HPG

HPG'nin alıkoyduğu askerlerden barış çağrısı

Roj TV, 9 Temmuz'da Diyarbakır-Bingöl karayolunda HPG'liler tarafından alıkonulan astsubay Abdullah Söpçeler, uzman çavuş Zihni Koç ve sağlık teknisyeni Aytekin Turhan'ın görüntülerini yayınladı. Görüntülerde, alıkonulan 2 asker ve sağlık teknisyeni, sağlık durumlarının iyi olduğunu belirtirken, Barış Me


Diyarbakır-Bingöl karayolunda HPG'liler tarafından 9 Temmuz akşamı yapılan yol kontrolü sırasında alıkonulan astsubay Abdullah Söpçeler, uzman çavuş Zihni Koç ve sağlık teknisyeni Aytekin Turhan'ın görüntüleri Roj TV'de yayınlandı. Dağlık bir alanda çekilen görüntülerde, alıkonulan Astsubay Abdullah Söpçeler, Uzman Çavuş Zihni Koç ve sağlık teknisyeni Aytekin Turhan Uz'un çağrıları yer alıyor. Görüntülerde, 3 kişinin de sağlık durumunun iyi olduğu görülürken, ailelerine seslenerek durumlarının iyi olduğunu ve kendilerini merak etmemelerini istedikleri yönündeki konuşmaları yer alıyor. Görüntülerde ayrıca Barış Meclisi, tüm sivil toplum örgütü, aydın ve barış yanlısı herkese akan kanın durması ve barış için çağrılar da yer alıyor.

AYDINLARA ÇAĞRI

İlk olarak konuşan Astsubay Abdullah Söpçeler, ilk önce ailesine seslenerek, "Öncelikli olarak aileme seslenmek istiyorum. Gördüğünüz gibi sağlık durumum ve genel durumum gayet iyi. Burada bize çok iyi davranıyorlar. Rehin alındığımız günden beri herhangi bir kötü muamelede bulunmadılar. Kendi faydalandıkları her türlü imkan ve olanaklardan bizi de faydalandırdılar. Kendinizi fazla yıpratmayın, tek dileğim bir an önce sizlere kavuşmak." Ardından sivil toplum örgütleri ve aydınlara seslenen Söpçeler, "İkincil olarak bütün sivil toplum kuruluşlarına, insani yardım derneklerine, insan hakları örgütlerine, aydın insanlara, bu soruna ben de katkıda bulunurum diyebilen, çözümü gerçekleştirebilmek isteyen bütün insanlara seslenmek istiyorum. Bu akan kan ve gözyaşlarının durması ve ölümlerin bitmesi adına ve bu ılımlı ve yumuşak ortamın devam ettirilip barış ortamının sağlanması adına ve bizim ailemize bir an önce kavuşması adına ellerinden gelen gayretleri göstermelerini daha fazla çaba göstermelerini diliyoruz. Bu konuda her türlü gayretin ve çabanın gösterilmesini diliyoruz" şeklinde konuşuyor.

'AKAN KANIN VE GÖZYAŞLARININ DURMASI İÇİN...'

Ardından konuşan Uzman Çavuş Zihni Koç ise ailesine seslenerek, "Öncelikle buradan eşim, çocuklarım, annem, babam, ailem ve tüm sevdiğim ve beni sevdiğini düşündüğüm tüm insanlara sesleniyorum. Benim sağlık durumum ve genel durumum gayet iyi. Bizi merak etmenize gerek yok. İlk esir düştüğümüzden bu yana bizi ailelerimize kavuşturacaklarını ve bu konuda ellerinden geleni yapacaklarını söylediler. Ve o doğrultuda bize davranıyorlar. Kendi ellerinde bulunan tüm imkanlardan kendi faydalandıkları ölçüde bizi de faydalandırıyorlar. Yemek içmek yatmak tıraşına kadar bütün imkanlarından biz de faydalanıyoruz" dedi. Ardından sivil toplum örgütlerine seslenen Koç, "Buradan ayrıca bu sıcak ılıman havanın devam etmesi için bütün sivil toplum kuruluşlarına insan haklarına insan hakları örgütlerine barış meclisine bu konuda benim faydam olabilir diye düşünen herkese ve aydın insanlara sesleniyorum bir an önce bu kan ve gözyaşının durması için herkesin elini taşın altına koymasını ve bu ılımlı havanın bir barış sürecine dönüştürülmesi için herkesin elinden geleni yapmasını herkesten istiyoruz. Bu süreçte katkısı olabilecek herkesin elini taşın altına koymasını ve bu ortamı bir an önce barış ortamına çevirmelerini artık kan ve gözyaşının durmasını ve bizim de bir an önce ailemize kavuşturulmamız için herkese sesleniyorum elinizden gelen tüm yardımları esirgemeyin diyorum" şeklinde konuşuyor.

'BARIŞA KATKISI OLABİLECEK HERKESİ DAVET EDİYORUM'

Son olarak konuşan sağlık personeli Aytekin Turhan Uz da önce ailesine seslenerek, "Buradan beni seven herkese sesleniyorum, şu anda sağlık durumum gayet iyi. Psikolojik durumum gayet iyi. Herhangi bir sıkıntım yok" dedi. Turhan Uz da sivil toplum örgütlerine seslenerek, "Buradan barışa katkısı olabilecek herkesi göreve davet ediyorum. Akan kanların durması şehit ailelerinin ağlamaması için sivil toplum kuruluşlarına barış için tüm kurum kuruluşlara barışa katkısı olabilecek aydın insanlara, Türkiye'deki sivil toplum örgütlerini herkesi göreve davet ediyorum Sonuçta akan kanlar hepimizin. Bunun bir an önce son bulması gerektiğini istiyorum. Bunun için herkesi göreve davet ediyorum" şeklinde konuşuyor.

Bu arada askerlere ilişkin hükümet yetkililerinin şu ana kadar hiçbir açıklamada bulunmaması ve konunun medyada işlenmemesi dikkat çekerken, aksine askerlerin hayatını tehlikeye atacak askeri operasyonlar ise sürüyor.  (DİHA)

www.evrensel.net