Bir lokma ekmek için...

Bir lokma ekmek için...

Son günlerde lınç girişimlerine maruz kalan Kürt tarım işçileri gittikleri her yerde zor koşullarda neredeyse karın tokluğuna çalışmak zorunda bırakılıyor.Bölge illerinde köylerin yakılıp yıkılmasıyla Aydın’a göç etmek zorunda kalan Kürtler de, çalıştıkları tarlalarda bin bir sorun ve sıkıntı i&

İshak Dursun

Bölge illerinde köylerin yakılıp yıkılmasıyla Aydın’a göç etmek zorunda kalan Kürtler de, çalıştıkları tarlalarda bin bir sorun ve sıkıntı içinde yaşıyor. Aydın’dan İzmir’in Selçuk İlçesi’ne giderek şeftali tarlalarında çalışan işçiler, hem iş koşullarında hem de aldıkları ücretten şikayetçi.

Bölgede zorunlu göçün ardından Ege Bölgesi’ne yerleşen mevsimlik tarım işçileri Aydın’dan gelip İzmir’in Selçuk ilçesinde şeftali tarlalarında çalışıyor. Günlük ihtiyaçlarını dahi karşılamayan yevmiyelerle çalışan mevsimlik tarım işçileri, kavurucu sıcaklarda her türlü imkandan yoksun bir şekilde yaşamak zorunda kalıyor.

Mardin’in Derik ilçesinde yıllar önce devlet baskısı sonucu göç eden Sinan Sun, yaptıkları işte hak etikleri ücreti alamadıklarından yakınıyor. Bütün ailesinin geçimini tarlalardan sağladığını kaydeden Sun, “Biz bu tarlalarda bir parça ekmek için bütün gün güneş altında çalışıyoruz. Burada bizi bedavaya çalıştırıyorlar. Görüyorsunuz doğru dürüst su yok, yemek yok, tuvalet yok” dedi.

SABAH EZANINDA İŞBAŞI

Ailesi yıllar önce Diyarbakır’dan göç ederek Aydın’ın Ortaklar Beldesi’ne yerleşen Songül Taşlı, çocukluğundan beri ailesi ile birlikte tarlalarda çalışarak yaşamını idame etmeye çalışıyor. Birçok sıkıntı ile karşı karşıya olduklarını dile getir Taşlı, babasının cezaevinde olduğunu ve bundan dolayı aile olarak ekonomik anlamda zor günler geçirdiklerini söyledi. Her ay 500 milyon haciz parası vermek zorunda kaldığını ifade eden Taşlı, bunun yanında ev kirasını ödemek için kardeşiyle birlikte çalıştığını ifade etti. Taşlı, “Biz Aydın’da buraya geliyoruz, sabah ezanı okunuyor. Akşam saat 16.00’ya kadar çalışıyoruz. Bütün gün dinlenmeden güneşin altında çalışıyoruz. Gördüğün gibi, burada doğru dürüst içecek su yok, tuvalet yok bütün bunlara rağmen istediğimiz parayı da kazanamıyoruz. Günlük yevmiyelerimiz 30 lira, ancak 6 lirayı dayı başı alıyor. 24 lira kalıyor bize. Biz bununla iki aile geçindiriyoruz” dedi.

‘BU HAKSIZLIK BİR KADER DEĞİL’

Diyarbakırlı Garip Taşlı (18) ise yıllardır okullar tatile girmesiyle tarlalarda çalışıyor. Bunca insanın bu tarlalarda kaderiyle baş başa bırakıldığına değinen Taşlı, bu haksızlığın bir kader olmadığını ve bunun düzeltilmesi için bir şeylerin yapılması gerektiğine vurgu yapıyor.

Diyarbakırlı Mevlude Çelebioğlu da, yıllar önce Aydın’ın Ortaklı Beldesi’ne yerleşenlerden. Geçimini genelde tarlada çalışarak sağlayan Mevlude Çelebioğlu, “Sabah karanlığında işe geliyoruz. Bizim hayatımız yol ve tarlalarda geçiyor. Çocuklarımı bile doğru dürüst göremiyorum” diye konuştu. (İzmir/DİHA)

www.evrensel.net