07 Mart 2015 04:54

Kadın olmak kötü bir şey mi

Evin tüm yükü kadınların üzerinde. Adana’da halde çalışan kadınların gün ışımadan başlayan mesaisi, iş sonrası evde de devam ediyor. Hal işçisi kadınlar güvencesiz çalışmaktan şikayetçi. Adana’nın Yeşiloba mahallesinde D 400 karayolu üzerinde bulunan Vedat Dalokay Hal’inde mal indirme, taşıma, istif, ardiye, yükleme gibi işlerde yaklaşık 4 bin işçi çalışıyor. Hale girer girmez kamyonlar ve kasa taşıyan işçiler göze çarpıyor. Dışarıdan bakıldığında halde kadın işçilerin çalıştığına dair hiçbir belirti yok. Ancak, halin arka tarafına gidince kadınları görüyoruz.

Paylaş

Deniz ÇİMEN
Volkan PEKAL
Adana

Evin tüm yükü kadınların üzerinde. Adana’da halde çalışan kadınların gün ışımadan başlayan mesaisi, iş sonrası evde de devam ediyor. Hal işçisi kadınlar güvencesiz çalışmaktan şikayetçi. 
Adana’nın Yeşiloba mahallesinde D 400 karayolu üzerinde bulunan Vedat Dalokay Hal’inde mal indirme, taşıma, istif, ardiye, yükleme gibi işlerde yaklaşık 4 bin işçi çalışıyor. Hale girer girmez kamyonlar ve kasa taşıyan işçiler göze çarpıyor. Dışarıdan bakıldığında halde kadın işçilerin çalıştığına dair hiçbir belirti yok. Ancak, halin arka tarafına gidince kadınları görüyoruz.  Kadınlar burda, ardiye dükkanlarında sebze ve meyveleri kasalara yerleştiriyor, işleri bitince de yükleme işine girişiyor. Yola çıkacak kamyonun yetişmesi için sabahın kör karanlığında başlayan mesai öğleden sonra evde başlıyor. 

‘ERKEKLERİN BİLE SİGORTASI YAPILMIYOR’ 

Halde çalışan kadınlardan 25 yaşındaki Necla Bayar, gece ikide işe başladıklarını anlatıyor. İşin bitiş saatinin iş yoğunluğuna bağlı olduğunu söyleyen Bayar, bazen karalahana, bazen domates, bazen limonları kasadan kasaya boşaltıyor, ıspanak bağlıyor, işi bitince de yüklemeye yardım ediyor. “Burada erkek gibi çalışıyoruz. Günlük 55 lira alıyoruz; ama 100 lirayı hak ediyoruz” diyen Bayar, annesi ve kardeşine baktığı için çalıştığını anlatıyor. Bayar’a sigortasını sorduğumuzda “Erkeklerin bile yapılmıyor. Bize sıra gelmez” diyor. Eve gidince yorgunluktan olduğu yere düştüğünü anlatan Bayar, kadın tek burada mı  her yerde eziliyor. 8 Mart’a hiç katılmadım ama 8 Mart’tan beklentim barış olsun, kadınlar özgür olsun” diyor.  

ÜSTÜNE BİR DE ŞİDDET GÖRÜYORUZ?

Sultan Avşar da hal içerisinde bir kebapçıda çalışıyor. 37 yaşındaki Avşar’ın kafası da, 12 saatlik çalışma süresi boyunca evde kendisini bekleyen işlerde. Sabah 06.30’da işe başladığını anlatan Avşar, iki çocuğu olduğunu belirterek “Eşim boyacı olduğu için kışın çalışmıyor. Hem eve bakıyorum hem çalışıyorum” dedi. 8 Mart diyince kadınların gördüğü şiddetten, sokakta gördüğü baskıdan bahsetmeye başlayan Avşar, “Kadın olmak kötü müdür acaba, yoksa biz mi yanlış bir şey yapıyoruz? Bütün yük üstümüzde. Bir de erkeklerin şiddetine maruz kalıyoruz” şeklinde konuştu. 8 Mart’a katılmak istediğini dile getiren Avşar, işten fırsat bulamadığından yakınarak, çalışmazsa 8 Mart yürüyüşüne katılacağını söyledi. 

GÜVENCEMİZ YOK

5 çocuk sahibi Kibar Şen, sabah erken saatte çocukları uyurken işe başlıyor. Küçük çocuklarının kendisine “Herkesin annesi çocuklarını okula götürüyor. Sen neden bizi götür müyorsun?” dediğini anlatan Şen, “Çocuklarım için çalışıyorum. Bunu onlara anlatıyorum. “Tamam, o zaman git anne”diyorlar” dedi.  Öğleden sonra eve giden Şen, evde de dinlenemediğini belirterek temizlik, yemek, çocukların bakımı gibi işlerle uğraştığını anlattı. Kibar Şen’in, 10 çocuklu ailesi Diyarbakır’ın Çınar ilçesinden kendisi çocukken Adana’ya çalışmak için göç etmişler. Şen’in ailesi Çınar’a hiç dönememiş. Kardeşleri ile burada büyümüş, burada evlenmiş.  37 yıldır çalıştığını belirten Şen, “8 yaşımdan beri pamuk, fındık, tarlaya, bahçeye… Her işe gittim. 3 yıldır buraya geliyorum. Hiçbir güvencemiz yok. Yevmiyemizi alıyoruz; buradan çıktıktan sonra başımıza bir şey gelse kimse sorumlu değil. Gece gelirken ticari taksi tutup geliyoruz” dedi. 

ÖZGECAN’DAN SONRA BIÇAK TAŞIYOR

Çocuklar hastalanınca doktora götürme, çocuğun veli toplantısı, fatura, taksit… Hepsine kendisinin yetiştiğini anlatan Şen,  eşinin harcadığı paraya karışmadığını ama tüm bu işlerin sorumluluğunun kendi üzerinde olduğunu söyledi.  Özgecan cinayetinden çok etkilendiklerini anlatan Şen, gece geç saatte işe gelirken yanında bıçak taşıdığını ifade etti. 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Sanat mekanları 8 Mart'ta kadınlara özel...

SONRAKİ HABER

Urfa’da sağanak yağış hayatı felç etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa