2010-2011 adli yılı: Korku filmi gibiydi!

2010-2011 adli yılı: Korku filmi gibiydi!

Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV), 2010-2011 adli yılını değerlendirerek, “yargı için ancak yüzyıla sığabilecek bir dönüştürme, başkalaştırma, yeniden formatlama, genetikle oynama operasyonları ile geçmiştir. Adeta bir gerilim filmini hep birlikte yaşadık” dedi.Yarsav’dan yapılan açıklamada, ge&cced

Yarsav’dan yapılan açıklamada, geçen yıl anayasa referandumuyla başlayan sürecin yargı içinde bir değişim operasyonuyla devam ettiği belirtildi. Anayasa referandumunun paket halinde halkın oyuna sunulduğunu ve “ya hep ya hiç” denilerek dayatıldığı bildirilen açıklamada, “idari ve yargısal operasyonlarla gözdağı da verilerek aykırı ses olabilme potansiyeline sahip medyanın susturulması, buna karşılık yandaş medyanın el altından desteklenerek eşi görülmemiş bir psikolojik harekatı topluma uygulamalarına izin verilmesi ve daha sayılabilecek bir çok faullerle devam eden yapay süreç sonunda anayasa değişiklikleri kabul edilmiştir” denildi.

HSYK ÜYELERİ HÜKÜMETE YAKIN

Yapılan değişikliklerle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) üye olmanın yüksek yargıda görev alan hakim ve savcılara kapandığı bildirilen açıklamada, HSYK’ya seçilecek yeni üyelerin ise seçimlerden önce “fısıltı gazetesi” aracılığıyla duyurulduğu kaydedildi. Açıklamada, “yürütmenin her türlü desteği arkasında olan ve tüm olanakları cömertçe kullanılan Bakanlık listesi, seçimi kazanma hedefine ulaşmış, Barolar, bürokrat ve öğretim üyesi kadrosundan HSYK’ya seçilen üyeler de, yine yürütmeye yakın isimlerden oluşmuştur” denildi.

‘İSTİNAF MAHKEMELERİ NEDEN AÇILMADI’

Yasası 5 yıl önce kabul edilmesine ve binaları inşa edilmesine karşın hala istinaf mahkemelerinin açılmadığına dikkat çekilen açıklamada, buna karşılık yüksek yargının iş yükü gerekçe gösterilerek Yargıtay ve Danıştay daire ve üye sayılarının artırıldığı hatırlatıldı. Açıklamada, “Artık infaza dönüşen tutukluluk süreleri ile ilgili yasal muğlaklıktan dolayı kamu vicdanında onulmaz yaralar açmış kişilere yönelik olarak yargılamanın sonuçlanmaması nedeniyle verilen tahliye kararları ile toplumun sinir uçları uyarılmıştır. Felaket atmosferi oluşturulmuş ve çözüm olarak yeni daire ve üye ihtiyacı sihirli bir ilaç gibi alelacele siyasi irade tarafından Meclisin önüne sunulmuştur” denildi.

YARGITAY VE DANIŞTAY’A ‘HIZLI SEÇİM’

Yargıtay ve Danıştay üyelik seçiminin de hızla başlatıldığı ve disiplin soruşturmaları devam eden yaklaşık 200 yargıç ve savcının aday olamadığı kaydedilen açıklamada, “bu şekilde adaletsiz olarak başlayan seçim sürecinde önce, sanki kendileri aday olmuş gibi bir algı yaratılarak Yargıtay ve Danıştay üyeliğine seçilme koşullarını taşıyan 5576 yargıç ve savcı ilan edilmiş, sonra bunların içinden 211’i sanki bir toto kuponu doldururcasına ve genellikle 16’ya karşı 5 oy çoğunluğu ile seçilmiştir. Herkese eşit mesafede görünme adına ve sesini sedasını kısacağı zannıyla küçük bir kısmı da YARSAV üyesi, yüksek yargıç seçilmiştir” denildi.

‘YARGININ 25 YILI ŞEKİLLENDİRİLDİ’

Yeni HSYK tarafından Yargıtay ve Danıştay’a seçilen üyelerle, yüksek yargının 25 yılının şekillendirildiğine atıf yapılan açıklamada, yüksek yargıdaki iş yükünü azaltmaktan çok dönüştürülmesinin gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, üye seçiminde kadın temsiline de dikkat edilmediği bildirilerek, “oysa Anayasa değişiklerinin en gösterişli makyaj unsuru, kadına pozitif ayrımcılık olmasına karşın Yargıtay ve Danıştay üyeliği seçiminde kadın adaylara şans tanınmamıştır” denildi.

‘YENİ HSYK’NIN İCRAATLARI ADİL DEĞİL’

Açıklamada, “HSYK’nın gerçekleştirdiği yargı atama kararnameleri ile en sıradan memur için geçerli olan ve aksi durumda yargı yolu ile aranma olanağı bulunan haklar, yargı yolunun kapalılığının da verdiği gözü karalıkla meslektaşlarımız için ihlal edilmiştir” denildi. Açıklamada, HSYK’nın yaptığı atamalar nedeniyle birçok hakim ve savcının mağdur olduğunu ancak daha fazla zarar görmek istemeyenlerin susarak haksızlıklara boyun eğdiği ifade edildi. Açıklamada, “yürütmenin istediği doğrultuda karar veren, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu seçimlerinde Bakanlık listesini destekleyen yargıç ve savcılar, kıdem ve liyakatlarına bakılmaksızın terfi ettirilirken, kendilerinden olmadığını düşündükleri yargıç ve savcılar, unvanlı görevlerinden yoksun bırakılmışlar, sürgüne tabi tutulmuşlardır” denildi.(Ankara/EVRENSEL)


‘ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER ARTTI’

Adil yargılama hakkının en çok ihlal edildiği herkesçe kabul edilen özel yetkili mahkemelerin kapatılmadığı, aksine sayısının artırıldığı bildirilen açıklamada, “ayrıca bu mahkemelerde görev yapan adil yargılanma hakkı ve hukukun üstünlüğüne inanan yargıç ve savcılar tasfiye edilerek kamuoyunda yürütmeye yakınlığı ile bilinen yargıç ve savcılar görevlendirilmiştir” görüşü belirtildi. Son olarak Yargı-Sen’in kapatıldığı kaydedilen açıklamada, “ve artık siyasi iktidar karşısında paralize olmuş bir yargı resminin son rötuşları tamamlanmak üzere. Bizim Yarsav olarak bu resimde yerimiz yok ve olmayacak da” denildi. Yarsav’ın tüm olumsuzluklara rağmen çalışmalarını sürdüreceği ifade edilen açıklamada, yeni adli yılda sorunların en aza indirilmesi için mücadele edileceği kaydedildi.

www.evrensel.net