Hrant Dink

Hrant Dink'in görünmeyen katilleri

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in Katili Ogün Samast, “Tasarlayarak adam öldürmek” ve “Ruhsatsız silah bulundurmak suçlarından toplam 22 yıl 10 ay hapse mahkum oldu. Samast, cezasının 3’te 2’sini yatacak. 4 Yıl hapishanede yattığı süre düşülecek. Böylece Samast, 10 yıl 8 ay sonra cezae

M.Utku Şentürk

Kararın verildiği duruşmadaki son savunmasında Samast, “cahil” olduğunu ve “Basın yoluyla suça teşvik” edildiğini Ertuğrul Özkök ve Emin Çölaşan’ın Hrant Dink’i hedef alan yazılarının bu cinayetteki payının hesaba katılmasının gerektiğini belirtti. Kendini “masum”, “kandırılmış” bir maşa olarak tanımlayarak duygu sömürüsü yapan bu faşist tetikçinin aslında bu sözlerinde doğruluk payı da yok değildi. Ama bir miktar eksikti; Hrant Dink AKP iktidarı döneminde Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi (Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama) ile yargılandı ve faşist tetikçilere hedef gösterildi. Başta şu an Meclis Başkanı olan Cemil Çiçek olmak üzere AKP Hükümetinin de bu cinayetteki payı unutulmamalıdır.

27 Temmuz Çarşamba günü Zaman gazetesindeki köşesinde Joost Lagendijk, Avrupa ve ABD’deki ırkçı-faşist siyasetçiler ve köşe yazarlarının geçtiğimiz hafta Norveç’te yaşanan ırkçı faşist saldırıya zemin hazırladıklarına dair mükemmel bir yazı kaleme aldı. Lagendijik yazısında, Amerikalı İslam karşıtı blogcuların, popüler ırkçı- İslamofobik Yazarlar Pamela Geller ile Robert Spencer’in yazılarının, Irkçı Le Pen gibi politikacıların Neofaşist hareket üzerindeki etkilerinin göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor.

Norveç’teki faşist saldırıyı yapan Anders Behring Breivik’in eylemlerinin nedenlerini açıkladığı 1500 sayfalık manifestosunda Geller ve Spencer’dan, ayrıca yıllardır insanları “İslam tehdit”ine karşı “uyaran” diğer Amerikalı blogculardan ve yazarlardan ve daha nice faşist ideologdan onlarca alıntının olduğunu ifade eden Lagendijik; “Hoşlarına gitsin ya da gitmesin, Pam Geller, Robert Spencer, Geert Wilders ve Le Pen artık şunun farkına varmalı: Breivik gibi insanların eylemlerinden doğrudan sorumlu olmasalar da, başvurdukları söylemler aşırılık yanlısı kişiler tarafından caniliklerini haklı göstermek için kullanılabilir ve kullanılacaktır. Nefret söylemine, ifade özgürlüğünün vardığı en uç nokta olarak tahammül edilemez. Bu söylem neyse o şekilde, yani çirkin ve tehlikeli bir kışkırtma olarak görülmelidir. Çünkü kelimeler önemlidir” diyerek yazısını sonlandırıyor.

Lagendijik’in Norveç’teki saldırıya özelinde yaptığı tespiti Hrant Dink cinayetine uyarladığımızda Ahmet Kaya gibi Hrant Dink’i de faşist sürülerine hedef gösteren resmi ideolojinin “Amiral Gemisi” Hürriyet ve onun o dönem pek muteber Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, gazetecilik kariyeri boyunca MGK’nın basın sözcülüğünü üstlenmiş Emin Çölaşan, her devrin adamı 301 Cemil Çiçek ve ismini burada zikredemediğim daha nice “pek değerli” yazarımız, çizerimiz, “devlet büyüğümüz” ün bu cinayetteki payını araştırmak için hangi cevval savcımız harekete geçecek? Bu pek saygı değer isimlere kim dokunacak? Ergenekon ve/veya diğer karanlık güç odakları ile bağlantıları var mıdır? Yok mudur? Kim araştıracak? Organize bir şekilde el birliğiyle işlenen bu cinayetin şifrelerini kim çözecek? Bunları araştıran Nedim Şener ve Ahmet Şık gibi namuslu gazeteciler içeride ömür tüketirken bu “derin kalemleri-isimleri” adalet teğet mi geçecek? Nerede bu devlet? Nerede bu adalet?

*Gazeteci

www.evrensel.net