Hastalığı piknikte mi kaptık?

Hastalığı piknikte mi kaptık?

Eti Gümüş AŞ de çalışan 65 işçi,  Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinde yatıyor. Kütahya’da kalan işçiler hastaneye yatarak tahlil yaptırmayı, çalışmaya devam ederek bekliyorlar.  Emek Partisi olarak hastaneye giderek işçileri ziyaret ettik. İşçileri, hastane bahçesindeki kantinde buluyoruz. &ldquo

Şükran Doğan

Görünümlerinde hastalıklı bir durum yok. Kendileri de ifade ediyor; “Hiçbir ağrımız, sızımız yok, ama son derece endişeli bekliyoruz” diyorlar. Hastaneye başvuru nedenleri, bir kısım işçinin rutin kontrolde kanında çıkan ağır metaller. İşin ilginç tarafı hastanedeki işçilerin büyük kısmı bu rutinden geçmiş değil, duydukları kaygı nedeni ile Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesine gelmişler. Önce birkaç işçi hastaneye gelmiş, bu durum kulaktan kulağa yayılmış. Kütahya’dan kendi sevklerini kendileri yaptırarak gelmişler Ankara’ya. Yani Eti Gümüş AŞ patronlarının değil, tamamen kendi duydukları kaygının sonucu buradalar. Hatta işçiler, sevk yaptırmış olmalarına patronların kızgın olduğunu söylüyorlar. Aşçı, şoför, laboratuvar çalışanı vb… Gümüş madeninin hangi biriminde çalıştığı fark etmiyor, hepsi aynı tehdit altındalar. Ama farklı bölgelerde çalışmalarına rağmen aynı metallere maruz kalmalarının nedenini bilmiyorlar. Hastane bahçesinde öbek öbek oturan işçilere bakıyoruz. Oldukça gençler, çalışanların çok büyük kısmının otuz yaşlarında olduğunu söylüyorlar.

ÖNLEMLER ANCAK KAZADAN SONRA ALINMIŞ

Konuştuğumuz işçiler iki vardiya halinde on ikişer saat çalıştıklarını söylüyorlar. Bazı birimlerde üç vardiya çalışıyor. Öyle ki sekiz saat çay dahi içmeden çalıştıkları çok oluyormuş. 6-7 yıldır orada çalışan işçiler üç ay öncesine kadar koruyucu giysilerinin dahi olmadığını, işçi sağlığı derslerinin de yeni verilmeye başladığını anlatıyorlar. Yani, siyanür havuzlarından sızmalar nedeni ile medyanın ilgisine mazhar olunan dönemlere denk düşüyor.

Havuzlardan sızmaların yaşanması nedeniyle yeni havuz yapımı gündeme gelince, “Topraklarımız ve çocuklarımız, halkımız daha fazla zehirlenmesin” diye bir ay gibi rekor dedikleri bir sürede gece gündüz çalışarak beşinci havuzu yapmışlar. Ancak o havuzun da bu yıl dolacağını söylüyorlar.

ÇÖZÜM BEKLİYORLAR

İşçiler ne yapacaklarını sorguluyorlar, işsiz kalmaktan korkuyorlar. Şirket birçok yasal boşluğu kullanırken, kendilerinin haklarını dahi bilmediklerini, bilseler de işten atılma korkusu ile ses çıkaramadıklarını ifade ediyorlar.

İşçilerin sağlıklarından duydukları kaygı ile kendiliklerinden hastaneye gelmeleri, kendi içlerinde birer ikişer de olsa ne yapacaklarını tartışıyor olmaları, yasaları, haklarını öğrenmek istemeleri önemli. Birlikte Silikozis hastalarından, tersanelerdeki iş kazalarından da konuşuyoruz.

İşçiler ve maden bölgesindeki halk daha fazla zehirlenmeden, birer ikişer ölümler gelmeden sorunun çözülmesi için hükümetin adım atmasını bekliyorlar. Zorunluluktan çalıştıkları madenin çalışmalarının denetlenmesini,  işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasını, çalışma koşullarının düzeltilmesini istiyorlar.

Evrensel gazetesinin manşetini göstermemiz yüzlerinde bir aydınlanma yaratıyor. Başlığa takılıyor bir işçi, “Siyanür değil, arsenik” diyor ve daha sonra okumak üzere yanına alıyor. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net