülkelerinden sığınmacıların bindiği gemide kimi kaynaklara göre ise 950 kişi bulunuyordu, bu yüzden de ölen sayısının çok daha fazla olabileceği tahmin ediliyor.

AVRUPA’NIN TAVRI İKİYÜZLÜ
Bu büyük katliamlar karşısında Avrupa devletlerinin tutumu ise tam anlamıyla ikiyüzlüce. Bir taraftan bu kadar insanın Akdeniz’in sularına gömülmesinden üzüntü duyulduğuna dair açıklamalar yapılırken, diğer taraftan bu insanların neden Avrupa’ya ulaşmak istendiği gerçeği gözlerden uzak tutuluyor, gerçekler saptırılıyor.
Bugün yüz binlerce, sığınmacı için cehenneme dönüşen Libya, Avrupalı emperyalist devletlerin büyük çabası sonucunda kaos ve kargaşanın içine çekilmiş durumda. Bu nedenle yoksul Afrika ülkelerinden Libya’ya daha önce gelen sığınmacıların hiç bir can güvenliği bulunmuyor.

‘SAĞ VARMALARI’ İSTENMİYOR
Avrupalı devletlerin sömürdüğü, iç çatışmaların, savaşların girdabına itildiği yoksul Afrika ülkelerinden kaçmak zorunda olan yoksul insanların Avrupa kıtasına ulaşmasını istemeyen AB yetkilileri bugüne kadar meseleye hep “kaçak göçle mücadele” olarak baktı ve güvenlik çerçevesinde kurulan Frontex adlı polis örgütüne AB’ye doğru yola çıkan sığınmacılarla mücadele görevi verildi.
Başta Kuzey Afrika olmak üzere AB’ye komşu ülkelerin sınırlarını her türlü teknolojik aletin desteğiyle denetleyen Frontex, uçan kuştan dahi haberdar. Libya’dan İtalya’ya doğru kalkan en küçük teknenin de bilgisine sahip. Bu nedenle batan gemiye İtalya’nın müdahalede bulunmadığı ortaya çıkınca, yardım örgütleri sert eleştiriler yöneltti. Daha önce “Mare Nostrum”da görev yapan İtalyan gemilerinin görevinin batmakta olan gemileri ve tekneleri kurtarmak olduğuna işaret eden BM yetkileri, bu misyonun ekim 2014’te bitirilmesine tepki gösteriyor. Sığınmacılara yardım amacıyla kurulan pek çok örgüt de açıklamalarında ölümlerden AB'nin sorumluluğuna işaret ettiler.

‘DENİZDE KURTARMA PROGRAMI’ UYGULANSIN
Akdeniz’de yaşanan ölümler nedeniyle Almanya’da yaşanan tartışmalarda hükümet partileri konuyu daha çok güvenlik çerçevesinden bakmayı tercih ediyor. Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere yaptığı açıklamada, insan kaçakçılarına karşı mücadelenin artırılmasının yeni ölümlerin önüne geçebileceğini ileri sürdü. Maiziere, ölümleri durdurmak için basit bir yanıtın olmadığını ileri sürerek, AB’nin bu konudaki politikasında bir değişikliğe gerek olmadığına dikkat çekti.
Yeşiller ve Sol Parti yöneticileri tarafından yapılan açıklamalarda ise Akdeniz’de batma tehlikesiyle karşı karşıya olan gemileri kurtarma programının hayata geçirilmesini talep ettiler. Daha önce gemileri kurtarmak için AB tarafından hayata geçirilen Mare Nostrum programının yeniden hayata geçirilmesini isteyen her iki parti, bunun maliyetinin gerekçe olamayacağına dikkat çektiler.

AB ROTAYI DEĞİŞTİRMEYİ DÜŞÜNMÜYOR
Ölümlerin başlıca sorumluları arasındaki Avrupa ülkeleri, bu konuda bir politika değişikliğine gitmeyi gündemlerine almaya yanaşmıyorlar. Son büyük kazanı ardından bir açıklama yapan Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, AB’nin sert sığınma politikasının sorumlusunun üye ülkeler olduğunu söyledi.
AB Komisyonu Başkanı Donald Tusk ise Twitter aracılığıyla yaptığı açıklamada AB devlet ve hükümet başkanlarının katılacağı bir zirvede konunun ele alınmasını istedi. Ancak AB’nin konuyla ilgili politikasında bir değişiklik yapması beklenmiyor.

ÖNCEKİ HABER

Mısır’da darbeciler kitap yakmaya başladı

SONRAKİ HABER

Erkan Baş'tan sandığa çağrı: AKP'nin karanlığına 'dur' demek için oy vereceğiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa