07 Mart 2015 04:52

Sanat mekanları 8 Mart'ta kadınlara özel...

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel İstanbul’da çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. İşte o etkinliklerden bazıları...

Paylaş

Sevda AYDIN
İstanbul

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel İstanbul’da çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. İşte o etkinliklerden bazıları... 

İstanbul Modern Sanat Müzesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınlara özel iki rehberli tur ve bir eğitim programı düzenliyor. Kadın ziyaretçilerine gün boyu ücretsiz olacak bu etkinlikte, kadın ziyaretçilerini “Geçmiş ve Gelecek” koleksiyon sergisindeki kadın sanatçılardan bir seçkinin oluşturduğu özel sergi turuna davet ediyor. Bu turda, kadın sanatçıları daha yakından tanıyabilir, müzeyi onların sanat çalışmaları eşliğinde deneyimleyebilirsiniz. Gün boyu dahil olabileceğiniz bu turla ilgili broşürü müze girişindeki danışmadan alabilirsiniz.

İstanbul Modern ayrıca, 8 Mart’ta kadınlara özel ücretsiz atölye çalışması ve rehberli tur düzenliyor. Müzenin kadın izleyicilerine özel düzenlenen atölye çalışmasında katılımcılar, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak bir duvar resmi oluşturuyor. Çalışma, 16.00-17.00 saatleri arasında yirmi kadın katılımcıyla gerçekleştiriliyor. Bu atölyenin ardından bir müze uzmanı ile gerçekleştirilen rehberli tur ise 17.00-17.45 saatleri arasında düzenleniyor.

KADINLAR DA SAVAŞIRSA

İstanbul Şehir Tiyatrolarında bu sezon kadın öyküleri çok az. Lysistrata “Kadınlar da Savaşırsa”, bu az olan oyunlardan biri. Oyun, “savaş” ve “kadının toplumdaki yeri” temalarını işliyor. Oyunda savaşlardan bıkıp usanan kadınların eşlerini kaybetmemek ve daha güzel bir gelecek için Antik Atina’daki yönetim merkezi Akropolis’i işgal etmeleri ve erkeklerin savaşa katılmaları durumunda kadınlıklarını öne çıkarmaları anlatılıyor.

Aristophanes’in yazdığı Lysistrata “Kadınlar da Savaşırsa”, Kemal Kocatürk rejisiyle sahneleniyor. Oyunun kadrosunda Ayşen Sezerel, Bensu Orhunöz, Berrin Akdeniz Zoga, Çağatay Palabıyık, Çağlar Yiğitoğulları, Çağrı Özgür Hün, Demet Bozyaka, Gökhan Eğılmezbaş, Hülya Arslan, Irmak Örnek, İbrahim Ulutaş, Murat Bavli, Nazan Yatgın, Okan Patırer ve Selçuk Soğukçay yer alıyor. 

DÖRT KADININ DÜELLOSU: POZ

Deniz Madanoğlu’nun yazdığı ve bu sezon İkincikat Sahnesi’nde oynanan Poz ise 4 kadının kesişen hayat hikayelerine odaklanıyor. Sami Berat Marçalı’nın yönettiği oyunda Selen Uçer, Esra Dermancıoğlu, Gülce Oral ve Banu Çiçek Barutçugil yer alıyor.  

Gazeteci Rıdvan Kahraman’ın ölümünün birinci yıldönümünde yaslı eşinin evinde belgesel çekimi için toplanılır. Belgeselin amacı demokrasi şehidinin hayatını onu en yakından tanıyanların gözünden yansıtmaktır. Politikaya atılmaya hazırlanan eşinin Rıdvan’ın manevi kızıyla ilgili şüpheleri vardır. Kahraman çiftinin yanında uzun yıllar çalışmış Asistan Azra ve belgeseli çekecek olan Betül’ün de katılımıyla çekim Rıdvan’a saygı duruşundan çıkar, dörtlü bir düelloya dönüşür.

ŞİDDETTEN KAÇAN KADINLAR...

Sessiz Çığlık; yaşadıkları şiddetten kaçıp kadın sığınma evine yerleşen değişik kültürlerden kadınların, geçmişin açtığı yaraların kapanması için verdikleri mücadelelerini ve yaşadığı şiddetten kaçarak sığındığı bu evden hayata tutunarak çıkmış bir kadının kendilerine öncülük etmesini anlatıyor. 

‘‘Sessiz Çığlık’’ Tevfik Yapıcı’nın yazıp yönettiği ve Kaktüs Kabare tarafından sahnelenen ve Doğa Kolejleri tarafından sezonun en iyi çıkış yapan ödülü ile onurlandırılan iki perdelik ‘‘Sessiz Çığlık’’ adlı oyunda, Ece Pirim, Tevfik Yapıcı, Ortans Kıvanç, Aynur Ayaz, Nilay Toprak, Ceren Bayır, Seçil Toprak, Hasan Yıldırım, Aylin Altunkaya ve Ali Erkut Taş rol alıyor. 

FO’NUN KADINLARI

Proje İmalat Merkezi’nin yapımı olan “Fo’nun Kadınları”nda Günümüz toplumunda kadınların yaşadığı her türlü şiddetin bizler tarafından yok sayılmasına, görmezden gelinmesine ve en kötüsü de bu durumun olağanlaştırılmaya çalışılmasını gözler önüne seren, “Bu durumları erkekler yaşasaydı ne olurdu?” Sorusunu bizlere sorduran bir oyun izleyeceksiniz.

Oyunda; tecavüze uğramış bir adam, karısı tarafından şiddet gören bir başka adam ve geçmişte yaşayan Alman Kadın Gazeteci  Ulrike Meinhof’un ceza evindeki hücre günlerine tanık olacaksınız. 
“Oyun herkesin aynaya bakmasına ve biraz olsun kendisini sorgulatmasına neden olacaktır.” Diyen ekip, “Kendinizden korkuyorsanız bu oyunu izlemeyin” diyor.

Önder Sarar’ın yönettiği oyunun kadrosunu ise Ali Hocaoğlu, Damla Yeşilova, Erman Bacak ve Önder Sarar oluşturuyor. 

ÖTEKİ HAYATLAR’DAN ‘10’

Tiyatro Öteki Hayatlar’ın “10” oyunu bugün kadınlara ücretsiz. Tiyatro Öteki Hayatlar, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü özel bir gösterimle karşılıyor. “10” oyunu bugün 15.00’te Yan Etki Sahne’de...
H. Can Utku’nun yönetiği oyunda Burcu Akarsel, Zeynep Seda Alhas, Gizem Ancı Aktepe, Ekin Çalışır, Didem Çimen, Berrin Dinçer, İdil Engindeniz Şahan, Müge Erdoğmuş ve Eda Erman gibi isimler yer alıyor. 

HAK

Bir süredir Urfa’da yaşayan Suriye’li Sanatçı Amal Omran’ın tek kişilik performansı “Hak” Kumbaracı50’de sahneleniyor. Amal Omran’ın biyografik hikayesinden yola çıkılarak yazılan ve teması savaş olan oyunu Berkay Ateş kaleme aldı. Ayşenil Şamlıoğlu ve Berkay Ateş’in birlikte yönettiği tek kişilik performansa Merih Aşkın müzikleriyle sahnede canlı olarak eşlik ediyor. 
Adını, kimliğini, dilini bırakarak, nefesini, vicdanını, yanına alarak, gözünü karanlıklara açarak ve adımlarını saymadan, geriye dönüp bakmadan, yalın ayak yürüyen bir insanın hikayesidir. Acıya sarılmanın, isyan etmenin sesidir. Belki bir gün kapınızın önünde, belki bir gün avucunuzun içinde, belki de bütün bu olan biten her şeyin ortasında  kulağımıza gelen bir sestir. Belki isyanın sesi en büyük sestir. Toprak toprak, yer yer, çoluk çocuk, dağ taş dolaşarak anlatır hikayesini. Silahların patladığı bir gün, dakikalar geçmek bilmezken, herkes canını tutmuş nefes alırken o her şeye tam da ortasından uzaktan bakar. Her şeyi koklar ve görür. Gürültüler başlar, ayaklar dolanır ama o durur ve her şeyi görür. Gözünün önünde, kendisini korumak için öldürülen gencecik bir insanın yaşadığının bir kanıtıdır, onun sesi, hayallerinin gerçekleşmesidir.

8 MART’A ‘JİN JİYANE’ ARMAĞANI

Kürt kadın sanatçı Nuarin, 8 Mart vesilesi ile çıkardığı ve 2 gün önce sosyal medyada paylaştığı “Jin Jiyane” şarkısını Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlara atfetti. 

Kürtçe müziğe aynı zamanda kadın bakış açısını kazandırması ile tanınan ve söylediği şarkılar ile büyük bir hayranlık uyandıran Kürt Kadın Sanatçı Nuarin, daha önce 8 Mart için yaptığı şarkılara bir yenisini ekledi. Özellikle Kürt kadın mücadelesini müziğin büyüleyici melodileriyle buluşturan Nuarin, bu kez 8 Mart vesilesiyle “Jin Jiyane” adlı bir şarkı hazırlayarak, 8 Mart arifesinde yayınladı. Şarkı 8 Mart tarihine yetiştirilirken, hazırlanan şarkı da Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlara atfedildi. 

KOCAM CEBİMDEN DÜŞTÜ

“Sanat engel tanımaz” diyen TEKSEM 
Engelsiz Sanatçılar Merkezi ekibi “Kocam Cebimden Düştü” Oyunu ile 9 Mart’ta İstanbul Devlet Tiyatrosu Cevahir Sahnesi’nde. Oyunun Sanat Yönetmenliğini ve yazarlığını yapan Gamze Elibol, oyunu Türkiye de 10 yıldır yüzde 13 Engelli kalma sebebi ve her kadının kabusu olan “Şiddete Hayır” demek için sahneye taşıdıklarını söylüyor. Beş kadının gerçek hikayelerinden oluşan oyunda Elibol, cepten düşen koca rolünde. 

MİRÓ SON GÜNÜNDE KADINLARLA BULUŞACAK

Sakıp Sabancı Müzesi, 8 Mart’ta ziyaretçilerini tüm gün ücretsiz olarak ağırlayacak. 

Müzede 23 Eylül’den beri açık olan “Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar” sergisinin son günü 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne denk geldiği için sergi son gününde ziyaretçilerine ücretsiz olarak açık olacak. Ayrıca aynı gün saat 11.00-14.00 arasında da uzman rehberler eşliğinde sergi turu yapılacak. Barselona doğumlu Katalan Ressam ve Heykeltıraş Joan Miró’nun eserlerinden oluşan “Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar” sergisi, sanatçının olgunluk dönemine odaklanıyor. Barselona’daki Joan Miró Vakfı, Mallorca’daki aile koleksiyonu Successió Miró ve yine Mallorca’daki Pilar ve Joan Miró Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen sergi, resim, baskı, heykel ve seramiklerin bulunduğu zengin bir seçkiyle sanatçının sembolik dilini anlama olanağı sunuyor. Miró’yla İstanbul’da buluşacak olan sanatseverler, sanatçının Akdeniz kültüründen aldığı enerjinin farklı formlardaki iz düşümlerine tanık olacaklar.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Barış Atay'ın ilk filmi 'Eksik' 17 Nisan'da vizyonda

SONRAKİ HABER

Liman-İş: 150 bin Metal işçisinin taleplerini sahipleniyor ve destekliyoruz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa